
Elli dört farzdan yirmi altıncı farz halktan değil Allah Tealadan korkmaktır.
Allah teâla buyurdu:
“…felâ taḣşevû-nnâse vaḣşevni… /… insanlardan değil benden korkun…” (Maide 44)
Resulullah (sav) de, şu uyarıyı yapıp müjdeyi verdi:
“Ben sizden daha çok Allah teâlâyı bilir ve sizden daha çok Allah teâlâdan korkarım.”;
“Cenab-ı Rabb-i akdes hadisi kutsisinde buyurur:
-İzzetim ve celâlim hakkı için, bir kulumun üzerinde iki korkuyu ve iki emniyeti birlikte kılmam. Dünyada emin edersem kıyamette kendisini korkuturum; dünyada korkutursam kıyamet gününde emin kılarım.”
Kuran’da çok sayıda ayet-i kerimde Rabbimiz kendisinden çekinilmesini emretmiştir.
Allah teâla bizi yaratandır, bize hayatı ve nimetleri verendir.
Allah’tan çekinmek bir saygı ifadesidir, bu aynı zamanda yaratana karşı duyulan sevgiden doğar.
Allah bize hayatımızla dünyada ne yapacağımızı öğretmek için peygamberi ve Kuran gönderendir.
Kuran’ın emir ve yasakları bizim her iki dünyadaki mutluluğumuz için emredilmiştir.
Kuran’a uymak Peygamber’i takip etmek Allah’tan korkmaktır.
Allah, kulların haklarını gözetmemizi, iyilik yapmamızı bize emretti; haklara riayet edenler Allah’tan korkanlardır.
Müttakî kullar Allah’tan korkan kimselerdir; onlar savaşta barışta, zorlukta kolaylıkta, ölçülü biçili hareket ederler.
Namaz kılan, oruç tutan, zekât veren, hacca giden, faiz yemeyen kişiler Allah’tan korkan müminlerdir.
Allah’tan korkan mümin kimseler aynı zamanda sağlam aile müesseselerine sahiptirler; bu ailelerde kadınlar erkeklerin erkekler kadınların haklarına riayet ederek huzur içinde yaşarlar. Çoluk çocuk ve yaşlı kimseler de bu aile ortamında emniyet içindedirler; çünkü o yuvalarda Allah’tan korkan kimseler yaşamaktadır.
Allah’tan korkanlar Kuran mektebinin ölene kadar sadik öğrencileridir. Öğrenir amel ederler, öğretirler, iyiliği emreder kötülükten de çevrelerindeki insanları sakındırmaya çalışırlar.
Allah’a yaraşır şekilde yaşamak ve ölmek için müminler Yaratıcıdan korkarlar.
Her insan günahkârdır; müminler de günah işleyebilirler, fakat gönülleri derhal pişmanlık dolduğu gibi, hemen bağışlayan ve Rablerine korkuyla sığınırlar.
Müminler bilir ki, yerde gökte her ne varsa Allah’a aittir; bu yüzden kendi fani varlıklarına değil, fani varlıklarını bakı bir hayatla ebedileştirecek olan Allah’tan korkar ve Ona sığınırlar.
Allah’tan korkanlar için ibadetler Allah’a yakınlaşmanın yoludur; müminler ise bu yolun umutlu yolculardır.
Allah teâla buyurdu:
“…felâ taḣşevû-nnâse vaḣşevni… /… insanlardan değil benden korkun…” (Maide 44)
Resulullah (sav) de, şu uyarıyı yapıp müjdeyi verdi:
“Ben sizden daha çok Allah teâlâyı bilir ve sizden daha çok Allah teâlâdan korkarım.”;
“Cenab-ı Rabb-i akdes hadisi kutsisinde buyurur:
-İzzetim ve celâlim hakkı için, bir kulumun üzerinde iki korkuyu ve iki emniyeti birlikte kılmam. Dünyada emin edersem kıyamette kendisini korkuturum; dünyada korkutursam kıyamet gününde emin kılarım.”
Kuran’da çok sayıda ayet-i kerimde Rabbimiz kendisinden çekinilmesini emretmiştir.
Allah teâla bizi yaratandır, bize hayatı ve nimetleri verendir.
Allah’tan çekinmek bir saygı ifadesidir, bu aynı zamanda yaratana karşı duyulan sevgiden doğar.
Allah bize hayatımızla dünyada ne yapacağımızı öğretmek için peygamberi ve Kuran gönderendir.
Kuran’ın emir ve yasakları bizim her iki dünyadaki mutluluğumuz için emredilmiştir.
Kuran’a uymak Peygamber’i takip etmek Allah’tan korkmaktır.
Allah, kulların haklarını gözetmemizi, iyilik yapmamızı bize emretti; haklara riayet edenler Allah’tan korkanlardır.
Müttakî kullar Allah’tan korkan kimselerdir; onlar savaşta barışta, zorlukta kolaylıkta, ölçülü biçili hareket ederler.
Namaz kılan, oruç tutan, zekât veren, hacca giden, faiz yemeyen kişiler Allah’tan korkan müminlerdir.
Allah’tan korkan mümin kimseler aynı zamanda sağlam aile müesseselerine sahiptirler; bu ailelerde kadınlar erkeklerin erkekler kadınların haklarına riayet ederek huzur içinde yaşarlar. Çoluk çocuk ve yaşlı kimseler de bu aile ortamında emniyet içindedirler; çünkü o yuvalarda Allah’tan korkan kimseler yaşamaktadır.
Allah’tan korkanlar Kuran mektebinin ölene kadar sadik öğrencileridir. Öğrenir amel ederler, öğretirler, iyiliği emreder kötülükten de çevrelerindeki insanları sakındırmaya çalışırlar.
Allah’a yaraşır şekilde yaşamak ve ölmek için müminler Yaratıcıdan korkarlar.
Her insan günahkârdır; müminler de günah işleyebilirler, fakat gönülleri derhal pişmanlık dolduğu gibi, hemen bağışlayan ve Rablerine korkuyla sığınırlar.
Müminler bilir ki, yerde gökte her ne varsa Allah’a aittir; bu yüzden kendi fani varlıklarına değil, fani varlıklarını bakı bir hayatla ebedileştirecek olan Allah’tan korkar ve Ona sığınırlar.
Allah’tan korkanlar için ibadetler Allah’a yakınlaşmanın yoludur; müminler ise bu yolun umutlu yolculardır.