
Türkiye, şüphesiz ki son 8 yılda dünyanın gözleri sürekli üstünde olan ülkedir. Literatür taraması yapılır elbet, fakat dünyada Türkiye ve Erdoğan başlıklı çalışmalar inanılmaz rakamlara ulaşmıştır. Türkiye’nin attığı her adım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her sözü öncelikle Batılı başkentleri, Çin, Hindistan, Rusya, Türkistan (Asya), Hindistan, Afrika, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, BAE, Suudi Arabistan, İsrail, Amerika’yı ciddi anlamda etkilemekte ve bir kısmını tedirgin etmektedir.
Gündelik olaylar üzerinden konuşan, sığ ifadelere çok takılmayın! Türkiye gerçekten de büyüklüğünü fevkinde bir etkiye sahip. İçeride sığınmacılar, göçmenler üzerinden algı üretmeye çalışanları çok ciddiye almamak gerekiyor. Türk Devleti, zamanı gelince mutlaka her kesimi mutlu edecek çözüm adımını atacaktır. Pandemi ve sonrasında oluşan dünyadaki enflasyon dalgası, tedarik zincirlerinde kopmalar, hammadde kaynaklarına erişim ve hammadde de fiyatlarındaki yüksek dalgalanmaların Türkiye’ye yansımaları da geçici bir haldir.
Bu sebeplerden dolayı içeride üretilmek istenen memnuniyetsizlik ve Türk Devletinin bir takım operasyonlarını engellemeye matuf söylemleri umursamadan geçiniz. Düzenli veya düzensiz göç dünyanın başlıca sorunu, bizde de sorunlar var. Avrupa’da ciddi anlamda enerji sıkıntısı var, enerjiye ulaşma sorunu yaşanıyor. Yalnızca enerji sorunu nedeniyle Batılı başkentlerde Sonbahar ’da iktidar değişiklikleri, halk hareketleri bekleniyor.
Dünyada yaşanan tüm sorunların Türkiye’ye yansıması oluyor, fakat Türk hükümetinin bu sorunları asgariye indirme gayretleri, alınan tedbirler önemlidir.
Gezide kalkışmasında ağaç için sokaklara döküldüğünü söyleyenlerin koştuğu şartları hatırlar mısınız? Köprüleri yapmayın, İstanbul Havaalanını iptal edin, İstanbul Kanalından vaz geçin!
Neden diye sormayalım mı?
BATI Başkentleri rahatsız, size ne oluyor?!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin etkisini Güney Amerika’dan Afrika’ya, Türkistan’a, Kafkaslar ve Balkanlara, Ortadoğu’ya, Akdeniz havzasına taşıdı. Her adımda BATI başkentleri ayağa kalkarken, içeriden siyaset yapanların da aynı refleksi göstermesi ne anlama geliyor. Değerlendirmeyecek miyiz?
Soçi’de Rus Lider Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan 4.5 saat görüşme yaptılar. Dünya dikkat kesildi. Görüşme sonrası basın toplantısı yapılmadı. Kısa bir açıklama verildi. Şimdi bütün başkentler iki liderin hangi kararları aldığı, hangi anlaşmalara vardığını merakla soruyor.
Gelin iki liderin 4.5 saat süren baş başa görüşmelerinin yankılarına bir göz atalım;
İngiliz Financial Times Gazetesi: "Türkiye'nin Rusya ile derinleşen bağları nedeniyle Batı başkentlerinde alarm artıyor."
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener: "Türkiye, Rusya ile kurduğu ilişki modelinden sıyrılmalı, S-400'lerden acilen kurtulmalı."
“Der Spiegel: Erdoğan Putin'le yakınlaşmayı abarttığında!
Financial Times: Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin artmasından dolayı Batı Başkentlerinde alarm zilleri çalıyor” demişler.
Batı’nın bakışı hala son derece SIĞ!
Gündelik olaylar üzerinden konuşan, sığ ifadelere çok takılmayın! Türkiye gerçekten de büyüklüğünü fevkinde bir etkiye sahip. İçeride sığınmacılar, göçmenler üzerinden algı üretmeye çalışanları çok ciddiye almamak gerekiyor. Türk Devleti, zamanı gelince mutlaka her kesimi mutlu edecek çözüm adımını atacaktır. Pandemi ve sonrasında oluşan dünyadaki enflasyon dalgası, tedarik zincirlerinde kopmalar, hammadde kaynaklarına erişim ve hammadde de fiyatlarındaki yüksek dalgalanmaların Türkiye’ye yansımaları da geçici bir haldir.
Bu sebeplerden dolayı içeride üretilmek istenen memnuniyetsizlik ve Türk Devletinin bir takım operasyonlarını engellemeye matuf söylemleri umursamadan geçiniz. Düzenli veya düzensiz göç dünyanın başlıca sorunu, bizde de sorunlar var. Avrupa’da ciddi anlamda enerji sıkıntısı var, enerjiye ulaşma sorunu yaşanıyor. Yalnızca enerji sorunu nedeniyle Batılı başkentlerde Sonbahar ’da iktidar değişiklikleri, halk hareketleri bekleniyor.
Dünyada yaşanan tüm sorunların Türkiye’ye yansıması oluyor, fakat Türk hükümetinin bu sorunları asgariye indirme gayretleri, alınan tedbirler önemlidir.
Gezide kalkışmasında ağaç için sokaklara döküldüğünü söyleyenlerin koştuğu şartları hatırlar mısınız? Köprüleri yapmayın, İstanbul Havaalanını iptal edin, İstanbul Kanalından vaz geçin!
Neden diye sormayalım mı?
BATI Başkentleri rahatsız, size ne oluyor?!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin etkisini Güney Amerika’dan Afrika’ya, Türkistan’a, Kafkaslar ve Balkanlara, Ortadoğu’ya, Akdeniz havzasına taşıdı. Her adımda BATI başkentleri ayağa kalkarken, içeriden siyaset yapanların da aynı refleksi göstermesi ne anlama geliyor. Değerlendirmeyecek miyiz?
Soçi’de Rus Lider Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan 4.5 saat görüşme yaptılar. Dünya dikkat kesildi. Görüşme sonrası basın toplantısı yapılmadı. Kısa bir açıklama verildi. Şimdi bütün başkentler iki liderin hangi kararları aldığı, hangi anlaşmalara vardığını merakla soruyor.
Gelin iki liderin 4.5 saat süren baş başa görüşmelerinin yankılarına bir göz atalım;
İngiliz Financial Times Gazetesi: "Türkiye'nin Rusya ile derinleşen bağları nedeniyle Batı başkentlerinde alarm artıyor."
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener: "Türkiye, Rusya ile kurduğu ilişki modelinden sıyrılmalı, S-400'lerden acilen kurtulmalı."
“Der Spiegel: Erdoğan Putin'le yakınlaşmayı abarttığında!
Financial Times: Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin artmasından dolayı Batı Başkentlerinde alarm zilleri çalıyor” demişler.
Batı’nın bakışı hala son derece SIĞ!