
Van Olgunlaşma Enstitüsünün "Gelenekten Geleceğe" ve "İlmek İlmek Anadolu" projeleri kapsamında yürüttüğü çalışmalarda, kentin kültürel hafızasında yer tutan motifler yeniden yorumlanıyor.
Enstitüde görev yapan usta öğreticiler, kentte yaşayan kadınların sevgi, özlem, umut ve yaşam hikayelerini yansıttığı "gülsarya", "sine", "lüleper", "çengel", "koç boynuzu" ve "kurt ağzı" motiflerini tezgahlarda dokuyor. Ardından bu motifler, ceket, fistan, etek ve gömlek gibi geleneksel ve modern kıyafetlere işlenerek özgün tasarımlara dönüştürülüyor.
Hazırlanan kıyafetler, enstitü bünyesinde oluşturulan alanda hem satılıyor hem de sergilenerek ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
"Günümüzde giyilen kıyafetleri geçmişten gelen motiflerle harmanladık"
Van Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Esin Tekin Baran, kentin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu birikimin zengin bir kültürel miras oluşturduğunu söyledi.
Enstitü bünyesindeki atölyelerde önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Baran, kentin köklü tarihini yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını ifade etti.
Kente özgü motiflerin her birinin ayrı bir hikaye taşıdığını anlatan Baran, şunları kaydetti:
"Asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan bir medeniyet yolculuğuna çıktık. Sergi salonundaki ürünler, köklü bir tarihin izlerini taşıyor. Özellikle Van motiflerinden esinlenerek ürünlerimizi oluşturduk. Kilim tezgahından nakışa kadar tüm çalışmalarımızı belirli temalar çerçevesinde birer sanat eserine dönüştürdük. Geçmişten günümüze uzanan bu yolculukta, kültürel mirasımızı günümüz anlayışıyla yorumlayarak sunmak istedik. Geçmişten gelen motifleri günümüzde kullanılan kıyafetlerle harmanlayarak, kültürel değerleri günlük yaşamda kullanılabilecek ürünlere dönüştürdük."
"Atıl olan yünleri ekonomiye kazandırıyoruz"
Tezgaha gelen ipliğin farklı aşamalardan geçtiğini dile getiren Baran, "Gürpınar ilçesindeki Norduz bölgesinde yetişen, 13 kaburgalı Norduz koyununun yünü, kırkım döneminde alınıyor. Geçmişte bu yünler çoğu zaman derelere ve çöplere atılarak hem çevre kirliliğine neden oluyor hem de insan sağlığını olumsuz etkiliyordu. Bu yünlerin ekonomik değer taşıdığını görerek AR-GE çalışmaları yürüttük. Atıl durumda olan bu yünleri ekonomiye kazandırarak hem kadın istihdamına katkı sunduk hem de kültürel mirasımızın tanıtımına destek olduk." diye konuştu.
Atölyede ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerine dikkati çeken Baran, yünlerin boyanmasından ipliğe dönüşmesine kadar olan süreçten sonra kumaş ve tasarım aşamasına geçtiklerini kaydetti.
Ürünlerin üzerindeki tüm işlemlerin atölyelerinde ustalıkla yapıldığını vurgulayan Baran, "Ürünleri kıyafet, ev aksesuarı ve çeşitli tekstil ürünlerine dönüştürerek satışa sunuyoruz. Kilim ve halılardaki motifleri nakış teknikleriyle kıyafetlere uyguluyoruz. Kumaşlarımızla kültürümüzü bütünleştirerek birer sanat eseri ortaya çıkarıyoruz." dedi.
Kaynak: AA
"Günümüzde giyilen kıyafetleri geçmişten gelen motiflerle harmanladık"
Van Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Esin Tekin Baran, kentin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu birikimin zengin bir kültürel miras oluşturduğunu söyledi.
Enstitü bünyesindeki atölyelerde önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Baran, kentin köklü tarihini yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını ifade etti.
Kente özgü motiflerin her birinin ayrı bir hikaye taşıdığını anlatan Baran, şunları kaydetti:
"Asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan bir medeniyet yolculuğuna çıktık. Sergi salonundaki ürünler, köklü bir tarihin izlerini taşıyor. Özellikle Van motiflerinden esinlenerek ürünlerimizi oluşturduk. Kilim tezgahından nakışa kadar tüm çalışmalarımızı belirli temalar çerçevesinde birer sanat eserine dönüştürdük. Geçmişten günümüze uzanan bu yolculukta, kültürel mirasımızı günümüz anlayışıyla yorumlayarak sunmak istedik. Geçmişten gelen motifleri günümüzde kullanılan kıyafetlerle harmanlayarak, kültürel değerleri günlük yaşamda kullanılabilecek ürünlere dönüştürdük."
"Atıl olan yünleri ekonomiye kazandırıyoruz"
Tezgaha gelen ipliğin farklı aşamalardan geçtiğini dile getiren Baran, "Gürpınar ilçesindeki Norduz bölgesinde yetişen, 13 kaburgalı Norduz koyununun yünü, kırkım döneminde alınıyor. Geçmişte bu yünler çoğu zaman derelere ve çöplere atılarak hem çevre kirliliğine neden oluyor hem de insan sağlığını olumsuz etkiliyordu. Bu yünlerin ekonomik değer taşıdığını görerek AR-GE çalışmaları yürüttük. Atıl durumda olan bu yünleri ekonomiye kazandırarak hem kadın istihdamına katkı sunduk hem de kültürel mirasımızın tanıtımına destek olduk." diye konuştu.
Atölyede ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerine dikkati çeken Baran, yünlerin boyanmasından ipliğe dönüşmesine kadar olan süreçten sonra kumaş ve tasarım aşamasına geçtiklerini kaydetti.
Ürünlerin üzerindeki tüm işlemlerin atölyelerinde ustalıkla yapıldığını vurgulayan Baran, "Ürünleri kıyafet, ev aksesuarı ve çeşitli tekstil ürünlerine dönüştürerek satışa sunuyoruz. Kilim ve halılardaki motifleri nakış teknikleriyle kıyafetlere uyguluyoruz. Kumaşlarımızla kültürümüzü bütünleştirerek birer sanat eseri ortaya çıkarıyoruz." dedi.
Kaynak: AA