
Öyle idareciler vardır ki şehirden ayrıldıktan yıllar sonra bile bıraktıkları eserlerle anılmağa devam ederler…
Ayrılıklarının üzerinden yıllar geçmesine karşın hayırla yad edilen birçok yönetici vardır bu şehirde…
Erzurum Valisi Sayın Okay Memiş de bunlardan birisi…
Bir defa son derece mütevazı ve devletin her daim gülen yüzü…
Hiç kimse zannetmesin ki ayrılmasını istiyoruz; daha birkaç sene bitmeyen enerjisine, dinamizmine ve hizmetine ihtiyaç duyuyoruz …
*
Önceki gün Valilikten aradılar ve ‘Sayın Vali eşliğinde Narman Peri Bacaları ve Tortum Şelalesindeki düzenlemeleri gezmek ister misiniz…’ dediler. Memnuniyetle gelen davete icabet edip, diğer basın mensupları ile birlikte geziye katıldık…
Peri Bacalarının hemen kıyısından Oltu-Şenkaya-Ardahan yolu geçiyor. Biz o yoldan geçerken çoğu zaman durmaz, durduğumuzda da sadece fotoğraf çekip, yolumuza devam ederdik… Çünkü durup dinlenecek en azından bir çardak altı dahi yoktu ve o güzelim doğa harikası varlıklar kaderine terkedilmişti…
Sayın Vali, Doğa ve Kültür Varlıklarına duyduğu hassasiyet nedeni ve her fırsatta tekrarladığı ‘Erzurum’da yaşayan bizler iyi ve güzel şeylere lâyık değil miyiz…’ düşüncesiyle işe girişmiş… Büyükşehir Belediyesi, Narman Belediyesi ve şehrin Siyasetçileri de desteklerini esirgememişler…
Kırmızı Periler Diyarı, 12 Vadiden oluşuyor ve toplam büyüklüğü 17 milyon metre kare… Biz bu vadilerden yalnızca birine gidebildik…
Önce vadileri tepeden gören yere yol götürülmüş ve doğal güzelliklere kuş bakışı seyir sağlanmış…
Narman Belediye Başkanı Burhanettin Eser’in nazik ikramından sonra, yamaçtan aşağı kendimizi saldık ve Sayın Vali ile beraber ‘Kırmızı Perileri’ seyrederek, doğal flora ve kekik kokuları arasında yaklaşık 3 km. yolun kenarındaki dinlenme tesisine kadar yürüdük…
Dinlenme tesisi iki katlı ve gelen misafirlerin her türlü sosyal ihtiyaçları düşünülerek planlanmış…
Kapadokya kadar ihtişamlı ve doğal güzellikleri bozulmamış Kırmızı Periler Diyarı kültür varlıklarını seyrederek, doğa ile iç içe bir gün geçirmek için bence ideal…
Tek noksanı şimdilik turistler ve ‘güzel atlar’…
Vakit akşama yaklaşıyor ve şimdi Şelaleyi görme zamanı…

*
Tortum Gölündeki yakamozları seyrederek, ışıklarla birlikte akşam karanlığında Şelaleye ulaşıyoruz… Bizi düzenlemeyi gerçekleştiren inşaat mühendisiyle, yapılan sosyal donatıların sahipleri Ata kardeşler heyecanla karşılıyor.
Heyecan diyorum çünkü gezinti alanları, oto parkları, kafeteryaları ve restoranları ile çok önemli bir iş başarmışlar… ‘Çivi çakılamaz’ denilen alanda Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu toplanmış, bizzat yerinde tespitle gerekli izinleri vermiş… Önceleri derme çatma, insan sağlığı için tehlike oluşturan yapıların yerine modern dinlenme ve yeme-içme alanları oluşturulmuş…
*
Biz eskiden de bu alana gelirdik ama ihtiyaç giderici ya da dinlenmeye yönelik bir yapı bulamazdık. Yüksekliği ve çağlayanı ile övündüğümüz; Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük şelalesini utana sıkıla misafirlere gösterirdik… Hele fotoğraf çekmek ya da çektirirken, uçuruma düşmeme adına birbirimizi tutar veya kahramanlık gösterilerine girişir; piknik yapalım derken de toza toprağa bulanırdık…
Şimdi, önce şelale çevresindeki heyelan riski giderilmiş…
Sonra en aşağıya inerken güvenlikli seyir terasları, karşı taraftan çıkarken de oturup dinlenme alanları oluşturulmuş…
En önemlisi de çevrede bulunan ve dışarıdan getirtilen endemik bitkilerle her alana dikilmiş ve adeta bir botanik park oluşturulmuş…
Bu sayede Endemik Bitkiler de koruma altına alınmış…
Muhteşem ışıklandırmadan söz ederken, bizimle birlikte geziye katılan Ata kardeşlerden birisi diyor ki ‘Eskiden biz burayı fener ışığında gezdirirdik…’
*
Vali Okay Memiş, iki yıl önce Erzurum’a atandığında Kırmızı Periler Diyarı ile Tortum Şelalesine utanarak gelmiş… Bugün birtakım düzenlemeler yaparak geldiği kültür ve tabiat varlıklarını övünçle gösteriyor…
Diyor ki; ‘Ben Valiyim, düzenlemeleri yapıp, sorunları çözmem lâzım… Büyükşehir Belediyesinin de destek olduğu bu alanları onlara gönül rahatlığı içinde bırakabilirim… Eminim ki onlar da güzel düzenleme yapacaktır…’
Gönlüne sağlık Sayın Vali’m…
Teşekkür ederiz…
Ayrılıklarının üzerinden yıllar geçmesine karşın hayırla yad edilen birçok yönetici vardır bu şehirde…
Erzurum Valisi Sayın Okay Memiş de bunlardan birisi…
Bir defa son derece mütevazı ve devletin her daim gülen yüzü…
Hiç kimse zannetmesin ki ayrılmasını istiyoruz; daha birkaç sene bitmeyen enerjisine, dinamizmine ve hizmetine ihtiyaç duyuyoruz …
*
Önceki gün Valilikten aradılar ve ‘Sayın Vali eşliğinde Narman Peri Bacaları ve Tortum Şelalesindeki düzenlemeleri gezmek ister misiniz…’ dediler. Memnuniyetle gelen davete icabet edip, diğer basın mensupları ile birlikte geziye katıldık…
Peri Bacalarının hemen kıyısından Oltu-Şenkaya-Ardahan yolu geçiyor. Biz o yoldan geçerken çoğu zaman durmaz, durduğumuzda da sadece fotoğraf çekip, yolumuza devam ederdik… Çünkü durup dinlenecek en azından bir çardak altı dahi yoktu ve o güzelim doğa harikası varlıklar kaderine terkedilmişti…
Sayın Vali, Doğa ve Kültür Varlıklarına duyduğu hassasiyet nedeni ve her fırsatta tekrarladığı ‘Erzurum’da yaşayan bizler iyi ve güzel şeylere lâyık değil miyiz…’ düşüncesiyle işe girişmiş… Büyükşehir Belediyesi, Narman Belediyesi ve şehrin Siyasetçileri de desteklerini esirgememişler…
Kırmızı Periler Diyarı, 12 Vadiden oluşuyor ve toplam büyüklüğü 17 milyon metre kare… Biz bu vadilerden yalnızca birine gidebildik…
Önce vadileri tepeden gören yere yol götürülmüş ve doğal güzelliklere kuş bakışı seyir sağlanmış…
Narman Belediye Başkanı Burhanettin Eser’in nazik ikramından sonra, yamaçtan aşağı kendimizi saldık ve Sayın Vali ile beraber ‘Kırmızı Perileri’ seyrederek, doğal flora ve kekik kokuları arasında yaklaşık 3 km. yolun kenarındaki dinlenme tesisine kadar yürüdük…
Dinlenme tesisi iki katlı ve gelen misafirlerin her türlü sosyal ihtiyaçları düşünülerek planlanmış…
Kapadokya kadar ihtişamlı ve doğal güzellikleri bozulmamış Kırmızı Periler Diyarı kültür varlıklarını seyrederek, doğa ile iç içe bir gün geçirmek için bence ideal…
Tek noksanı şimdilik turistler ve ‘güzel atlar’…
Vakit akşama yaklaşıyor ve şimdi Şelaleyi görme zamanı…

*
Tortum Gölündeki yakamozları seyrederek, ışıklarla birlikte akşam karanlığında Şelaleye ulaşıyoruz… Bizi düzenlemeyi gerçekleştiren inşaat mühendisiyle, yapılan sosyal donatıların sahipleri Ata kardeşler heyecanla karşılıyor.
Heyecan diyorum çünkü gezinti alanları, oto parkları, kafeteryaları ve restoranları ile çok önemli bir iş başarmışlar… ‘Çivi çakılamaz’ denilen alanda Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu toplanmış, bizzat yerinde tespitle gerekli izinleri vermiş… Önceleri derme çatma, insan sağlığı için tehlike oluşturan yapıların yerine modern dinlenme ve yeme-içme alanları oluşturulmuş…
*
Biz eskiden de bu alana gelirdik ama ihtiyaç giderici ya da dinlenmeye yönelik bir yapı bulamazdık. Yüksekliği ve çağlayanı ile övündüğümüz; Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük şelalesini utana sıkıla misafirlere gösterirdik… Hele fotoğraf çekmek ya da çektirirken, uçuruma düşmeme adına birbirimizi tutar veya kahramanlık gösterilerine girişir; piknik yapalım derken de toza toprağa bulanırdık…
Şimdi, önce şelale çevresindeki heyelan riski giderilmiş…
Sonra en aşağıya inerken güvenlikli seyir terasları, karşı taraftan çıkarken de oturup dinlenme alanları oluşturulmuş…
En önemlisi de çevrede bulunan ve dışarıdan getirtilen endemik bitkilerle her alana dikilmiş ve adeta bir botanik park oluşturulmuş…
Bu sayede Endemik Bitkiler de koruma altına alınmış…
Muhteşem ışıklandırmadan söz ederken, bizimle birlikte geziye katılan Ata kardeşlerden birisi diyor ki ‘Eskiden biz burayı fener ışığında gezdirirdik…’
*
Vali Okay Memiş, iki yıl önce Erzurum’a atandığında Kırmızı Periler Diyarı ile Tortum Şelalesine utanarak gelmiş… Bugün birtakım düzenlemeler yaparak geldiği kültür ve tabiat varlıklarını övünçle gösteriyor…
Diyor ki; ‘Ben Valiyim, düzenlemeleri yapıp, sorunları çözmem lâzım… Büyükşehir Belediyesinin de destek olduğu bu alanları onlara gönül rahatlığı içinde bırakabilirim… Eminim ki onlar da güzel düzenleme yapacaktır…’
Gönlüne sağlık Sayın Vali’m…
Teşekkür ederiz…