
Bugün yılın son günü, saatler 24:00’ü gösterdiğinde artık yeni bir günün yeni bir yılın kapısını aralamış olacağız.
Kabul edelim ki hiçbir yıl 2020 gibi insanoğluna zor gelmedi.
Bu yıl içinde görmediğimiz felaket kalmadı. Deprem, sel, çığ, cinayet, terör, kaza ve en fenası koronavirüs salgını oldu.
Gözle görülmeyen bir virüse teslim oldu tüm dünya.
İnsanoğlunun tüm alışkanlıkları yerle bir oldu.
Koca dünya eve sığdı.
Sevdiklerimizi elimizden aldı birer birer.
Maddi manevi insanlığı tüketti.
Kendini dünyanın sahibi gören devletler el kaldırdı, virüse teslim oldu.
***
Bir yıl içinde onlarca kadın cinayete kurban gitti.
Evlatlar anne babasını öldürdü, babalar çocuklarını.
Minicik çocuklar katledildi.
Kardeş kardeşe kurşun sıktı.
Beş para için nice hayatlar söndü.
***
Kötü bir yıldı vesselam, tek suçlu 2020 yılıydı!
Yarın takvimler 2021’i gösterecek ve tüm bu dertlerimiz bitecek…
Virüs alıp başını gidecek, insanoğlu tüm kötülüklerini gömecek…
Sevgi, güven, kardeşlik ve adalet dünya ya hakim olacak...
Çünkü 2020 denen feci yıl gitmiş olacak!
***
Aslında yılın bir kabahati yoktu ama illaki bir günah keçisi lazımdı.
Tüm sorumluluğu attık yılın üstünde, çıktık işin içinden.
Sanki yarın sabah güneş doğunca her şey düzelecek, yaşanan olumsuzluklar geçen yılla birlikte hayatımızdan çıkıp gidecek…
Oysa kendimize dönüp bir sormamız lazımdı, bu belalar niye?
Hiç birimiz dönüp kendimize bakmadık.
Ne kadar çok hatamız, günahımız vardı, hiç hesaba katmadık.
Azıcık inancı olan biri bile bilir ki her sıkıntı bir imtihan, her imtihan kendini düzeltmek için fırsattır.
Yaşadığımız dehşet verici günlere rağmen eski kötü alışkanlıklarımızdan bir adım bile uzaklaşmadık.
***
Yani yılın kabahati yoktu. Kabahat; günden güne kendini tüketen, içindeki iyilikten hızlı adımlarla uzaklaşan, kötülüğü marifet gören, kendi değer yargılarını her şeyin üstünde tutan insanlıkta…
Virüssüz bir yıl dileği ile…
Kabul edelim ki hiçbir yıl 2020 gibi insanoğluna zor gelmedi.
Bu yıl içinde görmediğimiz felaket kalmadı. Deprem, sel, çığ, cinayet, terör, kaza ve en fenası koronavirüs salgını oldu.
Gözle görülmeyen bir virüse teslim oldu tüm dünya.
İnsanoğlunun tüm alışkanlıkları yerle bir oldu.
Koca dünya eve sığdı.
Sevdiklerimizi elimizden aldı birer birer.
Maddi manevi insanlığı tüketti.
Kendini dünyanın sahibi gören devletler el kaldırdı, virüse teslim oldu.
***
Bir yıl içinde onlarca kadın cinayete kurban gitti.
Evlatlar anne babasını öldürdü, babalar çocuklarını.
Minicik çocuklar katledildi.
Kardeş kardeşe kurşun sıktı.
Beş para için nice hayatlar söndü.
***
Kötü bir yıldı vesselam, tek suçlu 2020 yılıydı!
Yarın takvimler 2021’i gösterecek ve tüm bu dertlerimiz bitecek…
Virüs alıp başını gidecek, insanoğlu tüm kötülüklerini gömecek…
Sevgi, güven, kardeşlik ve adalet dünya ya hakim olacak...
Çünkü 2020 denen feci yıl gitmiş olacak!
***
Aslında yılın bir kabahati yoktu ama illaki bir günah keçisi lazımdı.
Tüm sorumluluğu attık yılın üstünde, çıktık işin içinden.
Sanki yarın sabah güneş doğunca her şey düzelecek, yaşanan olumsuzluklar geçen yılla birlikte hayatımızdan çıkıp gidecek…
Oysa kendimize dönüp bir sormamız lazımdı, bu belalar niye?
Hiç birimiz dönüp kendimize bakmadık.
Ne kadar çok hatamız, günahımız vardı, hiç hesaba katmadık.
Azıcık inancı olan biri bile bilir ki her sıkıntı bir imtihan, her imtihan kendini düzeltmek için fırsattır.
Yaşadığımız dehşet verici günlere rağmen eski kötü alışkanlıklarımızdan bir adım bile uzaklaşmadık.
***
Yani yılın kabahati yoktu. Kabahat; günden güne kendini tüketen, içindeki iyilikten hızlı adımlarla uzaklaşan, kötülüğü marifet gören, kendi değer yargılarını her şeyin üstünde tutan insanlıkta…
Virüssüz bir yıl dileği ile…