
Hani içimizi çekerek çoğumuzun söylediği ve özlediği gibi ‘Ahhh, nerede o eski bayramlar…’
Aslında değişen biz ve zaman…
Bu değişime bir de uğursuz korona virüs belası eklenince ve bundan korunmak için bayram süresince eve hapsolduk; özlemimiz daha bir arttı ve eski bayramları özler olduk…
Kısaca tarihimizdeki en kötü bayramlardan birisiydi…
Bayram ziyareti yapıp büyüklerimizin ellerini öpemedik ve kucaklaşamadık; küçükler elimizi öpemedi ve harçlıklarını bu bayram alamadılar…
Eskisi kadar olmasa da tatlılar açıldı ve yemekler yapıldı…
Misafirlerin gelmeyeceğini bile bile alışkanlıktan olsa gerek şekerimizi, lokumumuzu, çikolata ve kahvemizi hazır ettik ama ne yazık ki ikram edemedik…
*
Bir başka mahzunluğumuz da Kabir Ziyâreti yapamayışımızdan kaynaklandı.
Pandeminin çok fazla oluşu sebebiyle kaybettiğimiz yakınlarımızı ziyâret edemedik, ruhlarına Fatihaları uzaktan uzağa göndermek zorunda kaldık..
*
İsrail’in Gazze’yi işgaline tepki koyduk, Kudüs’le üzüldük ve Filistin’de kaybettiğimiz dindaşlarımızla hüzünlendik...
*
Kötü şeylerden birisi de telefonların kilitlenmesi ve internetin işlevsizliğiydi…
Karşılıklı ev ziyareti yapamayanlar telefonlara sarıldılar ve hatlar kilitlendi…
Bayram süresince Yerel Gazeteler de çıkmadı ve biz televizyon ekranlarına hapsolduk…
Ya yemek programlarını veya aynı konukların bütün televizyon kanallarına bağlandığı, bir çoğunda konunun ‘Sedat Peker’ olduğu programları ya da ‘Tam Kapanmanın’ sonuçlarını tartıştık...
*
Ya bizi adeta aptal yerine koyan ve bitince tekrar yayınlanan, birbirinden filmlere ne dersiniz…
Nostalji Kuşağı adı altında yayınlanan eski, kötü ve ucuz yapımların yanı sıra; hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen, oyunculuklarından ziyade, salakça komedi anlayışlarıyla ön plana çıkmaya çalışan, toplumun tanımadığı tiplerin çevirdiği harcıalem filmlere mahkum olduk…
Ve bu filmleri seyredip, kısırdöngüye girmişçesine ‘biz buna mı layığız’ dedik…
*
Bu akşam ‘Kabine’den çıkacak ve Cumhurbaşkanının açıklayacağı kararları merakla bekliyoruz.
Aslına bakarsanız Kabine toplantısı Tam Kapanma sona ermeden yapılabilirdi...
‘Tam Kapanma’ bugün sona eriyor ve ‘Kontrollü Serbestlik, Tam Açılma’ ya da ‘Kontrollü Kısıtlama’ başlıyor...
Tam Kapanmada sonuca ulaştık mı?...
Çünkü vakalar azalmış gibi görünse de günlük 60 binlerden bugün itibariyle 10 binlere kadar gerilemiş.
Bu da hayli çok ve keza ölüm oranları da aynı şekilde yüksek...
Test sayısında da gerileme var...
Çünkü herkese değil de sadece hastalık belirtisi gösterene test yapılıyor...
AŞI KRİZİ SÜRÜYOR...
Toplumun ancak % 13’ünü aşılayabildik.
50-55 yaş arasını aşılayacakken, aşı yokluğundan sağlıkçı eşleri öne alındı ve aşılandı...
Sahi Öğretmenler ne oldu?...
Muhtemelen bu akşam okullarda yüz yüze eğitim yapılma kararı çıkacak.
Hemen belirtelim ki yüz yüze eğitimden tarafız...
Çocuklarımızın, öğretmen nezaretinde ve okul ortamında eğitim görmesi gerektiğine inanmaktayız.
Ama aşı ve pandemi şartları da mutlaka sağlanmalı...
Bu gün sabah saat 05 itibariyle Tam Kapanma sona erecek.
Bu akşam Kontrollü Kısıtlama ya da adı ne olacaksa Kabine toplantısı sonunda açıklanacak ve ne getirecek, sorusunun cevabını bulacağız.
*
Bizim bildiğimiz bayramlar; gönüllerin alındığı, küslerin barıştığı günlerdir…
Eskiden de en ağır eleştiriler nezaket dairesinde yapılır ve bayramlarda gönüller hoş edilirdi…
Her neyse…
Bir bayram da böyle geçti…
Yani kelimenin tam anlamıyla tatsız-tuzsuz bir bayram geçirdik…
İnşallah yeni bayramları Pandemiyi tamamen yok etmiş olarak karşılarız…
Bilmemiz ve uygulamamız gerekli olan, virüsün sürekli mutasyona uğradığı bu günlerde kurallara uymamız ve iki katı uygulamamızdan geçiyor...
Aslında değişen biz ve zaman…
Bu değişime bir de uğursuz korona virüs belası eklenince ve bundan korunmak için bayram süresince eve hapsolduk; özlemimiz daha bir arttı ve eski bayramları özler olduk…
Kısaca tarihimizdeki en kötü bayramlardan birisiydi…
Bayram ziyareti yapıp büyüklerimizin ellerini öpemedik ve kucaklaşamadık; küçükler elimizi öpemedi ve harçlıklarını bu bayram alamadılar…
Eskisi kadar olmasa da tatlılar açıldı ve yemekler yapıldı…
Misafirlerin gelmeyeceğini bile bile alışkanlıktan olsa gerek şekerimizi, lokumumuzu, çikolata ve kahvemizi hazır ettik ama ne yazık ki ikram edemedik…
*
Bir başka mahzunluğumuz da Kabir Ziyâreti yapamayışımızdan kaynaklandı.
Pandeminin çok fazla oluşu sebebiyle kaybettiğimiz yakınlarımızı ziyâret edemedik, ruhlarına Fatihaları uzaktan uzağa göndermek zorunda kaldık..
*
İsrail’in Gazze’yi işgaline tepki koyduk, Kudüs’le üzüldük ve Filistin’de kaybettiğimiz dindaşlarımızla hüzünlendik...
*
Kötü şeylerden birisi de telefonların kilitlenmesi ve internetin işlevsizliğiydi…
Karşılıklı ev ziyareti yapamayanlar telefonlara sarıldılar ve hatlar kilitlendi…
Bayram süresince Yerel Gazeteler de çıkmadı ve biz televizyon ekranlarına hapsolduk…
Ya yemek programlarını veya aynı konukların bütün televizyon kanallarına bağlandığı, bir çoğunda konunun ‘Sedat Peker’ olduğu programları ya da ‘Tam Kapanmanın’ sonuçlarını tartıştık...
*
Ya bizi adeta aptal yerine koyan ve bitince tekrar yayınlanan, birbirinden filmlere ne dersiniz…
Nostalji Kuşağı adı altında yayınlanan eski, kötü ve ucuz yapımların yanı sıra; hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen, oyunculuklarından ziyade, salakça komedi anlayışlarıyla ön plana çıkmaya çalışan, toplumun tanımadığı tiplerin çevirdiği harcıalem filmlere mahkum olduk…
Ve bu filmleri seyredip, kısırdöngüye girmişçesine ‘biz buna mı layığız’ dedik…
*
Bu akşam ‘Kabine’den çıkacak ve Cumhurbaşkanının açıklayacağı kararları merakla bekliyoruz.
Aslına bakarsanız Kabine toplantısı Tam Kapanma sona ermeden yapılabilirdi...
‘Tam Kapanma’ bugün sona eriyor ve ‘Kontrollü Serbestlik, Tam Açılma’ ya da ‘Kontrollü Kısıtlama’ başlıyor...
Tam Kapanmada sonuca ulaştık mı?...
Çünkü vakalar azalmış gibi görünse de günlük 60 binlerden bugün itibariyle 10 binlere kadar gerilemiş.
Bu da hayli çok ve keza ölüm oranları da aynı şekilde yüksek...
Test sayısında da gerileme var...
Çünkü herkese değil de sadece hastalık belirtisi gösterene test yapılıyor...
AŞI KRİZİ SÜRÜYOR...
Toplumun ancak % 13’ünü aşılayabildik.
50-55 yaş arasını aşılayacakken, aşı yokluğundan sağlıkçı eşleri öne alındı ve aşılandı...
Sahi Öğretmenler ne oldu?...
Muhtemelen bu akşam okullarda yüz yüze eğitim yapılma kararı çıkacak.
Hemen belirtelim ki yüz yüze eğitimden tarafız...
Çocuklarımızın, öğretmen nezaretinde ve okul ortamında eğitim görmesi gerektiğine inanmaktayız.
Ama aşı ve pandemi şartları da mutlaka sağlanmalı...
Bu gün sabah saat 05 itibariyle Tam Kapanma sona erecek.
Bu akşam Kontrollü Kısıtlama ya da adı ne olacaksa Kabine toplantısı sonunda açıklanacak ve ne getirecek, sorusunun cevabını bulacağız.
*
Bizim bildiğimiz bayramlar; gönüllerin alındığı, küslerin barıştığı günlerdir…
Eskiden de en ağır eleştiriler nezaket dairesinde yapılır ve bayramlarda gönüller hoş edilirdi…
Her neyse…
Bir bayram da böyle geçti…
Yani kelimenin tam anlamıyla tatsız-tuzsuz bir bayram geçirdik…
İnşallah yeni bayramları Pandemiyi tamamen yok etmiş olarak karşılarız…
Bilmemiz ve uygulamamız gerekli olan, virüsün sürekli mutasyona uğradığı bu günlerde kurallara uymamız ve iki katı uygulamamızdan geçiyor...