
42 yıl aradan sonra 1983 yılında akademik hayatına merhaba dediği yerde, Prof.Dr. İhsan Efeoğlu hocamla beraberiz. Artık yaş haddinden henüz emekli olmuş, neredeyse yarım asıra yakın emek verdiği fakülte binasında Yüzey Teknolojileri laboratuvarında sohbet ettiğimiz bilim insanı Prof.Dr. İhsan Efeoğlu, bilimsel çalışmalarına şahitlik yapmış, her bir köşesinde, materyalinde emeğinin olduğu laboratuvarını adeta evi etmiş, öylesine rahat.. Öğrencisi de olan, kendisi gibi çoktan saçı ağarmış Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden ve aynı zamanda Öğrenci Dekanlığı görevini yürüten Prof.Dr.Yaşar Totik ve Dr.Öğr.Üyesi Gökhan Gülten ile Prof.Dr.Efeoğlu’nu dinlerken zaman zaman duygulandığını ama bir o kadar da gururlu olduğunu gözlemliyorum. Yaptıkları onca bilimsel çalışmalar ile bugün Atatürk Üniversitesi’nin ülke genelinde Mühendislik Fakülteleri arasında iyi bir konuma ulaştırdıklarını, Amerika’da da anıldıklarını söyleyen Prof.Dr.Efeoğlu, kampüsteki resmi görevi sona ermiş olsa da, bilime ve teknolojiye olan bağlılığını ve tecrübelerini genç kuşaklara aktarma gayretinin her zaman devam edeceğini belirtiyor.

**
‘’1997 yılında vizyoner bir bakış açısıyla verdikleri proje desteği sayesinde ülkemizin bu alandaki öncü merkezlerinden biri olan bu laboratuvarı kurmamıza imkan tanıyan Savunma Sanayii Başkanlığı, yürüttüğüm bilimsel projelere, Ar-Ge faaliyetlerine ve millileştirme süreçlerine omuz veren, iş birliği yapmaktan her zaman gurur duyduğum TÜBİTAK, FNSS Savunma Sistemleri A.Ş, Aselsan, ayrıca bu uzun yürüyüşte yollarımızın kesiştiği tüm akademik ve idari mesai arkadaşlarıma destekleri ve dostlukları için müteşekkirim’’ diyen Prof.Dr.Efeoğlu, veda mesajı ile de resmi görevine nokta koyduğunu açıklıyor. Bundan böyle karargah kuracağı Ankara’da danışmanlık hizmeti ile üstüne vazife gördüğü bilime hizmet ereceğini anlatan, fakültesinde iz bırakan eski Dekanlardan Prof.Dr.Efeoğlu, yurt dışında da özellikle savunma sanayi ağırlıklı bilimsel çalışmaları ömrünün yettiğince de sürdüreceği sözünü veriyor.
--
Vedat Refayeli