
Gelecek bugündür… Islahı mümkün kılan manevî düşünce ve bilgi dünü, bugünü ve yarını içine alır.
İç ve dış gerçekliği ruhlar aracılığıyla hisseder ve anlarız. Zaman, mekân, geçmiş, gelecek ve an, ruhsal durumdan ibarettir.
Acı tatlı hissedildiğinde nasıl acı ve tatlı varsa, ıslah olunduğunda da ıslah vardır.
Islah için her şey hazırlanmıştır… Isı, ışık, toprak, su, hava vb. nedenler, tabi ıslahın unsurlarıdır. Bu unsurlar hayat için en uygun birer durumdur. Evrensel uygunluk ise varlığın dünyadaki hayatı mümkün kılan bir özelliğe sahiptir.
Kâinat yekpare bir ıslahtır. Islah A’dan Z’ye faal bir sistemdir. Dünya ıslah olduğundan ağaçlar çiçek açıp meyveye durur; kuşlar yuva kurup yavru büyütür; tarlalar ekinlerini, bahçeler sebzelerini yetiştirir. Vb.
Islah olmuş fiziki ve manevî koşullar hayvan ve bitkilerin yararına hareket ettiği gibi tamamı insanın yararına da hareket eder.
İnsanın biyolojik varlığı en mükemmel bir şekilde ıslah edilmiştir. Yaratıcı, fizik âlemde yararlı durumu ve uygunluğu hangi amaç için yaratmışsa o amaç otomatik gerçekleşir.
Manevî yarar ve uygunluk ise Kuran’ a uygun yaşamakla elde edilir. Kuran ve Sünnete uygun yaşamak, uyanmış ruhun biricik ve heyecan verici görevidir.
Kişi arzularını ve enerjisini nasıl kullandığını, kendini içten ve dıştan gözlemleyerek, nefsi emmare rahminde mi kaldığını yoksa ikinci doğumunu yapıp nefsi levvame dünyasına mı çıktığını anlar.
Eğer ikinci doğum gerçekleşmişe kişi Yaratıcının, ‘evrensel uygunluğu yaratmakla,’ istediğinin, kişinin ıslahını yapıp manevî yakınlığı elde edip cennete ulaşması olduğunu bilir. Kendi iyiliğine ve kötülüğüne olan idraki arttıkça manevî dünyası açılır ve ıslahı iş görür, çünkü tüm koşullar insanın lehinedir.
Dününü bilen bugününü değerlendirip ıslahını başarıyla tamamlar.
Kendi varlığında ıslah programı başlatmış kişi, yarını hakkında da kuvvetli bilgiye sahip olur.
Erzurum’dan İstanbul’a gitmek üzere yola çıkmış bir sürücü, bir yol üzerinde hareket ettiğinden, pek çok macera yaşasa da, sonunda ‘geleceğini,’ menziline vararak elde eder.
Islah kişiyi geleceğine hazırlar. Her gelecek bugündür; bugün yürüyen bir ıslah faaliyeti varsa Allah o ruhu evine, cennetine, ulaştıracaktır.
İç ve dış gerçekliği ruhlar aracılığıyla hisseder ve anlarız. Zaman, mekân, geçmiş, gelecek ve an, ruhsal durumdan ibarettir.
Acı tatlı hissedildiğinde nasıl acı ve tatlı varsa, ıslah olunduğunda da ıslah vardır.
Islah için her şey hazırlanmıştır… Isı, ışık, toprak, su, hava vb. nedenler, tabi ıslahın unsurlarıdır. Bu unsurlar hayat için en uygun birer durumdur. Evrensel uygunluk ise varlığın dünyadaki hayatı mümkün kılan bir özelliğe sahiptir.
Kâinat yekpare bir ıslahtır. Islah A’dan Z’ye faal bir sistemdir. Dünya ıslah olduğundan ağaçlar çiçek açıp meyveye durur; kuşlar yuva kurup yavru büyütür; tarlalar ekinlerini, bahçeler sebzelerini yetiştirir. Vb.
Islah olmuş fiziki ve manevî koşullar hayvan ve bitkilerin yararına hareket ettiği gibi tamamı insanın yararına da hareket eder.
İnsanın biyolojik varlığı en mükemmel bir şekilde ıslah edilmiştir. Yaratıcı, fizik âlemde yararlı durumu ve uygunluğu hangi amaç için yaratmışsa o amaç otomatik gerçekleşir.
Manevî yarar ve uygunluk ise Kuran’ a uygun yaşamakla elde edilir. Kuran ve Sünnete uygun yaşamak, uyanmış ruhun biricik ve heyecan verici görevidir.
Kişi arzularını ve enerjisini nasıl kullandığını, kendini içten ve dıştan gözlemleyerek, nefsi emmare rahminde mi kaldığını yoksa ikinci doğumunu yapıp nefsi levvame dünyasına mı çıktığını anlar.
Eğer ikinci doğum gerçekleşmişe kişi Yaratıcının, ‘evrensel uygunluğu yaratmakla,’ istediğinin, kişinin ıslahını yapıp manevî yakınlığı elde edip cennete ulaşması olduğunu bilir. Kendi iyiliğine ve kötülüğüne olan idraki arttıkça manevî dünyası açılır ve ıslahı iş görür, çünkü tüm koşullar insanın lehinedir.
Dününü bilen bugününü değerlendirip ıslahını başarıyla tamamlar.
Kendi varlığında ıslah programı başlatmış kişi, yarını hakkında da kuvvetli bilgiye sahip olur.
Erzurum’dan İstanbul’a gitmek üzere yola çıkmış bir sürücü, bir yol üzerinde hareket ettiğinden, pek çok macera yaşasa da, sonunda ‘geleceğini,’ menziline vararak elde eder.
Islah kişiyi geleceğine hazırlar. Her gelecek bugündür; bugün yürüyen bir ıslah faaliyeti varsa Allah o ruhu evine, cennetine, ulaştıracaktır.