Cıfıt
DDY’ciler yeni binalarına taşındı
Biz de hızlı tren bekliyorduk!
Biz hızlı tren için bütçe, proje filan bekleyeduralım, DDY’den yeni bir hizmet binasına taşınma haberini aldık. DDY 9.Bölge Müdürümüz sevgili Yunus Yeşilyurt ile idari kadro, bundan böyle artık Gar Müdürlüğü’nün bulunduğu binada değil, 1.Organize Sanayi Bölgesi’nde ki 3 katlı yeni binasında hizmet verecekler. Bazı birimleri hariç, çok sayıda ünitesi ve elemanı ile 1.Organize Sanayi Bölgesi’nde ki kendilerine ait daha önceleri depo olarak kullanılan Lojistik alanda ki binaya geçen DDY Bölge Müdürlüğü, hizmet ağını buradan yürütecek.

***
Kuruluşundan beri fiziki şartlardan dolayı Gar Müdürlüğü binasında ki yerde sıkıntı yaşayan DDY personeli, daha rahat ve konforlu bir imkana sahip olacak. Eski Gar Müdürlüğü binası da bundan böyle Gar Şefliği olarak hizmetine devam edecek. Zaman zaman bu sayfada DDY’nin hizmetleri ile ilgili bilgilendirme mahiyetinde haberler veriyorum. Çok istesek de olmayınca olmuyor işte, yapacak bir şey yok. İnşallah yakın bir zamanda da, ölmez sağ kalırsak hızlı tren için bütçenin oluşturulduğu, projelerinin hazırlandığı haberiyle karşınızda oluruz, biraz moraliniz yerine gelir, bu benim son kararımdır.
--
Erzurum’un suyunun ünü artık kıtaları aştı
İngiltere’den su istediler
Son yıllarda sayıları bir hayli artan doğal kaynak suyu üretiminden kuşkusuz Erzurum da nasibini almış durumda. Sadece Erzurum şehir merkezi değil, çevre il ve ilçelerde de tüketimi her geçen gün artan şişelenmiş kaynak suyunun güzelliği ve de ünü öyle ki artık kıtalara da yayılmış durumda. Yumuşaklığının yanısıra sağlık içeren nitelikleriyle de bir çok ilin kendine ait suyu olmasına rağmen kullanımına devam edilen Erzurum’da ki sudan, İngiltere’de ki bir büyük market de istedi. Daha önce Erzurum’da, sonrasında İngiltere’ye yerleşen bir işinsanı, Erzurum’un suyundan bulundukları bölge insanının da faydalanması talebinde bulundu, ihracat için resmi başvurusunu yaptı.

**
Erzurum’da yıllardan beridir faaliyet gösteren Doyum Su Firmasının yönetim kurulu üyelerinden işinsanı Mustafa Kumbasar, ısrarlı istek karşısında İngiltere’de su satışına başlanacağını belirterek, ‘’Ünümüzü artık duymayan kalmayacak. Talepte bulunan firma ile temasa geçtik, onlara bir fiyat da verdik Sanıyorum bir hafta içerisinde durum netleşmiş olacak ve Erzurum’da ürettiğimiz suyu artık İngiltere’de de raflarda göstereceğiz’’ diye konuştu. Bu sebeple Dumlu’da ki tesislerinde üretimi artırdıklarını, yeni getirdikleri makineler ile üretim miktarını 3 misli artırdıklarını söyleyen Kumbasar, sadece suları ile değil, şişeleme kaliteleri ile de Türkiye’de örnek olma yolunda ilerlediklerini belirtti.
--
ETSO’ya Fransız kaldı!
Her dört yılda bir yapılan Ticaret Odası seçimleri için yoğun kulis çalışmalarına Erzurum’da da şahit olmak mümkün. Mevcut başkan Saim Özakalın’ın yanısıra eski başkanlardan ERÇİMSAN yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve işinsanları Mehmet Nuri Alim ile Vahit Bingöl’ün de aday olarak ismi geçen başkanlık seçimi için herkes şimdiden tarafını belirlemeye çalışırken, biri var ki bu önemli seçimlere son derece ilgisiz. 2026 yılının Kasım ayı içerisinde yapılması öngörülen Ticaret ve Sanayi Odası seçimini gündeminde tutmayan bu isim eski başkanlardan Muammer Cindilli. 2005-2009 yılları arasında bir dönem ETSO Başkanı olan, sonrasında aday olmayan, çekilen işinsanı Muammer Cindilli, kulis faaliyetlerinden bir hayli uzak, farklı gündem ile sosyal hayatına devam etmekle meşgul.

Kendisi gibi başkanlık döneminde ETSO’nun Meclis başkanlığı yapan Sacit Bulucu da ETSO seçimlerinin bir hayli uzağında, farklı ortamlarda bulunmakla meşgul. 1.Organize Sanayi Bölgesi eski Başkanlarından Zafer Ergüney’in Tortum’da ki köyünün bahçesinde gündemden oldukça uzak görüntü veren Cindilli, ‘’Bir defa başkanlık yapıp ayrıldığım ETSO’da benim işim bitti. Kazanacak olana şimdiden hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum, işlerinde kolaylıklar diliyorum’’ diyor.
--
Geçiş üstünlüğü kağıt üzerinde!
112’ye ait ambülansın geçiş üstünlüğü, malzeme yüklü devasa tır’ın önünü kapattığı anlarda adeta kağıt üzerinde kaldı. Palandöken ilçesinde şahit olduğum ve fotoğrafladığım bu kare, süratle devam eden inşaat sektörünün bir yerde hoyratlığını da ortaya koymuş oluyordu. Firmanın bir şekilde gerek araçların ve gerekse yayaların yol güvenliği için tedbirli olması, güvenli alan oluşturması gerektiğini gösteriyordu. Konut yapımı için elbette son derece iyi niyetle çalışan firmalar, zaman zaman bu tür insan sağlığını tehlikeye atan manzaralara sebebiyet veriyor. Bereket versin ki o anlarda ambülansta hasta yoktu ve o tepe lambaları yanmayan, siren yapmayan ambülansın 10 dakika kadar malzeme yüklü tırın şantiye alanına girmesini beklemesinde çok da sorun olmadı.

---
Bu kuyruklar yakışmıyor artık!
Geçmişte kaldığını sandığımız kuyrukların bazı yerlerde devam ettiğini görmek artık şaşırtır oldu. Et ve Balık Kurumu’na ait satış mağazalarının önlerinde görmeye alıştığımız kuyruklardan biri de Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Servisi’nde görmek mümkün artık. Özellikle hasta kayıt ve kabul için servis önünde oluşan kalabalıklar, kuyruk hastalığının halen daha devam ettiğini gözler önüne seriyor. Yetersiz sayıda vezne ve görevli olmamasından kaynaklı oluşan bu kuyruklar, gerek hasta ve gerekse hasta yakınlarını da sinir küpü edebiliyor, yaşanan izdihamlardan dolayı da tatsızlıklar çıkabiliyor.
**
EKG ve EKO gibi benzeri tetkiklerin yapıldığı, sadece şehir merkezinden değil, bölge illerden de gelen hasta akınının yaşandığı bilinen serviste biranda oluşan yoğunluk, hem de sürekli yenilenen cihazlar ile hizmet veren hastanede ister istemez can sıkıcı oluyor ve hastane yönetiminin, bunu da öncelikli çözülmesi gereken bir sorun olarak önünde duruyor. Bir dönemler özellikle eski SSK Hastanesi’nde ki kuyrukları anımsatan görüntüler sanıyorum rektör hoca Prof.Dr.Ahmet Hacımüftüoğlu’nu da çok üzüyor, bunun için de yöneticileri illa ki uyarmıştır diye düşünüyorum.
--
Taktım bir defa!
Sanıyorum kış turizminde artık bir marka olan Palandöken dağının ününü dünyada duymayan kalmamıştır. Son yıllarda işletme hakkını alan Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar ile yerli ve yabancı turist akınına uğrayan Palandöken dağının özelliklerini, güzelliklerini yaz yaz, bitirmezsin elbette. Ama nedense bana her çıkışımda gördüğüm bu dağa giriş manzarası kötü geliyor. Çok önceleri sempatik, doğal acemi pisti ile karşılaşılan dağın girişi, adeta bir keşmekeşe döndürülmüş durumda. Kim kime dum duma durumu oluşmuş. Her zaman Palandöken’in burnu olarak gördüğüm işte bu giriş noktasında adeta bu burun tıkanmış. Nefes alamaz halde görüyorum. Her defasında söyledim, bu vesile ile bir kere daha söyleyeyim, içimde kalmasın. Lütfen gelecek kış dönemine bu girişte bir iyileştirme yapın, dağın burnunun nefes almasını sağlayın. Türkan Şoray makyajsız da güzel. Görüntü hoş gelmiyor, Allah rızası için bu güzel kızdan bu kötü makyajı lütfen kaldırın, bu benim son kararımdır.

2013-2016 yılları arasında Erzurum’da Valilik görevine getirilen Ahmet Altıparmak’a da söylemiştim,
SEVDİĞİM BABA SÖZLER: İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır! (Dostoyevski)
DUVARIN DİLİ: Bizim gülümsememizi bir fotoğrafçı istedi, o da parasını aldı!