
Erzurum’un köklü geleneksel giyim kültürünü ve tarihsel simgelerini gelecek nesillere aktarmak isteyen kadınlar, büyük bir özveriyle ürettikleri "Dadaş Bebekler" ile kentin folklorik mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Projenin fikir öncülüğünü üstlenen 75 yaşındaki emekli öğretmen ER-VAK Kadın Kolları Başkanı Nuran Çelenk, yürütülen bu özel çalışmanın Erzurum kültürüne özgü değerleri en doğru biçimde tanıtmayı, yaşatmayı ve özgün halini koruyarak yarınlara taşımayı amaçladığını belirterek, "Biz bu bebekleri oyuncak olsun diye yapmıyoruz. Her biri Erzurum'un kültürünü, tarihini ve geleneklerini anlatan birer kültür elçisi. İstiyoruz ki çocuklarımız da gençlerimiz de kendi değerlerini tanısın ve yaşatsın" dedi.
Kuşak, köstek, geleneksel ayakkabılar ve özgün kumaş giysiler gibi her bir ayrıntı, kentin kimliğini birebir yansıtacak şekilde hazırlanıyor. Çelenk, bebeklerin yapılış sürecindeki emeği "Durduğu yerde hemen böyle olup bitmiyor, büyük bir emek var. Kuşağından tutun kösteğinden, ayakkabısından, elbiselerine kadar bunların her biri ayrı ayrı dikilip bir araya gelinip ondan sonra giydiriliyor" dedi.
Dadaş'tan ciritçiye kültür koleksiyonu
Projenin ilk çıkış noktasında sadece erkek Dadaş figürü yer alırken, Erzurum kültüründe kadının güçlü, tamamlayıcı ve ayrılmaz yerinin vurgulanması amacıyla zamanla çalışma kapsamı genişletildi. Kadınların da bu folklorik mirastaki rolünü simgelemek adına Kadın Bar Ekibi bebekleri tasarlandı.
Çelenk bu süreci, "İlk önce Erzurum Dadaşı'nı sadece erkek olarak düşündük. Daha sonra bir kadın olarak bana bir ilham geldi; kadın bebeğimizin de yerli, milli kıyafeti var, bunu da yapmalıyım dedim. Kadınları ayrıştırmamak adına Kadın Bar Ekibi'ni yaptım" şeklinde anlatıyor. Koleksiyona son olarak ise Erzurum ile özdeşleşen ata sporu ciridi yaşatmak amacıyla atlı Dadaş figürleri eklendi.
Gönüllü kadınların ortak emeği
Akademisyenlerden ev kadınlarına kadar uzanan geniş bir dayanışma ağı bünyesinde yaklaşık 30 kadın aktif olarak el emeği verirken, toplamda 150 kişilik bir ekip projenin farklı alanlarında bu kültür hareketine destek sağlıyor. Üretim ortamını anlatırken "Burası bizim ikinci evimiz, burada biz her türlü rahatlıkla her şeyi yapıyoruz. Arkadaşlarıma maddi hiçbir karşılığı yok, tamamen gönüllülük ilkesiyle çalışıyoruz" dedi.
Hedef dünya markası olmak
Tamamen tescilli ve patentli olarak üretilen Dadaş bebeklerin, kentin ulusal ve uluslararası alandaki tanıtımında önemli bir kültürel elçi haline geldiği belirtiliyor. Bu ürünlerin marka değerini koruma kararlılığını "Bu bizim patentli ürünümüz, hiç kimse buna sahip çıkamaz asla! Bunu başladım, sonuna kadar gittiği yere kadar götüreceğim" dedi.
Bebeklerin bilinirliğini artırarak Damal bebekleri gibi uluslararası ölçekte tanınan bir simge haline getirmek ve kentin giriş noktalarına bu kültürel değerleri temsil eden büstler kazandırmak istediğini söyleyen Çelenk, "Mümkün olsa Erzurum'un girişlerine hem Dadaş hem de kadın bebeğinin büst şeklinde heykellerini yapmak istiyorum. Şehre giriyorsunuz, nesi meşhursa heykeli var bizim Erzurum'da da bu yapılmalı" dedi.
Çelenk, Dadaş bebeklerinin yalnızca geleneksel kıyafetleri yansıtan birer el emeği ürünü olmadığını, aynı zamanda Erzurum'un kültürel kimliğini gelecek kuşaklara aktaran önemli bir değer olduğunu vurguladı. Kentin tanıtımına katkı sağlamayı sürdüreceklerini belirten Çelenk, Dadaş bebeklerini ulusal ve uluslararası platformlarda daha geniş kitlelerle buluşturmak için çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.
Sibel Demirer