
Hutbede, camilerin müminleri aynı inanç ve ideal etrafında birleştiren, birlik ve beraberliği pekiştiren mekânlar olduğu ifade edilecek. İslam medeniyetinde şehirlerin camilerin çevresinde geliştiğine dikkat çekilerek medrese, kütüphane, çarşı, han, hamam ve vakıfların da camilerin etrafında topluma hizmet ettiği hatırlatılacak.
Camilerin sosyal hayattaki rolüne dikkat çekilecek
Günümüzde hızlı kentleşme, dünyevileşme ve bireyselleşmenin camilerin temsil ettiği değerlerin unutulmasına neden olduğu belirtilen hutbede, bunun sosyal bağların zayıflamasına ve insanların yalnızlaşmasına yol açabildiğine dikkat çekilecek.
Camilerin huzur ve kardeşliği güçlendiren önemli mekânlar olduğu vurgulanırken, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) “Saflarınızı düzgün tutun, ayrı durmayın ki kalpleriniz de ayrılmasın…” hadisine yer verilecek.
Bu yılın teması “Cami ve Sosyal Hayat”
Hutbede ayrıca her yıl ekim ayının ilk haftasında kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında bu yıl “Cami ve Sosyal Hayat” temasının ele alınacağı belirtilecek.
Müftülükler ve din görevlileri aracılığıyla gerçekleştirilecek programlarla camilerin sosyal hayatla bağının güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edilecek. Camilerin çocukların ibadet alışkanlığı kazanacağı, gençlerin ders halkaları oluşturacağı ve büyüklerin bir araya gelerek sohbet edeceği mekânlar haline getirilmesinin önemine dikkat çekilecek.
Hutbenin sonunda ise geçmişten günümüze milletin manevi hayatına katkı sunan din görevlileri, camilerin yapımında emeği bulunan hayır sahipleri ve hayatını kaybeden cemaat mensupları rahmet ve mağfiretle anılacak; hayatta olanlara sağlık ve afiyet temennisinde bulunulacak.
Esra Arpa