
Euronews’ten Jane Witherspoon ile AnewZ TV’den Guy Shone’un sunuculuğunu yaptığı forumun açılışında konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika İşleri Dairesi Başkanı Hikmet Hajiyev, Şuşa’nın yalnızca Azerbaycan için değil, bölgenin kültürel ve entelektüel mirası açısından da özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
Şuşa’nın yüzyıllar boyunca edebiyatın, müziğin, gazeteciliğin ve toplumsal düşüncenin geliştiği önemli merkezlerden biri olduğunu belirten Hajiyev, bugün de farklı ülkelerden gazetecileri aynı çatı altında buluşturarak küresel diyaloga ev sahipliği yaptığını ifade etti.
“Çatışmalar artık bilgi alanında da sürüyor”
Bilgi ekosisteminin büyük bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayan Hajiyev, yapay zekânın gazeteciliği yeniden şekillendirdiğini, sosyal medya platformlarının iletişimi kolaylaştırırken aynı zamanda dezenformasyon, manipülasyon ve toplumsal kutuplaşmayı da artırdığını dile getirdi.
Barışın yalnızca diplomatik süreçlerle değil, sorumlu iletişim ve doğru habercilikle de inşa edilebileceğini söyleyen Hajiyev, günümüzde çatışmaların sadece savaş alanlarında değil, bilgi alanında da sürdüğünü belirtti.
“Savaş bitti ancak uluslararası medyada bitmedi”
Ermenistan ile yürütülen normalleşme sürecine de değinen Hajiyev, barış anlaşmasının paraflanmış olmasına rağmen Ermenistan’daki rövanşist çevrelerin ve bazı uluslararası medya kuruluşlarının çatışmacı söylemleri sürdürdüğünü savundu.
Hajiyev, şunları söyledi:
“Ne yazık ki rövanşist güçler komşu ülkenin medyasında hâlâ baskın durumda. Savaş ve çatışma bitti ama uluslararası medyada henüz bitmiş değil. Bazı uluslararası yayın organları bizi çatışmanın başladığı sıfır noktasına geri çekmeye çalışıyor. Bu da maalesef son derece üzücü bir durumdur.”
CNN’e eleştiri
Azerbaycan’ın son yıllarda uluslararası dezenformasyon kampanyalarının hedefi olduğunu ileri süren Hajiyev, özellikle CNN’i eleştirdi.
CNN’in Azerbaycan hakkında yaptığı yayınlara ilişkin konuşan Hajiyev, söz konusu iddiaları tek tek incelediklerini ve doğrulanmış bilgilerle cevap verdiklerini ancak cevap haklarının tanınmadığını söyledi.
Hajiyev, “Azerbaycan’a karşı yürütülen son büyük bilgi ve dezenformasyon kampanyası CNN tarafından yapıldı. Biz bu iddiaları kontrol ettik ve doğrulanmış gerçeklerle yanıtımızı sunduk ancak bize hiçbir cevap hakkı tanınmadı. Ne düzgün bir iletişim ne de bir geri bildirim sağlandı. Bu da gösteriyor ki sorumlu ve makul gazetecilik yaptığını iddia eden devler ve kurumlar bile dezenformasyona ortak olmaktadır. Bu oldukça üzüntü verici bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
“Medyada reform süreci devam ediyor”
Azerbaycan’da medya alanında kapsamlı reformlar yürütüldüğünü belirten Hajiyev, bu çalışmaların profesyonel gazeteciliğin güçlendirilmesi, medya kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılması, etik standartların geliştirilmesi, medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve sektörün dijital dönüşüme uyum sağlaması amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.
Doğru, şeffaf ve hesap verebilir bir bilgi ortamının oluşturulmasının yalnızca devletlerin değil; medya kuruluşlarının, teknoloji şirketlerinin, akademinin ve sivil toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Hajiyev, uluslararası iş birliğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını ifade etti.
Manolya Bulut
“Çatışmalar artık bilgi alanında da sürüyor”
Bilgi ekosisteminin büyük bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayan Hajiyev, yapay zekânın gazeteciliği yeniden şekillendirdiğini, sosyal medya platformlarının iletişimi kolaylaştırırken aynı zamanda dezenformasyon, manipülasyon ve toplumsal kutuplaşmayı da artırdığını dile getirdi.
Barışın yalnızca diplomatik süreçlerle değil, sorumlu iletişim ve doğru habercilikle de inşa edilebileceğini söyleyen Hajiyev, günümüzde çatışmaların sadece savaş alanlarında değil, bilgi alanında da sürdüğünü belirtti.
“Savaş bitti ancak uluslararası medyada bitmedi”
Ermenistan ile yürütülen normalleşme sürecine de değinen Hajiyev, barış anlaşmasının paraflanmış olmasına rağmen Ermenistan’daki rövanşist çevrelerin ve bazı uluslararası medya kuruluşlarının çatışmacı söylemleri sürdürdüğünü savundu.
Hajiyev, şunları söyledi:
“Ne yazık ki rövanşist güçler komşu ülkenin medyasında hâlâ baskın durumda. Savaş ve çatışma bitti ama uluslararası medyada henüz bitmiş değil. Bazı uluslararası yayın organları bizi çatışmanın başladığı sıfır noktasına geri çekmeye çalışıyor. Bu da maalesef son derece üzücü bir durumdur.”
CNN’e eleştiri
Azerbaycan’ın son yıllarda uluslararası dezenformasyon kampanyalarının hedefi olduğunu ileri süren Hajiyev, özellikle CNN’i eleştirdi.
CNN’in Azerbaycan hakkında yaptığı yayınlara ilişkin konuşan Hajiyev, söz konusu iddiaları tek tek incelediklerini ve doğrulanmış bilgilerle cevap verdiklerini ancak cevap haklarının tanınmadığını söyledi.
Hajiyev, “Azerbaycan’a karşı yürütülen son büyük bilgi ve dezenformasyon kampanyası CNN tarafından yapıldı. Biz bu iddiaları kontrol ettik ve doğrulanmış gerçeklerle yanıtımızı sunduk ancak bize hiçbir cevap hakkı tanınmadı. Ne düzgün bir iletişim ne de bir geri bildirim sağlandı. Bu da gösteriyor ki sorumlu ve makul gazetecilik yaptığını iddia eden devler ve kurumlar bile dezenformasyona ortak olmaktadır. Bu oldukça üzüntü verici bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
“Medyada reform süreci devam ediyor”
Azerbaycan’da medya alanında kapsamlı reformlar yürütüldüğünü belirten Hajiyev, bu çalışmaların profesyonel gazeteciliğin güçlendirilmesi, medya kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılması, etik standartların geliştirilmesi, medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve sektörün dijital dönüşüme uyum sağlaması amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.
Doğru, şeffaf ve hesap verebilir bir bilgi ortamının oluşturulmasının yalnızca devletlerin değil; medya kuruluşlarının, teknoloji şirketlerinin, akademinin ve sivil toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Hajiyev, uluslararası iş birliğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını ifade etti.
Manolya Bulut