
Paylaşımında, “Bir toplumun geleceğini öldürmenin en sessiz yolu, ona başka bir sevgi nesnesi sunmaktır” ifadelerine yer veren Aydemir, çocukların geri planda kaldığı bir anlayışın uzun vadede toplumsal riskler barındırdığını savundu. Ademir değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı;
“Bir toplumun geleceğini öldürmenin en sessiz yolu, ona başka bir sevgi nesnesi sunmaktır.
Bugün ekranlara bakın. Reklam filmlerine bakın. Dizi sahnelerine, sokak köşelerindeki afişlere, sosyal medya algoritmalarına bakın. Her birinde, ısrarla, tekrarlayarak, sizi bakışlarıyla fetheden bir köpek var. Mutfakta çocuk değil, köpek. Doğum günü pastasının önünde çocuk değil, köpek. “Aile” diye sunulan tablonun merkezinde çocuk değil, köpek.
Reklam dili şunu söylüyor: “Ev, köpekle tamdır.”
Diziler şunu gösteriyor: Çocuğu olmayan çift huzurludur, köpeği vardır.
Sosyal medya influencer’ları şunu normalleştiriyor: “Benim bebeğim” diyerek köpeğini kucağına alıyor.
Psikoloji literatürü bu dönüşümü “companion animal parenthood” diye adlandırıyor.
Medya ise bunu ebeveynliğin modern ve özgürleşmiş biçimi olarak paketleyip sunuyor.
Sonuç: Çocuk külfet, köpek konfor.
Şunu açıkça yazayım: Köpekler tehlikeli değildir, ama kontrolsüz köpek nüfusu tehlikelidir. Köpekleri sevmek yanlış değildir, ama köpeği çocuğun yerine koymak bir medeniyetin kendine ihanetinin adıdır.
Propagandanın zekası şuradadır: Size “köpeği mi seçiyorsun, çocuğu mu?” diye sormaz. Size yalnızca köpeği gösterir, giderek daha fazla ve daha merkeze alarak. Çocuğu ise çerçeveden çıkarır, yavaşça, fark ettirmeden.
Ve bir gün tablo tamamdır: Sarmaşıkların sardığı boş kalan beşikler.
Son Söz
Bir millet, çocuklarını değil köpeklerini kucakladığında çökmüyor. Zaten çökmüş demektir.
Sevgi kıt bir şey değildir; ama yönlendirilmiş sevgi, en güçlü ideolojik araçtır. Bize hangi yönde sevmemiz gerektiğini öğretenler, bize nasıl yaşamamız gerektiğini de zaten öğretmiş demektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan uyarmıştı!
Cumhrubaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak gördüklerini söyledi.
Geçtiğimi ay katıldığı bir etkinlikte konu ile alakalı değerlendirmeler yapan Cumurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından "aile" kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz." diye konuştu.
Esra Arpa