Cıfıt
Eski Sağlık Bakanı Akdağ, tatilini yarıda bıraktı, cenazesine yetişti
Ezirmik üzdü geçti
Benimde her daim saygın bir yer edinen Suat Ezirmik ismini hep duyardım ama nasip olmadı tanımak. Erzurum'da ülkücü camianın önemli, kıymetli isimlerinden biri olan Suat Ezirmik'in, kalp krizi sonrası yaşadığı İstanbul'da vefatı sonrasında arkasından söylenenleri okuyunca ve duyunca, tanışma mutluluğuna erişmediğime de yandım açıkçası. Yakından tanıdığım çok sayıda isim, arkasından sitayişle bahsettiği rahmetli Ezirmik ağabeyin geride bıraktığı en büyük iz, rol model oluşuydu. Art arda yapılan yorumlar, bir âlimin değil, âlemin öldüğünü anlatıyordu bana. Anarşinin kol gezdiği 1970'li yıllarda Ülkü Ocakları Başkanlığının yanı sıra Tahsil Talebe Derneği Başkanlığı yaptığı dönemlerde bıraktığı izler, mekânı cennet olsun, onun ne denli bir idol olduğunu da ortaya koyuyor.
Antalya Kaş'ta tatilini yarıda bırakarak, birçok tanıdığı gibi İstanbul'da Suat Ezirmik'in cenazesine giden eski Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ, onun için dün telefonda bana, "Dadaş'ın vücut bulmuş hâliydi" diyordu. "Tam bir Erzurum delikanlısıydı" dediği Ezirmik için, "Mertliği, vakarlılığı, sabır ve sakinliğinin yanı sıra cesareti ile o hep kalbimizde yaşayacak" ifadesini kullanan Prof. Dr. Akdağ, hapisler yaşamasına, çileler çekmesine, ekonomik zorluklar yaşamasına rağmen bir gün dahi duruşunu bozmadığına dikkat çekti. Eski Bakan, 78 kuşağının önemli isimlerinden olan Ezirmik gibi saygın isimler sayesinde Türkiye'nin ilerleyen yıllarda çok kazanımlar elde ettiğini de söylüyordu. Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun.
Bir Daire Başkanı, Taşmağazaları esnafına seslendi:
Siz siz olun Hacıcuma'ya yok demeyin!
Büyükşehir Belediyesi, bir süredir Hacı Cuma'da gerçekleştirdiği kentsel dönüşüm kapsamında konut ve ticari alan inşaatı yapımına devam ediyor. 239 konut, 20 ofis ve 216 iş yerinin inşasının devam ettiği Hacı Cuma'da konutların bölgedeki evleri yıkılan sakinlere, iş yerlerinin de Taşmağazaları'ndaki esnafa verilmesi öngörülüyor. Taşmağazaları'nın yıkılarak yeni, modern bir görünüme kavuşmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, ne var ki kuyumcuların katı defansı ile karşı karşıya. Çoğunluğu kuyumcudan oluşan Taşmağazaları esnafı, 19 Haziran tarihinde Sekmen'in de katıldığı toplantıda çeşitli gerekçeler ortaya koyarak site hâline getirilecek bu yeni alana gelmek, taşınmak istemediklerini net bir dille deklare etmişlerdi. Hâl böyle olunca onca masraf edilerek yapımına devam edilen Hacı Cuma'daki iş yerlerinin akıbeti şimdiden merak konusu oldu. Tamam, evler bir şekilde bölge sakinleri tarafından dolacak ama kuyumcu esnafı gelmeyecekse o iş yerleri ne olacak?
Büyükşehir Belediyesinde görevli bir Daire Başkanı, Hacı Cuma'daki kentsel dönüşüm projesinin prestij bir proje olduğunu belirterek, "Benim bildiğim Sekmen, o kuyumcu esnafını oraya getirir. İstemiyor olmalarına rağmen yarı kuyumcu esnafı iş yerlerine gelecek ve orası tamamen bir cazibe merkezi olacak, ilk başlarda gelmeyenlerin de pişmanlığı büyük olacak" iddiasında bulundu.

Daire Başkanı, "Evet, her ne kadar kuyumcu esnafına yeni yer yapılıyor olsa bile esnafın gelmek istemediği ortada. Geçtiğimiz günlerde de Taşmağazaları esnafı ile bir araya gelindi ve orada da durum anlaşıldı. Kuyumcular gelmeyecek. Ama Sekmen yeni iş yerlerini öylesine cazibeli bir hâle getirecek, ilgi odağı olacak ki, çok geçmeden kuyumcular illa ki bu yeni yere gelmek isteyecekler. Bunu hep birlikte göreceğiz." ifadesini kullandı.
Fasulyenin adı var tadı yok!
Gir Google'a bak! Sadece İspir değil, Hınıs ve Narman'ın da fasulyesi coğrafi işaretli bir üründür. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından çeşitli gün ve tarihlerde coğrafi işaretli ürünler arasına giren İspir, Hınıs ve Narman fasulyelerinin özellikle dışarıda ünü oldukça fazla ama doğum yerleri olan Erzurum'da pek de tanınır ve bilinirliği yok.
Belki bu biraz hadsiz ifade oldu ama işin aslına bakılırsa haksız da değilim. Özellikle İstanbul'da tamamen İspir fasulyesinin kullanıldığı hem de zincir olmuş lokanta ve restoranlar var ama Erzurum'da bunun esamesi okunmuyor.
Bugün il dışından turistik amaçla Erzurum'a gelen yerli veya yabancı birinin kuru fasulye yiyebileceği lokanta veya restoranın olmaması, ne demek istediğimizi anlatmaya yetiyor. Cağ kebabı ve kadayıf dolması ile de meşhur bir şehir Erzurum, gidilecek çok sayıda mekân vardır. Bu konuda bir sıkıntı yok. Ancak bugün gerçekten canı kuru fasulye çeken, hele de canı İspir fasulyesi çeken birisinin gidebileceği koca şehirde tek bir yer yoktur, sakın, sakın aksi söylem istemem! Bu da bana varlık içinde yokluk çekildiğini anlatıyor. Duruma bir son verilmesi gerektiği kanaatindeyim, bu benim son kararımdır.

Palandöken sırası şimdi onlarda
Her kış sezonu boyunca yerli yabancı on binlerce kayakçının mekânı hâline gelen Palandöken Dağı, şimdilerde koyunların, kuzuların, ineklerin mekânı oldu. Çevre köy ve mezralardan çobanlar tarafından otlatmak amacıyla Palandöken'e sürü hâlinde getirilen hayvanlar, ilginç görüntüler oluşturuyorlar. Daha düne kadar kayakçıların kayak ve snowboard yaptığı pistlerde şimdi hayvanlar otluyor, dağın doğasının güzelliklerini doyasıya yaşıyorlar.
Ejder Tepesi'nden başlayıp acemi pistine kadar yayılan 150 milyon metrekarelik alana sahip Palandöken'in yeşil alanlarında karınlarını doyuran hayvanlar, tıpkı kayakçılar gibi Palandöken'in nimetinden yararlanıyor. Fotoğraf karesine yansıyan işte bu görüntü, "Palandöken yaz kış sahipsiz değil. Kışın kayakçıların, yazın da hayvanların mekânı oluyor. Her hâlükârda Palandöken herkesin işine yarıyor." dedirten cinsten adeta.
İlk defa Alvarlı Efe'nin ilahisini okudu
Tuzlu, pas sildi
Benim gibi türkü severler için son yıllarda keşfedilen sanatçılardan biridir Ahmet Tuzlu. Kendine has sesi ve tarzıyla Türk coğrafyasında haklı bir beğeni ve ün de kazanan Ahmet Tuzlu'yu sadece radyo ve televizyondan izleyip dinlemiştim ama canlı izleme zevkine geçtiğimiz günlerde sahip oldum. Millî Eğitim ve İçişleri Bakanlarımızın da iştirak ettiği Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyetinin ödül töreninde sahne alan Ahmet Tuzlu, hem bana hem de benim gibi türkü severlere o onuru yaşattı, kulaklarımızın pasını sildi. Yoğun geçen törende oldukça kısa bir program gerçekleştiren Kerkük kökenli TRT Türk Halk Müziği sanatçımız Tuzlu, "Erzurum Kilidi Mülk-i İslâm'ın" eserini seslendirdi ki, bu bir ilkti ve bu ilke de şahit olduğumuz için kendimizi inanılmaz şanslı hissettik, tad aldık.
Erzurumlu mutasavvıf şair Alvarlı Efe'nin ilahi türküsünü pek de güzel seslendiren Tuzlu, bize bir kere daha kendini hayran bıraktı. Son zamanlarda bazı sanatçılar tarafından da seslendirilen bir eser, ancak bu kadar güzel bir sese çok daha ayrı yakışmıştı. Böylesi bir gecede böylesi bir eseri seslendirmek ayrıca bir kıymet arz etti. Program sonrası, bizlere kendisiyle ilk defa tanışma mutluluğunu da tattıran Tuzlu ile bu fotoğrafı çektirirken baktım ki arkada Kızılay Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez, MÜSİAD Başkanı Abdulkerim Kavaz ve arkadaşımız Zafer Taş da tanışmak, sohbet etmek için fırsat kolluyormuş. Gördüm ki, ödül törenine davet edilenler tarafından ilgi odağı olanlar sadece Tekin ve Çiftçi Bakanlarımız değil, Ahmet Tuzlu'ymuş da.
SEVDİĞİM BABA SÖZLER:
Ormanda kötü veya iyi yoktur, güçlü ve zayıf vardır. Koyunun ahlaklı olması kurdun fikrini değiştirmez! (Machiavelli)
DUVARIN DİLİ:
İzler kalır, izler kalırsın!
Not: İlk cümlede yer alan "Benimde" kelimesi, yazarın özellikle vurgu amacıyla kullanmadığı durumlarda TDK'ye göre "Benim de" şeklinde ayrı yazılmalıdır. Ayrıca "yarı kuyumcu esnafı" ifadesi maddi hata olabilir; kaynak metinde böyle geçtiği için korunmuştur.