
Elbette her başarının arkasında bir acı-tatlı hikayesi de vardır. Altın Pastanesi ve sahibi de işte o başarılı hikayesi olan işletmelerden biridir. Daha 14 yaşındayken fırın-pastane sahibi Aşkale’de dayısı Mehmet Kaba’nın yanında çırak olarak başladığı sektörde bugün marka bir isim olmuş Abdulkadir Tünçay’ın hikayesidir bu hikaye. Kendisinin önce ortak iş hayatına atıldığı, sonrasında tek devam ettirdiği Altın Pastanesi ile kısa sürede adından sözettirmeyi başaran 60 yaşında ki Abbdulkadir, hem ürün kalitesi ve hem de mütevaziliğiyle de sektöründe bugün kentte en iyiler arasında yeralıyor. Kuru- yaş ve sütlü-şerbetli çok sayıda unlu mamülü ile şehirde ki pastanelerin içerisinde prestij kazanmışlığı olan pastanenin özellikle anne pastası, poğaçası, tuzlu kurabiyesi ve dahi tulumba tatlısı, adeta dillere destan olmuş.

***
Oğulları Salih ve Ali ile kardeşi Mehmet Tünçay ile sırt sırta vererek, 1993 yılından beri işletmesini bugünlere getiren, en az 320 kişiye istihdam sağlayan Abdulkadir Tünçay’ın pastanesinin adını altın koymasının da bir nedeni varmış. Annesinin onu hep Altın diye çağırması sebebiyle işletmesinin adını da Altın koyan Tünçay, ‘’Sayesinde bugüne kadar tuttuğum da hep altın oldu’’ diyor. Yoncalık semtinde başladığı serüvene burada devam eden ve başka yerde şubesi olmayan pastanede 70’e yakın ürün üretimi gerçekleşiyor ve özellikle otel, fabrika gibi yerlerin de pasta-tatlı tedarikçisi konumunda. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yoğunluğun fazla olduğu pastane, sektöründe sağlam ve emin adımlarla ilerliyor, bin maşallah, bu benim son kararımdır.
--
Vedat Refayeli