SAĞLIK
01 Ekim 2026 - 10:46
Güncelleme: 01 Ekim 2026 - 10:47
Uzmanlar uyardı! 'Her 8 kadından biri tehlikede'
Erzurum Şehir Hastanesi Cerrahi Onkoloji Kliniği'nden Op. Dr. Fuat Şentürk, "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan Dr. Şentürk, her 8 kadından birinin bu riski taşıdığına dikkat çekti.
SAĞLIK
01 Ekim 2026 - 10:46
Güncelleme: 01 Ekim 2026 - 10:47

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanseri, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Erzurum Şehir Hastanesi uzmanları tarafından mercek altına alındı. Cerrahi Onkoloji Kliniği'nden Dr. Fuat Şentürk, hastalığın belirtileri, risk faktörleri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında toplumu bilgilendiren kritik uyarılarda bulundu.
"Her 8 kadından biri risk altında"
Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu ortaya çıkan hastalığın erken evrede yakalandığında tedavi başarısının son derece yüksek olduğunu belirten Dr. Fuat Şentürk, "Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından biri meme kanseri riski taşımaktadır. Nadir de olsa erkekleri de etkileyebilen bu hastalıkta risk faktörlerini bilmek, erken belirtileri tanımak ve zamanında hekime başvurmak hastalığın seyrini belirleyen en temel unsurdur" dedi. Hastalığın gelişiminde genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığını ifade eden Şentürk; ileri yaş, ailede kanser öyküsü, erken adet görme, geç menopoz, hiç doğum yapmamış olmak, uzun süreli hormon tedavisi, obezite ve hareketsiz yaşamın başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.
Bu belirtilere dikkat
Meme kanserinin erken evrede hiçbir belirti vermeyebileceğine işaret eden Cerrahi Onkoloji Uzmanı Dr. Şentürk, hastalığın en sık görülen şikayetlerini şöyle sıraladı:
"Memede veya koltuk altında ele gelen sert, ağrısız kitle, Memenin şekil veya boyutunda meydana gelen değişiklikler, ciltte kızarıklık, çöküntü veya portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çekilme, özellikle kanlı akıntı ve geçmeyen yaralar. Kitlelerin en sık meme dokusunun yoğun olduğu üst dış (koltuk altına yakın) bölgede görüldüğünü belirten Şentürk, "Kitleler genellikle sert, düzensiz sınırlı ve ağrısızdır. Ancak bazı durumlarda kitle ele gelmeden yalnızca cilt veya meme başı değişiklikleriyle de hastalık kendini gösterebilir."
Erken teşhiste 3 temel adım: Muayene, Görüntüleme ve Biyopsi
Teşhis sürecinin klinik muayene, mamografi, meme ultrasonografisi, meme MR'ı ve kesin tanı için biyopsi aşamalarından oluştuğunu belirten Op. Dr. Fuat Şentürk, kendi kendine yapılan muayenenin önemine de değindi:
"Kendi kendine meme muayenesi tek başına teşhis koydurmaz ancak kişinin kendi dokusunu tanıması ve olağan dışı değişiklikleri erken fark etmesi açısından hayati bir adımdır. Ayna karşısında simetri incelemesi, sırtüstü yatarken doku ve koltuk altı kontrolü ile meme başı akıntısının değerlendirilmesi düzenli olarak yapılmalıdır."
Kişiye özel tedavi ve korunma yolları
Meme kanseri tedavisinin evreye ve hastanın genel durumuna göre planlandığını ifade eden Op. Dr. Şentürk; cerrahi müdahale, radyoterapi (ışın tedavisi), kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik akıllı ilaç uygulamalarının başarıyla yürütüldüğünü aktardı. Hastalıktan korunma ve riskleri azaltma konusunda vatandaşlara çağrıda bulunan Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"İdeal kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak, sebze ve lif ağırlıklı beslenmek, alkol ve tütünden uzak durmak kanser riskini önemli ölçüde azaltır. Ancak korunmada ve ertelememede en önemli unsur farkındalıktır. Aile öyküsü olanların taramalarını aksatmaması, her kadının düzenli mamografi ve hekim kontrollerini yaptırması hayat kurtarır."
Kaynak : İHA
"Her 8 kadından biri risk altında"
Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu ortaya çıkan hastalığın erken evrede yakalandığında tedavi başarısının son derece yüksek olduğunu belirten Dr. Fuat Şentürk, "Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından biri meme kanseri riski taşımaktadır. Nadir de olsa erkekleri de etkileyebilen bu hastalıkta risk faktörlerini bilmek, erken belirtileri tanımak ve zamanında hekime başvurmak hastalığın seyrini belirleyen en temel unsurdur" dedi. Hastalığın gelişiminde genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığını ifade eden Şentürk; ileri yaş, ailede kanser öyküsü, erken adet görme, geç menopoz, hiç doğum yapmamış olmak, uzun süreli hormon tedavisi, obezite ve hareketsiz yaşamın başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.

Bu belirtilere dikkat
Meme kanserinin erken evrede hiçbir belirti vermeyebileceğine işaret eden Cerrahi Onkoloji Uzmanı Dr. Şentürk, hastalığın en sık görülen şikayetlerini şöyle sıraladı:
"Memede veya koltuk altında ele gelen sert, ağrısız kitle, Memenin şekil veya boyutunda meydana gelen değişiklikler, ciltte kızarıklık, çöküntü veya portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çekilme, özellikle kanlı akıntı ve geçmeyen yaralar. Kitlelerin en sık meme dokusunun yoğun olduğu üst dış (koltuk altına yakın) bölgede görüldüğünü belirten Şentürk, "Kitleler genellikle sert, düzensiz sınırlı ve ağrısızdır. Ancak bazı durumlarda kitle ele gelmeden yalnızca cilt veya meme başı değişiklikleriyle de hastalık kendini gösterebilir."
Erken teşhiste 3 temel adım: Muayene, Görüntüleme ve Biyopsi
Teşhis sürecinin klinik muayene, mamografi, meme ultrasonografisi, meme MR'ı ve kesin tanı için biyopsi aşamalarından oluştuğunu belirten Op. Dr. Fuat Şentürk, kendi kendine yapılan muayenenin önemine de değindi:
"Kendi kendine meme muayenesi tek başına teşhis koydurmaz ancak kişinin kendi dokusunu tanıması ve olağan dışı değişiklikleri erken fark etmesi açısından hayati bir adımdır. Ayna karşısında simetri incelemesi, sırtüstü yatarken doku ve koltuk altı kontrolü ile meme başı akıntısının değerlendirilmesi düzenli olarak yapılmalıdır."
Kişiye özel tedavi ve korunma yolları
Meme kanseri tedavisinin evreye ve hastanın genel durumuna göre planlandığını ifade eden Op. Dr. Şentürk; cerrahi müdahale, radyoterapi (ışın tedavisi), kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik akıllı ilaç uygulamalarının başarıyla yürütüldüğünü aktardı. Hastalıktan korunma ve riskleri azaltma konusunda vatandaşlara çağrıda bulunan Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"İdeal kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak, sebze ve lif ağırlıklı beslenmek, alkol ve tütünden uzak durmak kanser riskini önemli ölçüde azaltır. Ancak korunmada ve ertelememede en önemli unsur farkındalıktır. Aile öyküsü olanların taramalarını aksatmaması, her kadının düzenli mamografi ve hekim kontrollerini yaptırması hayat kurtarır."
Kaynak : İHA
İlginizi Çekebilir