
“Asırlık Eğitim Çınarları” dosya serisinin ikinci bölümünde, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün “Tarihi 100 Lise” listesinde yer alan Erzurum Lisesi, yer alıyor. Tarihe şahitlik eden bu okul, 137 yıllık geçmişiyle yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda Erzurum’un kültürel ve toplumsal hafızasını taşıyan önemli bir yapı olarak varlığını sürdürüyor.
1889 yılında Sultan II. Abdülhamit döneminde, şehirlerin adlarıyla açılan eğitim kurumları arasında kurulan lise, yıllar içerisinde farklı isimler ve eğitim kademeleriyle hizmet verdi. İlk olarak Şair Nefi Ortaokulu adıyla eğitim hayatına başlayan kurum, 1913 yılına kadar idadi olarak faaliyet gösterdi. Aynı yıl Erzurum Sultanisi adını alan okul, 1922 yılında ise Erzurum Lisesi olarak anılmaya başlandı.

Aradan geçen yıllar boyunca savaşlara, işgallere, toplumsal dönüşümlere ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine tanıklık eden Erzurum Lisesi, yetiştirdiği isimlerle Türkiye’nin eğitim ve kültür tarihinde kendine özgü bir yer edindi. Okulun geçmişi, yalnızca sınıflarında verilen eğitimle değil, öğrencilerinin ve öğretmenlerinin ülkenin zor dönemlerinde üstlendikleri sorumluluklarla da şekillendi.

Sarıkamış’a uzanan fedakarlık hikayesi
Erzurum Lisesinin tarihindeki en dikkat çekici dönemlerden biri, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşandı. Sarıkamış Harekatı ve bölgedeki çatışmalar sırasında okul öğrencileri, cephede mücadele eden Osmanlı birliklerine destek olmak için gönüllü olarak harekete geçti. Henüz çocuk denilebilecek yaştaki öğrenciler, cephedeki askerlere erzak ve mühimmat ulaştırmak amacıyla ağır kış şartlarında yollara düştü.

Dönemin kaynaklarında, 10-15 yaşlarındaki öğrencilerin yatak çarşaflarından çuvallar hazırladığı, Ulu Cami’de toplanan erzakları sırtlarına yükleyerek cepheye taşıdığı aktarılıyor. Kar, tipi ve dondurucu soğuğa rağmen sürdürülen bu faaliyetlerde öğrencilerin, erzak ve mühimmatları Nebi Hanları’na kadar ulaştırdığı belirtiliyor. Bazı öğrencilerin zorlu kış şartlarında hayatını kaybettiği de ifade ediliyor.

1914 yılında Sarıkamış Harekatı için başlayan bu destek, 1915-1916 yıllarında yaşanan Rus işgali döneminde de sürdü. Pasinler ve Köprüköy çevresindeki cephelerde mücadele eden askerlere erzak taşınırken öğrenciler, imkanları ölçüsünde vatan savunmasına katkı sağladı.

Halk arasında Erzurum Lisesi öğrencilerinin Çanakkale Savaşı’na katıldığına ilişkin yaygın bir anlatı bulunsa da okulun tarihine ilişkin aktarımlarda öne çıkan, Sarıkamış Harekatı ile Pasinler ve Köprüköy çevresindeki cephelere verilen destektir.

Bu hikaye, okulun geçmişinde yalnızca savaş yıllarına ait bir hatıra olarak yer almıyor. Aynı zamanda eğitimin, vatan sevgisinin, fedakarlığın ve sorumluluk duygusunun bir araya geldiği güçlü bir örnek olarak görülüyor. Erzurum Lisesinin tarihi, sıralarında yetişen öğrencilerin yalnızca bilgi edinmekle kalmadığını, gerektiğinde yaşadıkları toplum için sorumluluk üstlendiğini de ortaya koyuyor.

Erzurum Kongresi delegesi okulun müdürlüğünü yaptı
Erzurum Lisesinin Milli Mücadele dönemindeki önemi, yalnızca öğrencilerinin cephe gerisindeki faaliyetleriyle sınırlı kalmadı. Milli Mücadele’nin başlangıcında önemli kararların alındığı Erzurum Kongresi’nin delegelerinden Cevat Dursunoğlu da okulun tarihinde iz bırakan isimler arasında yer aldı. Hem Erzurum Kongresi delegeliği yapan hem de okulun müdürlüğünü üstlenen Dursunoğlu, eğitim ve milli mücadele tarihinin kesiştiği önemli şahsiyetlerden biri oldu.

Nene Hatun tarih derslerine geliyor
Erzurum Lisesi, yıllar boyunca yalnızca öğrencileriyle değil, bünyesinde görev yapan eğitimcilerle de dikkat çekti. Türk sosyolojisinin önemli isimlerinden Ord. Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu okulda öğretmenlik yaparken Erzurum’un yerel tarihi ve kitabeleri üzerine araştırmalarıyla tanınan tarihçi ve eğitimci Abdürrahim Şerif Beygu da burada görev aldı. Beygu’nun öğrencilerle kurduğu tarih bağı ise okulun geçmişinde ayrı bir yere sahip. Erzurum tarihi ve Bitlis’in Ahlat ilçesi üzerine çalışmalarıyla bilinen Beygu’nun, 93 Harbi’nin kahramanlarından Nene Hatun’u tarih derslerine getirerek öğrencilere tanıttığı aktarılıyor. Böylece öğrenciler, kitaplarda okudukları tarihi olayları yaşayan isimleri yakından tanıma fırsatı buluyordu.

Atatürk’ün ziyaret ettiği tarihi lise
Erzurum Lisesinin tarihindeki önemli anlardan biri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün okulu ziyaret etmesi oldu. Atatürk, 1924 yılında Pasinler’de meydana gelen depremin ardından vatandaşlara moral vermek ve onlarla bir araya gelmek amacıyla bölgeyi ziyaret etti. Pasinler ziyaretinin ardından Erzurum’a dönerken 9 Ekim 1924 tarihinde Erzurum Lisesine de uğradı.

Ziyarete ilişkin o günlerden kalan bir fotoğrafın okulda muhafaza edilmesi, tarihi hafızanın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Atatürk’ün okul ziyaretine ilişkin bilgiler, aynı zamanda kurumun edebiyat dünyasıyla kurduğu bağ üzerinden de günümüze ulaşıyor.

Erzurum Lisesi Müdürü Ömer Coşkun, Atatürk’ün ziyaretini anlatırken, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında Pasinler’de deprem olunca buraya geliyor. Vatandaşlara moral vermek ve onlarla bir olmak için Pasinler’i ziyaret ediyor. O ziyaretinin dönüşünde 9 Ekim 1924 tarihinde Erzurum Lisesini ziyaret ediyor. Hatta o günlere ait bir fotoğraf da var ve okulumuzda bulunuyor. Bu bilgiyi de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir kitabından öğreniyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın izleri sınıflarda yaşıyor
Erzurum Lisesinin tarihini özel kılan unsurlardan biri de Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın burada öğretmenlik yapmış olması. 1923-1926 yılları arasında okulda Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görev yapan Tanpınar, Milli Mücadele’nin hemen ardından Erzurum’da bulunduğu dönemde şehrin tarihini, insanını, iklimini ve toplumsal yapısını yakından gözlemledi.

Tanpınar’ın Erzurum’da edindiği izlenimler, daha sonra kaleme aldığı Beş Şehir adlı eserinin Erzurum bölümünde edebiyat dünyasına taşındı. Şehrin tarihi dokusu, insanlarının vakur duruşu ve savaşların ardından yeniden ayağa kalkma çabası, yazarın anlatımında önemli bir yer tuttu.
Erzurum Lisesi, Tanpınar’ın öğretmenlik yaptığı bir kurum olmanın ötesinde, yazarın Anadolu insanını ve memleket gerçeğini daha yakından tanıdığı mekânlardan biri olarak da değerlendiriliyor. Onun burada geçirdiği yıllar, hem okulun edebiyat tarihindeki yerini güçlendirdi hem de Erzurum’un kültürel kimliğinin farklı kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı.

Bugün okulda Tanpınar’ın adının yaşatılması da bu kültürel mirasın devamı niteliğini taşıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yanı sıra bilim dünyasının önemli isimlerinden Fuat Sezgin ve Erzurum’un kültür hayatında iz bırakan Erdal Güzel gibi isimlerin adları da dersliklerde yaşatılıyor. Tarihe mal olmuş kişilerin isimlerinin sınıflara verilmesiyle öğrencilerin bu şahsiyetleri tanıması ve okulun geçmişiyle bağ kurması amaçlanıyor.

Tarihi binası ve eğitim müzesiyle geçmişi koruyor
Erzurum Lisesi, tarihi binasının yanı sıra bünyesinde barındırdığı materyallerle de geçmişin izlerini koruyor. Okulda muhafaza edilen eski ders kitapları, haritalar, müzik aletleri, okul kayıtları, kupalar ve çeşitli tarihi materyaller, kurumun eğitim geçmişini bugüne taşıyor. Duvarlarda yer alan yağlı boya resimleri ve yıllar içinde biriken okul envanteri de tarihi yapının atmosferini tamamlıyor.

Okul bünyesinde oluşturulan Eğitim Müzesi, geçmişten günümüze ulaşan belgelerin ve eşyaların korunması bakımından önemli bir işlev üstleniyor. Bu müzede muhafaza edilen materyaller, yalnızca okulun tarihini değil, aynı zamanda Türkiye’deki eğitim anlayışının yıllar içerisinde geçirdiği değişimi de gözler önüne seriyor. Erzurum Lisesi yönetimi, bu tarihi birikimin gelecek kuşaklara aktarılması için arşiv çalışmalarına da ağırlık veriyor. Okulun geçmişine ilişkin belgelerin dijital ortama aktarılmasıyla kayıtların daha güvenli biçimde korunması ve erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.
Ayran Aşı Şenlikleri
Erzurum Lisesi, yetiştirdiği isimlerle olduğu kadar mezunlarının okul ile kurduğu güçlü bağla da dikkat çekiyor. Yıllar önce sıralarında oturan öğrencilerin mezuniyetlerinin ardından da okulu unutmadığı, fırsat buldukça ziyaret ederek eski günlerini yad ettiği belirtiliyor.
Okul Müdürü Ömer Coşkun, Erzurum Lisesinden mezun olmanın öğrenciler için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek mezunların yıllar geçse bile okulla bağlarını koruduğunu söyledi.
Coşkun, “Yıllar geçse bile bu okulun öğrencileri Erzurum Lisesini unutamıyor. Hayatlarında mutlaka bir kez bile olsa burayı ziyaret etmeye geliyorlar. Örneğin mezunlarımız burayla aralarındaki o bağı yitirmiyorlar. Hatta kendi aralarında ‘Ayran Aşı’ adını verdikleri mezun buluşmaları da yapıyorlar. Vefalı pek çok mezunumuz var diyebilirim.” dedi.
Mezun buluşmalarına verilen “Ayran Aşı” adı da Erzurum’un kültürel kimliğiyle okulun hafızasını bir araya getiren ayrıntılardan biri olarak öne çıkıyor. Bu buluşmalar, yalnızca eski öğrencilerin bir araya gelmesini değil, farklı dönemlerde aynı okulda eğitim görmüş kuşakların ortak bir geçmiş etrafında buluşmasını da sağlıyor.

Erzurum Lisesinde geçmişin mirasını yaşatmanın yanı sıra günümüz öğrencilerinin akademik, sosyal ve kültürel yönden gelişmesine de önem veriliyor. Okulda geçmişten bugüne münazaralar, yarışmalar, sportif faaliyetler ve farklı etkinlikler düzenleniyor. Bar oyunlarının da okulun kültürel faaliyetleri arasında yer aldığı belirtiliyor.
“Geçmişini, tarihini bilen gençler yetiştirmek istiyoruz”
Müdür Ömer Coşkun, okulda etkinlik geleneğinin geçmişten bugüne sürdüğünü belirterek öğrencilerin yalnızca ders başarısıyla değil, kültürel birikimleri ve tarih bilinciyle de gelişmelerini istediklerini dile getirdi. Coşkun, “Geçmişten bugüne okulumuzda sürekli bir etkinlik yapılmış ve yapılmaya da devam ediyor. Barlar oynanmış, sportif etkinliklere yer verilmiş. Örneğin okulda sürekli münazaralar, etkinlikler, yarışmalar düzenliyoruz. Örneğin bu yıl okulun dönem açılışında öğrencilerimizin her birine Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’ adlı kitabını ve Ali Fuat Başgil’in ‘Gençlerle Başbaşa’ kitabını hediye ettik. Çünkü geçmişini, tarihini, okuduğu okulun önemini, değerini bilen gençler yetiştirmek istiyoruz.” diye konuştu.
Öğrencilere dağıtılan kitaplarla hem edebiyat ve düşünce dünyasının önemli eserlerinin tanıtılması hem de gençlerin okudukları okulun tarihi ve kültürel birikimiyle bağ kurması amaçlanıyor. Bu yaklaşım, Erzurum Lisesinin geçmişten devraldığı eğitim anlayışını günümüz koşullarında sürdürme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Mezun listesi göz dolduruyor
Erzurum Lisesinin 137 yıllık geçmişi boyunca çok sayıda devlet adamı, akademisyen, bilim insanı, sanatçı, bürokrat ve toplum hayatına yön veren isim bu okulun sıralarından yetişti. Okulun mezunları arasında başbakanlık, bakanlık, üniversite yöneticiliği ve çeşitli kamu görevlerinde bulunmuş önemli şahsiyetler yer alıyor.
Eski başbakanlardan Ferit Melen, bakanlardan Prof. Dr. Rıfkı Saim Burçak, Edip Osman Somunoğlu, İsmail Safa Giray, Münir Raif Günay, Ekrem Ceyhun, Nihat Kitapçı ve Mehmet Necat Eldem, okulun yetiştirdiği isimler arasında bulunuyor.
Müsteşarlık ve YÖK Başkan Vekilliği görevlerinde bulunan Bener Cordan ile Genel Müdür Dinçer Yiğit de kurumun mezunları arasında anılıyor. Atatürk Üniversitesi rektörlüğü görevini üstlenen Prof. Dr. Erol Oral ve Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz da okulun yetiştirdiği akademik isimlerden bazıları.
Erzurum Lisesinin mezunları arasında günümüzde de eğitim ve kamu yönetimi alanlarında görevlerini sürdüren isimler bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığında Bilgi İşlem Genel Müdürü olarak görev yapan Prof. Dr. Ersin Karaman ile Milli Eğitim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Arıcı, bu isimler arasında yer alıyor.
Bu geniş mezun listesi, Erzurum Lisesinin yalnızca kendi şehrine değil, Türkiye’nin farklı alanlardaki insan kaynağına da katkı sunduğunu gösteriyor. Farklı dönemlerde yetişen mezunların ülkenin siyasi, akademik ve toplumsal hayatında üstlendikleri görevler, okulun eğitim tarihindeki yerini güçlendiriyor.
Geçmişten geleceğe uzanan eğitim hafızası
Erzurum Lisesi, kuruluşundan bu yana yaşadığı değişimlere rağmen eğitim misyonunu sürdürmeye devam ediyor. Birinci Dünya Savaşı yıllarında öğrencilerinin cepheye erzak taşıdığı, Milli Mücadele döneminin önemli isimlerine ev sahipliği yaptığı ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi edebiyatçıların izlerini taşıdığı okul, bugün de Erzurum’un eğitim ve kültür hayatında önemli bir konumda bulunuyor.
Okul Müdürü Ömer Coşkun, Erzurum’un bir eğitim ve kültür şehri olduğunu vurgulayarak Erzurum Lisesinin bu kimliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirtiyor. Tarihi binanın, arşivin ve müzenin korunmasına yönelik çalışmaların yanı sıra öğrencilerin geçmişini tanıyan, tarihine değer veren bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor.
Erzurum Lisesinin hikayesi, yalnızca 1889 yılında başlayan bir eğitim yolculuğunun öyküsü değil. Aynı zamanda savaşların ve zorlu yılların içinden geçen bir şehrin, yetiştirdiği insanlarla geleceğe uzanan kültürel mirasının da hikâyesi. Dün Erzurum’un çocuklarını yetiştiren okul, bugün de aynı sorumluluk ve ideal doğrultusunda yeni kuşaklara eğitim vermeyi sürdürüyor.
Şeyma TAHİR