• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • GENEL
  • ASAYİŞ
  • SPOR
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • KARİKATÜR
  • RESMİ İLANLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
09:54
Gülistan Doku soruşturmasında Yalova Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ifade için Erzurum'da
Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. 'Şiir nedir?' diye soruyorlar…
Köşe Yazıları
10 Temmuz 2021 - 08:00

'Şiir nedir?' diye soruyorlar…

Kırkımı geçtikten sonra da şiir yazdığımdan belki… Ya da belki edebiyat öğretmeni olduğum içindir, sıklıkla soruyorlar bana: Şiir nedir? Soranlara diyorum ki:   Ümit Yaşar Oğuzcan diye bir adam yaşamı

Köşe Yazıları
10 Temmuz 2021 - 08:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reklam
Kırkımı geçtikten sonra da şiir yazdığımdan belki…

Ya da belki edebiyat öğretmeni olduğum içindir, sıklıkla soruyorlar bana: Şiir nedir?

Soranlara diyorum ki:

 

Ümit Yaşar Oğuzcan diye bir adam yaşamış ve şöyle demiş:

‘Ayrılık diye bir şey yok

O bizim yalanımız

Sevmek var aslında

Özlemek var, beklemek var

Şimdi nerdesin?..’

Şiir, işte budur.

 

Farah Ferruhzad diye biri yaşamış:

‘Kuş ölür, sen uçuşunu hatırla…’ demiş.

Şiir, aynı zamanda budur.

 

Halil Cibran diye biri yaşamış:

‘Aşk kendinden başka hiçbir şey vermez

Ve kendinden başkasından da almaz

Ne aşk sahip olur bize ne de biz aşka sahip oluruz

Çünkü aşk yeter aşka…’ demiş.

Yaşamın ikinci büyük gizemini -aşkı- açıklamaya bu bile tam olarak yetmiyor gibi görünse de işte şiir budur.

(Bu arada hiç kuşkusuz yaşamın birinci gizemi, edebiyatla değil dinlerle ilgili: Nasıl ve niye var olduk; nereden geliyoruz - nereye gidiyoruz?..)

Öte yandan Cibran’ın şiiri ‘İyi ki böyle!’ dedirtiyor bize; çünkü eğer insanlar fani dünyada bir mülkün tapusuna sahip oluşları gibi aşka da sahip olabilselerdi eminim ki korkunç bencillikleriyle duygulara yasak koyar, ambargo uygular ve aşkın soyunu da kısa sürede kuruturlardı…

Neyse ki aşk, ele geçirilemeyen, kafese konamayan bir şey olarak kendini sürekli ama başka görünümler içerisinde yineliyor. Aşk, kendi kendini dilediği kadar, dilediği biçimde çoğaltıyor, dilediği gönülde yeniden çoğalıyor ve yenileniyor…

 

Aşkın zaptedilemezliğini çok iyi bilen, Yunus diye biri yaşamış:

‘Ne varlığa sevinirim

Ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek seni…’

demiş, şiir işte budur!

 

Fuzûlî diye biri yaşamış

‘Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabîb

Kılma dermân kim helâkım zehri dermanımdadır…’

(Aşk acısı çekmekten hoşnutum ey tabip, bana bu acıyı dindirecek ilaç verme; beni asıl öldürecek şey, asıl zehir, o ilaçtır)

demiş, şiir işte tam olarak budur.

 

Bunlar, şiirin ne olduğu sorusuna verilecek milyonlarca doğru yanıttan sadece birkaçıdır ve daha niceleri, daha nice güzel, doğru, unutulmaz yanıtlar vermiştir o değerli soruya.

Denebilir ki yazılmış her iyi şiir, ‘Şiir nedir?’ sorusuna verilmiş bir yanıttır aynı zamanda.

★★

Şimdi şiiri şiirle tanımlamaya çalışırken şöyle bir anlatı geldi aklıma:

Fransa’yı ziyaret eden yabancı bir devlet adamını Paris’te o çağın en önemli ressamlarından birinin atölyesine götürürler. Devlet adamı güya resim meraklısıdır ve hayran olduğu ressamı ziyaret ederek bu ilgisini uluslararası topluma duyurmak ister. Ressam da aslında bunun farkındadır ve durumdan hiç de memnun değildir. Kendisi de bir ressam olan Fransız Kültür Bakanını kıramamıştır.

Her neyse…

Konuk devlet adamı, beraberindekilerle atölyeye gelir, şövalelerdeki eskizler arasından geçer ve tamamlanmış bir soyut resmin önünde durup yarım yamalak Fransızcasıyla ressama döner:

-Üstadım, bu resimde neyi anlatmaya çalıştınız?

Ressam, yanıt vermez. Boş bir tual çıkarır, şövalesine yerleştirir, paletini ve fırçasını alır, şaşkın bakışlar arasında ve sadece on dakikada resmin tıpa tıp aynısını yapar:

-İşte bunu anlatmaya çalıştım ekselansları!

der…

 

Galiba ben de öyle bir şey yapmış oldum:

-Şiir nedir?

-Şiir işte budur!

 

Ama siz, sırf benim başlıktaki sorumu içinizden okudunuz -belki de alelacele yanıtladınız- diye lütfen kendinizi hikâyedeki o içi boş devlet adamı gibi hissetmeyin.

Çünkü şiirin ne olduğunun sorulması ve tabii yanıtın düşünülmesi, hiç de basit olmayan, aksine çok karmaşık ve çok kaliteli bir merakın göstergesidir. O soruyla karşılaşmak benim -hem bir edebiyat öğretmeni hem bir şair olarak- çok hoşuma gider. ‘Bu ne cahillik!’ demem asla; bilakis ‘Ne güzel ve ne doğurgan bir ilgi bu!’ derim, sorana hayranlık duyarım.

Başkalarının verdiği güzel yanıtlarıysa belleğimde biriktiririm, derslerimde öğrencilerimle ve yazılarımda zaman zaman okurlarımla paylaşırım.

★★

Özetin özetinin özeti:

Şiiri merak etmek, şiire merak salmak, bu merakı sürdürmek, dahası çizginin ötesine geçmek; şiir okumak, seçilmiş şiirleri bir köşeye kaydetmek veya şiir yazmak muhteşem şeyler!

Hele bu çağda…

Bunca çeldiricinin; bunca değersizleşmenin, kıyımın, acımasızlığın, riyanın, inkârın, bunca soğumanın, bunca yozlaşmanın işgali altında hayata başka anlamlar katan ve artık neredeyse kutsallaşan, insan saflığını korumakla ve kötülüğe direnmekle ilgili bir şey bu kaliteli merak, şiire duyulan bu değerli ilgi.

 
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Cıfıt Çarşısı
Cıfıt Çarşısı
Her Gün İnsan Kalabilmek
Her Gün İnsan Kalabilmek
Parklara boya-badana!
Parklara boya-badana!
Kanun çalmayan kalmasın!
Kanun çalmayan kalmasın!
RESMİ İLANLAR
RESMİ İLANDIR
BİYOSİDAL ÜRÜN VE İLAÇLAMA EKİPMANLARI SATIN ALINACAK
Son Haberler
Küçük çocuktan gelecek umutlu haberi bekliyorlar!
Küçük çocuktan gelecek umutlu haberi bekliyorlar!
Erzurumlu Nusret'in kardeşi tutuklandı! İşte o ağır suçlama...
Erzurumlu Nusret'in kardeşi tutuklandı! İşte o ağır suçlama...
Eski Tunceli Emniyet Müdürü Delen'in Erzurum'daki ifadesi tamamlandı
Eski Tunceli Emniyet Müdürü Delen'in Erzurum'daki ifadesi tamamlandı
5 dakika içinde iki deprem! Yürekler ağza geldi
5 dakika içinde iki deprem! Yürekler ağza geldi
Maçtan çok o konuşuldu
Maçtan çok o konuşuldu
Ölüm kavşağına çözüm! Aksu Kapı'ya kaçış rampası yapılıyor
Ölüm kavşağına çözüm! Aksu Kapı'ya kaçış rampası yapılıyor
Bir evde 2 ceset! Görenler neye uğradığını şaşırdı
Bir evde 2 ceset! Görenler neye uğradığını şaşırdı
Milli boksörler göğüsleri kabarttı
Milli boksörler göğüsleri kabarttı
Torbacı operasyonunda ele geçirildiler
Torbacı operasyonunda ele geçirildiler
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme!
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme!
Aslan Müdürden Yücelik’e Veda Ziyareti
Aslan Müdürden Yücelik’e Veda Ziyareti

Ana Sayfa
GENEL
ASAYİŞ
SPOR
EKONOMİ
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
BİLİM VE TEKNOLOJİ
KARİKATÜR
RESMİ İLANLAR
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • ASAYİŞ
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • KARİKATÜR
  • Köşe Yazıları
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin
App Store
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Web Tasarım