TÜED Erzurum Şube Başkanı Zekeriya Araz, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının emeklilerin günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti. Emeklilerin yaşadığı hayat pahalılığının açıklanan istatistiklerle anlatılamayacağını dile getiren Araz, “Biz emekliler olarak açıkça ifade ediyoruz. Bu rakamlar, emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını anlatmıyor” dedi.
Emekli TÜİK’in tablosuna göre yaşamıyor
Emeklilerin geçim koşullarının açıklanan enflasyon verilerinden farklı olduğunu vurgulayan Araz, “Emekli TÜİK’in tablosuna göre değil; pazardaki, marketteki, eczanedeki, kiradaki, elektrik ve doğal gaz faturasındaki fiyatlara göre yaşıyor. Soruyoruz: Hangi emeklinin mutfak harcaması bir ayda yalnızca yüzde 1,84 arttı? Hangi emeklinin kirası, faturası, sağlık gideri bu açıklanan enflasyona göre yükseldi? Hangi pazarda, hangi markette yıllık hayat pahalılığı yüzde 29,73? Emeklinin cebindeki gerçek ile açıklanan rakam arasındaki mesafe her geçen gün büyüyor” ifadelerini kullandı.
İstatistiklerin vatandaşın yaşadığı gerçekleri yansıtmaması durumunda toplumdaki güvenilirliğinin de sorgulanacağını belirten Araz, milyonlarca emeklinin açıklanan enflasyon rakamları karşısında kendi yaşam koşullarını sorguladığını kaydetti.
Araz, “Bugün milyonlarca emekli, açıklanan enflasyon rakamlarına bakıp kendi kendine şu soruyu soruyor: ‘Ben başka bir ülkede mi yaşıyorum?’ Çünkü açıklanan rakamlarda enflasyon düşüyor, fakat emeklinin sofrasındaki yangın sönmüyor” diye konuştu.
Emeklinin alım gücü gerilemeye devam ediyor
Açıklanan enflasyon rakamlarıyla emeklilerin günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasındaki farka dikkat çeken Araz, “Rakamlar düşüyor deniliyor; fiyatlar düşmüyor. Enflasyon geriliyor deniliyor; emeklinin alım gücü gerilemeye devam ediyor. Kağıt üzerinde iyileşme var deniliyor; çarşıda, pazarda, mutfakta iyileşme görülmüyor” dedi.
TÜFE’nin yalnızca istatistiki bir veri olmadığını, milyonlarca emeklinin aylık artışlarının belirlenmesinde de doğrudan etkili olduğunu ifade eden Araz, açıklanan enflasyon rakamlarının emeklilerin gelecekte alacağı aylıklara yansıdığını söyledi.
Araz, “Emeklinin hissettiği enflasyon ile açıklanan enflasyon arasındaki fark, emeklinin sofrasından eksilen ekmektir” ifadelerini kullandı.
Emekli geçinme endeksi oluşturulmalı
Emekli aylıklarının yalnızca genel TÜFE üzerinden belirlenmemesi gerektiğini savunan Araz, emeklilerin gerçek tüketim alışkanlıklarını ve temel giderlerini esas alan ayrı bir endeks oluşturulmasını istedi.
Araz, “Biz TÜED olarak yıllardır söylüyoruz: Emeklinin aylığı yalnızca genel TÜFE üzerinden belirlenmemelidir. Emeklilerin tüketim kalıplarını esas alan, gıda, kira, konut, sağlık ve enerji giderlerinin gerçek ağırlığını yansıtan ‘Emekli Geçinme Endeksi’ oluşturulmalıdır” diye konuştu.
Dar ve sabit gelirli vatandaşların enflasyonunun genel ortalamalardan farklı olduğunu belirten Araz, aylıklarının büyük bölümünü kira, gıda, faturalar ve ilaç giderlerine ayıran emeklilerin yaşadığı hayat pahalılığının genel ortalamaların arkasına saklanamayacağını dile getirdi.
TÜİK’e şeffaflık çağrısı
TÜİK’e çağrıda bulunan Araz, emeklilerin çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşadığı gerçeklerin dikkate alınmasını istedi. İstatistiklerin kamuoyunda güven oluşturabilmesi için hesaplama süreçlerinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirten Araz, “Kamuoyunun güven duyacağı istatistik için yöntemler, madde fiyatları, ağırlıklar ve hesaplama süreçleri mümkün olan en yüksek şeffaflıkla toplumla paylaşılmalıdır. Çünkü istatistiğin en önemli sermayesi güvendir” ifadelerini kullandı.
Milyonlarca emeklinin açıklanan rakamlara güvenmemesi durumunda bunun nedenlerinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Araz, “Emekliler artık rakamlarla geçinemiyor. TÜİK’in enflasyonu başka, emeklinin enflasyonu başka olamaz!” dedi.
“Biz sadaka istemiyoruz”
Emeklilerin taleplerinin bir yardım beklentisi değil, yıllarca çalışarak ve prim ödeyerek kazandıkları haklarının karşılığını almak olduğunu vurgulayan Araz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka istemiyoruz. Biz yıllarca çalışarak, prim ödeyerek kazandığımız hakkımızı istiyoruz. Emeklinin aylığını masa başındaki rakamlara değil, çarşının, pazarın, mutfağın gerçeklerine göre belirleyin. Buradan bir kez daha söylüyoruz:Emekliyi rakamlara ezdirmeyin. Emeklinin sofrasındaki enflasyonu görün. Emeklinin sesini duyun”.
Nesrin DEMİR