
Muş Alparslan Üniversitesi'nde fakülte sekreteri olarak görev yapan Kaya, acil kan ihtiyacı bulunan hastalara umut olmak amacıyla 2002 yılında gönüllü bağışçı olmaya karar verdi.
24 yılda 47 kez bağışta bulunan ve çevresindeki birçok kişiye örnek olan Kaya, Türk Kızılay tarafından plaketle ödüllendirildi.
Bugüne kadar yaptığı bağışla birçok kişinin hayatına dokunan Kaya, 65 yaşına kadar kan bağışında bulunmaya devam etmeyi hedefliyor.
İstasyon Caddesi'nde konuşlandırılan Kızılay aracına giderek kan veren Arif Kaya, ilk kan bağışını 2002'de yaptığını söyledi.
Kan vermeden önce bağış konusunu araştırdığını anlatan Kaya, şöyle konuştu:
"Hem sağlığım hem de insanlara faydalı olmak için kan vermeye başladım. Kanın başka bir şekilde üretilemediğini, sadece insanlardan alınabildiğini biliyoruz. Bir gün bizim ya da yakınlarımızın da kana ihtiyacı olabilir. Bunun için kan ihtiyacının karşılanmasına katkı sunmak amacıyla bağışçı olmaya karar verdim. 2002'den bu yana 47 kez kan verdim ve bunun neticesinde plaket almaya hak kazandım. Bu da benim için gurur verici. İnsanların hayatına dokunabilmek için bağış yapıyorum, inşallah buna devam edeceğim."
- "65 yaşına kadar düzenli olarak kan vermeye çalışacağım"
Herkesin kan bağışında bulunması gerektiğini ifade eden Kaya, insanların başına ne geleceğini bilemediğini, bu nedenle acil durumlar için kan vermenin hayati önem taşıdığını vurguladı.
İnsanların 65 yaşına kadar kan verebildiğini dile getiren Kaya, "Ben de 65 yaşına kadar 3 ayda bir düzenli olarak kan vermeye çalışacağım. Sağlıklı bireylerden alınan kanın en az üç kişinin hayatına dokunduğunu biliyoruz. Benim de daha önce bir ameliyat nedeniyle başka bir şehirde kan ihtiyacım oldu. Kızılay aracılığıyla gerekli kanı temin edebildim. Eğer insanlar kan vermezse, acil durumlarda gerekli kanı bulamayabiliriz." ifadelerini kullandı.
Kaya, "Özellikle lösemi hastaları gibi sürekli kana ihtiyaç duyan kişiler için bu duyarlılığı göstermeliyiz. İnsanlara faydalı olduğumuz sürece manevi olarak kendimizi iyi hissederiz. Bu nedenle 18-65 yaş arasındaki tüm sağlıklı bireyleri kan bağışında bulunmaya davet ediyorum." dedi.
Kaynak: AA
İstasyon Caddesi'nde konuşlandırılan Kızılay aracına giderek kan veren Arif Kaya, ilk kan bağışını 2002'de yaptığını söyledi.
Kan vermeden önce bağış konusunu araştırdığını anlatan Kaya, şöyle konuştu:
"Hem sağlığım hem de insanlara faydalı olmak için kan vermeye başladım. Kanın başka bir şekilde üretilemediğini, sadece insanlardan alınabildiğini biliyoruz. Bir gün bizim ya da yakınlarımızın da kana ihtiyacı olabilir. Bunun için kan ihtiyacının karşılanmasına katkı sunmak amacıyla bağışçı olmaya karar verdim. 2002'den bu yana 47 kez kan verdim ve bunun neticesinde plaket almaya hak kazandım. Bu da benim için gurur verici. İnsanların hayatına dokunabilmek için bağış yapıyorum, inşallah buna devam edeceğim."
- "65 yaşına kadar düzenli olarak kan vermeye çalışacağım"
Herkesin kan bağışında bulunması gerektiğini ifade eden Kaya, insanların başına ne geleceğini bilemediğini, bu nedenle acil durumlar için kan vermenin hayati önem taşıdığını vurguladı.
İnsanların 65 yaşına kadar kan verebildiğini dile getiren Kaya, "Ben de 65 yaşına kadar 3 ayda bir düzenli olarak kan vermeye çalışacağım. Sağlıklı bireylerden alınan kanın en az üç kişinin hayatına dokunduğunu biliyoruz. Benim de daha önce bir ameliyat nedeniyle başka bir şehirde kan ihtiyacım oldu. Kızılay aracılığıyla gerekli kanı temin edebildim. Eğer insanlar kan vermezse, acil durumlarda gerekli kanı bulamayabiliriz." ifadelerini kullandı.
Kaya, "Özellikle lösemi hastaları gibi sürekli kana ihtiyaç duyan kişiler için bu duyarlılığı göstermeliyiz. İnsanlara faydalı olduğumuz sürece manevi olarak kendimizi iyi hissederiz. Bu nedenle 18-65 yaş arasındaki tüm sağlıklı bireyleri kan bağışında bulunmaya davet ediyorum." dedi.
Kaynak: AA