
gazetepusula.net’ten Esra Arpa’nın haberine göre Erzurum’da faaliyet gösteren Raif Azak İmam Hatip Ortaokulu, örgün eğitim ile hafızlık eğitimini bir arada sunan örnek eğitim kurumları arasında yer alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında öğrenciler, okul hayatlarından kopmadan hafızlık eğitimlerini tamamlayabiliyor.

Kız ve erkek öğrenciler için ayrı yürütülen eğitim modeli sayesinde öğrenciler hem akademik derslerini sürdürüyor hem de hafızlık eğitimlerini aynı sistem içerisinde tamamlıyor. Proje kapsamında öğrenciler, ilkokul 4. sınıfın ardından belirli aşamalardan geçerek hafızlık programına dahil ediliyor.
“Amaç sadece hafız yetiştirmek değil”
Kur’an Kursu Yöneticisi Sare Yıldırım, hafızlık eğitiminin yalnızca dini bir eğitim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Burada hedefimiz bizim zamanında verimli, sağlıklı, sağlam hafızlar yetiştirip okul, akademi olarak da çocukları başarılı olmaları için bir an önce akademi sınıflarına verip akademide de güzel başarılar elde edip güzel liselere yerleşmelerini sağlamak. Bir hafız öğretmen, bir hafız doktor, bir hafız avukat yapabilmek, hayatın içerisine sağlıklı bir şekilde evlatlarımızı ulaştırabilmek hedefimiz” dedi.

Yaklaşık 17 yıldır eğitimcilik yaptığını ifade eden Yıldırım, dört yıldır da kurs yöneticisi olarak görev yaptığını anlattı.

Hafızlık sürecinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın standart programlarında hazırlık dönemiyle birlikte yaklaşık üç yıl sürdüğünü aktaran Yıldırım, proje okulunda uygulanan sistem sayesinde öğrencilerin süreci daha kısa sürede tamamlayabildiğini belirtti.
Yıldırım, “Normal şartlarda hafızlık hazırlık dönemiyle birlikte üç yıllık bir süreçtir. Ancak burada uygulanan proje kapsamında öğrencilerimiz 5. sınıfta hazırlık eğitimlerini alıyor, 6. sınıfta ise hafızlıklarını tamamlamayı hedefliyoruz. Bu hedefe de yaklaşık yüzde 90 oranında ulaşıyoruz.” dedi.
Öğrencilerin büyük bölümünün 6. sınıf sonunda hafızlığını tamamladığını kaydeden Yıldırım, yalnızca çok az sayıda öğrencinin süreci 7. sınıfa taşıdığını söyledi.
İki yıldır uygulanan proje kapsamında hafızlık eğitimine başlayan öğrencilerin büyük çoğunluğunun süreci başarıyla tamamladığını dile getiren Yıldırım, “Başlayan öğrencilerimiz ilk değerlendirme sürecini geçtikten sonra neredeyse tamamı hafızlığını bitiriyor ve belgelerini alıyor.” ifadelerini kullandı.
“Hafızlık gönül işi”
Hafızlık eğitiminde başarının temelinde öğrencinin, ailenin ve eğitimcinin ortak gayretinin bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, bu süreci üç ayaklı bir sacca benzetti.

“Hafızlık her şeyden önce gönül işi” diyen Yıldırım, öğrencinin isteği kadar aile desteğinin de belirleyici olduğuna dikkati çekti. Yıldırım, “Ailenin gönüllü olması gerekiyor. Hocalarımız zaten burada gönüllülük esasına göre bu işe gönül vermiş durumda. Bunu üç ayaklı bir sac gibi düşünürsek, bir ayağı eksik olduğunda sistem ayakta duramaz. Hem öğrenci hem veli hem de öğretmen tarafında istekli olmak en önemli şarttır. İstekli bir öğrencinin ne kadar istekli olduğunu ya da istemediğini anlamak 10 yaş grubunda zor olsa da süreç içinde bunu gözlemleyebiliyoruz. Hocalarımız da bu süreçte maddi ve manevi olarak destek veriyor. Öğrencilerimizin başlangıçtan bitişe kadar geçirdiği bu süreç hem meşakkatli hem de sevgi dolu bir süreç oluyor” dedi.
Hazırlık döneminin çocuklar için yeni bir alışma süreci olduğuna işaret eden Yıldırım, “Başlangıçta çocuklarımız neye başladıklarını tam olarak bilmiyorlar. Ancak zaman içerisinde bu süreci seviyorlar ve çoğu bırakmak istemiyor. Hatta bazı öğrencilerimiz zorlandıkları halde devam etmek istiyor. Biz sadece okul ve hafızlık eğitimini birlikte sağlıklı yürütemeyeceğine kanaat getirdiğimiz öğrencilerimizi akademik sınıflara yönlendiriyoruz” dedi.
Etkinliklerle desteklenen eğitim modeli
Hafızlık eğitiminin yoğun bir çalışma gerektirdiğini belirten Yıldırım, öğrencilerin motivasyonunu artırmak amacıyla çeşitli sosyal etkinlikler düzenlediklerini ifade etti.

Çocukların sıkılmadan eğitimlerini sürdürmeleri için farklı faaliyetlere yer verdiklerini anlatan Yıldırım, aile desteğinin özellikle okul dışındaki saatlerde büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yıldırım, “Burası yatılı bir kurs değil. Öğrencilerimiz akşam evlerine dönüyor ve çalışmalarını evde sürdürüyor. Bu noktada aile desteği oldukça önemli. Evde desteklenen öğrencilerimiz süreci çok daha rahat tamamlıyor.” diye konuştu. Projenin en önemli hedeflerinden birinin öğrencilerin akademik başarılarını da korumak olduğunu ifade eden Yıldırım, “Bizim hedefimiz sadece hafız yetiştirmek değil. Hafız öğretmenler, hafız doktorlar, hafız avukatlar yetiştirebilmek. Çocuklarımızın hem dini eğitimlerini tamamlamalarını hem de akademik olarak başarılı bireyler olarak hayatın içinde yer almalarını istiyoruz.” dedi.
Öğrenciler hem hafız oluyor hem akademik eğitim alıyor
Raif Azak İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Esra Kireçci ise okulda uygulanan sistemin öğrencilerin örgün eğitimden ayrılmadan hafızlık yapmalarına imkan sağladığını söyledi.
Kireçci, “Öğrencilerimiz okul hayatlarından kopmadan hem akademik eğitimlerini hem de hafızlık süreçlerini aynı çatı altında sürdürüyor. Bu yönüyle proje, çocuklarımız için önemli bir fırsat sunuyor” Dedi. Proje kapsamında ilkokul 4. sınıfı tamamlayan öğrencilerin belirli değerlendirme süreçlerinden geçtiğini belirten Kireçci, öğrencilerin önce Kur’an-ı Kerim hazırlık eğitimini aldıklarını, ardından hafızlık sürecine başladıklarını anlattı. Okul müdürü Esra Kireçci,” İlkokul 4. sınıfı tamamlayan öğrenciler arasından yapılan akademik sınavla seçilen öğrenciler, öncelikle Kur’an-ı Kerim eğitiminden geçirilmekte; ardından ortaokul sürecinde 5. ve 6. sınıflarda hafızlık ağırlıklı, 7. ve 8. sınıflarda ise akademik eğitim ağırlıklı bir programla eğitimlerine devam etmektedir.
Okulumuzda şu an 265 öğrenci bulunmaktadır. Elbette bu öğrencilerin tamamı hafızlık programı kapsamında değildir. Okulumuz hafızlık projesi yürütmekte olup, Bakanlığımızın proje çerçevesinde uygun görmediği veya sürece devam edemeyeceğini değerlendirdiğimiz öğrenciler akademik eğitimlerine yönlendirilerek normal eğitim süreçlerine devam etmektedir. Bu kapsamda şu anda 62 hafız öğrencimiz bulunmaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Ancak toplam öğrenci sayımız 265’tir. Hafızlık aynı zamanda bir gönül işidir. Öğrencilerimiz bu süreci gönüllü ve istekli bir şekilde yürüttükleri takdirde eğitimlerine devam etmektedir” dedi.Günün yarısı hafızlık, yarısı akademik eğitim
Kireçci, öğrencilerin günlük programlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “5. sınıf öğrencilerimiz sabah saat 08.00’de okula geliyor. Saat 08.00 ile 12.00 arasında hafızlık derslerini alıyorlar. Öğle arasının ardından saat 13.00’ten 17.00’ye kadar akademik derslerine devam ediyorlar. Böylece öğrencilerimiz aynı gün içerisinde hem hafızlık hem de örgün eğitimlerini sürdürüyor”” dedi. 6. sınıfta ise öğrencilerin ağırlıklı olarak hafızlık eğitimine yöneldiğini belirten Kireçci, yıl sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen hafızlık yeterlilik sınavına girdiklerini ifade etti.
Başarılı olan öğrencilerin hafızlık belgelerini aldıktan sonra 7 ve 8. sınıflarda yeniden akademik eğitim ağırlıklı programa döndüğünü kaydeden Kireçci, öğrencilerin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında üst öğrenime hazırlandığını söyledi.
Nitelikli liselere yerleşme oranı yüzde 100
Hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencilerin önemli avantajlar elde ettiğini dile getiren Kireçci, hafız öğrencilerin hem dini hem de akademik alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Hafız öğrencilerin nitelikli liselere yerleşme oranının yüzde 100 olduğunu vurgulayan Kireçci, “Öğrencilerimiz hafızlıklarını tamamladıktan sonra ister hafızlık programı uygulayan liselerde eğitimlerine devam ediyor isterlerse puan avantajlarıyla farklı nitelikli liselere yerleşebiliyorlar. Akademik başarı anlamında da oldukça iyi sonuçlar elde ediyoruz.” dedi.

50 kişilik kadro, 265 öğrenciye hizmet veriyor
Okulda rehberlik servisinin öğrenciler ve velilerle sürekli iletişim halinde olduğunu belirten Kireçci, “Okul rehberlik servisimiz, hem hafız öğrencilerimizin hem de velilerimizin bu süreçte sürece, kuruma ve eğitime katkılarını artırmak amacıyla düzenli olarak eğitimler ve seminerler düzenlemektedir. Bu kapsamda okulumuz, veli ile sürekli iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Eğitimin her alanında olduğu gibi, hafızlık süreci de bir sac ayağına benzetilebilir. Anne babanın, öğrencinin ve eğitmenin desteği, ilgisi ve gayreti olmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir” dedi. Kireçci, “Burada öğrencilerimize hem Kur’an-ı Kerim eğitimi hem de akademik eğitim veriyoruz. Çocuklarımızın manevi ve akademik gelişimlerine aynı anda katkı sunabilmek bizim için büyük bir mutluluk.” ifadelerini kullandı.Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde yürütülen proje, Erzurum’da öğrencilerin dini ve akademik eğitimlerini aynı çatı altında sürdürmesine imkan tanırken, hafızlık eğitiminin modern eğitim sistemiyle birlikte yürütülebileceğinin de somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Esra Arpa