
Aslında bu yazının 24 Nisan günü, yani Ermeni Tehcirinin yıldönümünde yazılması gerekiyordu.
Ama 24 Nisan mübarek Ramazan Ayının da ilk günü olduğu için gecikmeli yazılıyor, olsun…
*
1914 yılı sonrası Osmanlı Devleti bir çok yönden kuşatılmış,Sarıkamış faciası yaşanmış, dengeler bozulmuş, mütecavizler Türk Milletine son darbeyi indirmek için harekete geçmişler…
İşte böyle bir ortamda Osmanlı’nın ‘Millet-i Sadıka’ dediği Ermeniler’in siyasetçileri, pastadan pay kapabilmek için peşlerine takıldıkları Avrupalı siyasetçilerle birlikte hareket etmeye başladılar… Osmanlı devletinde Mebusuk ve Nazırlık dahil bir çok önemli göreve yapan bu Ermeni aydınları devlete karşı ihanet içine girmeye başladılar…
Güvenlik görevlilerinin, Ermeni entelleri yargılama ve tutuklaması ile başlayan hareketler, gittikçe artmağa başladı… Öyle ki Anadolu’da Taşnak ve Hınçak çeteleri yerleşim yerlerini basarak savunmasız halkı katletmeye giriştiler…
Osmanlı savaşta iken arkasında halkını katleden çetelere tahammül edemezdi… Bunun içindir ki topraklarındaki Ermenilerin tehcir edilme kararını aldı ve uyguladı…
Savaş şartları ve salgın hastalıklar ve diğer sebeplerden ölen insanlar kırıma uğradılar yalanı uyduruldu… O dönemde yaşanan savaşlar ve salgın hastalıklar sonucu 1 milyondan fazla Müslüman’ın da öldüğünü tarihçiler belirtmekte…
Yine tarihi kaynaklar Anadolu’da katliama uğramış ve toplu mezarlara gömülmüş Türkler’e ait 185 toplu mezardan söz ediyor ve bunların ikisi Tepeköy’de…
İşte o toplu mezarlardan birisinin açılışına tanıklık ediyoruz… Toplu Mezar Erzurum’a 8 kilometre uzaklıktaki Tepeköy’de açıldı… Burada,sadece bir toplu mezarda 1918 yılında katledilen 90’ı erkek , 60’ı kadın olmak üzere 150 kişinin cesedi var…
Bu köyde önce de belirttiğimiz gibi bir toplu mezar daha bulunmakta…
***
Yıl 2010 ve takvimlerin 15.günü gösterdiği güzel bir Haziran sabahı…
Kazı Kültür Bakanlığı ve Atatürk Üniversitesinin iş birliğinde yapılıyor…
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünün nezaretinde kazıya katılan bilim adamları arasında Ermeni Araştırmalar Merkezini Müdürü Erol Kürkçüoğlu da var…
Kazı öncesinde mikrofonlara konuşan Kürkçüoğlu, ‘Türk Milleti’nin tarihi ile her zaman yüzleşmeye hazır, asil bir millet olduğunu…..’söyledi.
42 haneli, 260 kişinin oturduğu köydeki kazı, sabah saatlerinde kazıyı yapan 30’a yakın uzman kişi, Üniversite gözlemcileri ,Belediye ve Basın mensuplarının iştiraki ile başladı
Türk bayrakları ile donatılan 60 metrekarelik alanda başlatılan kazıyı köylüler de ilgi ile izledi.
Atatürk Üniversitesi’nin o günkü Rektörü Prof. Dr.Hikmet Koçak, ‘ …maalesef bazı ülke parlementoları 'Türk soykırımı'nı tersine çevirerek tarihi iftira ve sahtekarlıklarla 'Ermeni soykırımı' haline getirmişlerdir……Erzurum'un Alaca, Yeşilyayla, Tımar, Kars'ın Subatan, Iğdır'ın Oba, Hakmehmet, Van'ın Zeve'de toplu mezar kazısı yapılmıştır. Tepeköy'de yapılan bir bilimsel kazıdır ve bilime ışık tutacaktır’dedi…
Uzmanların açtığı toplu mezardan çokça insan kemiğinin yanı sıra üzerine ay-yıldız işlenmiş ağızlık ve tütün tabakaları çıkarıldı, katledilen insanlar için Kur’an tilaveti yapıldı ve dualar edildi.
***
Evet, Ermeni çetelerin Tepeköy’de yaptıkları katliamı ve toplu mezarın açılışının tanığı olduk,1918 yılında katledilen masum insanların torunları ile röportaj yapıp acılarına ortak olduk…
ABD Başkanı önceki yıl, o yıllarda yaşananlar için soykırım dememiş ama Meds Yeghern, yani ‘Büyük Felaket’ tanımını kullanmıştı…
Gerçek şu ki, göçenler ve kalanlar çok acılar yaşadı…
Ama 1918’in Mart ayında Erzurum’a giren Kâzım Karabekir Paşa, anılarında gördüğü manzara için ‘Erzurum adeta kasap dükkanı gibiydi…’ diyor.
Şimdi Tepeköy’den bakıp, acaba kimin için Meds Yeghern diyorum…
Ama 24 Nisan mübarek Ramazan Ayının da ilk günü olduğu için gecikmeli yazılıyor, olsun…
*
1914 yılı sonrası Osmanlı Devleti bir çok yönden kuşatılmış,Sarıkamış faciası yaşanmış, dengeler bozulmuş, mütecavizler Türk Milletine son darbeyi indirmek için harekete geçmişler…
İşte böyle bir ortamda Osmanlı’nın ‘Millet-i Sadıka’ dediği Ermeniler’in siyasetçileri, pastadan pay kapabilmek için peşlerine takıldıkları Avrupalı siyasetçilerle birlikte hareket etmeye başladılar… Osmanlı devletinde Mebusuk ve Nazırlık dahil bir çok önemli göreve yapan bu Ermeni aydınları devlete karşı ihanet içine girmeye başladılar…
Güvenlik görevlilerinin, Ermeni entelleri yargılama ve tutuklaması ile başlayan hareketler, gittikçe artmağa başladı… Öyle ki Anadolu’da Taşnak ve Hınçak çeteleri yerleşim yerlerini basarak savunmasız halkı katletmeye giriştiler…
Osmanlı savaşta iken arkasında halkını katleden çetelere tahammül edemezdi… Bunun içindir ki topraklarındaki Ermenilerin tehcir edilme kararını aldı ve uyguladı…
Savaş şartları ve salgın hastalıklar ve diğer sebeplerden ölen insanlar kırıma uğradılar yalanı uyduruldu… O dönemde yaşanan savaşlar ve salgın hastalıklar sonucu 1 milyondan fazla Müslüman’ın da öldüğünü tarihçiler belirtmekte…
Yine tarihi kaynaklar Anadolu’da katliama uğramış ve toplu mezarlara gömülmüş Türkler’e ait 185 toplu mezardan söz ediyor ve bunların ikisi Tepeköy’de…
İşte o toplu mezarlardan birisinin açılışına tanıklık ediyoruz… Toplu Mezar Erzurum’a 8 kilometre uzaklıktaki Tepeköy’de açıldı… Burada,sadece bir toplu mezarda 1918 yılında katledilen 90’ı erkek , 60’ı kadın olmak üzere 150 kişinin cesedi var…
Bu köyde önce de belirttiğimiz gibi bir toplu mezar daha bulunmakta…
***
Yıl 2010 ve takvimlerin 15.günü gösterdiği güzel bir Haziran sabahı…
Kazı Kültür Bakanlığı ve Atatürk Üniversitesinin iş birliğinde yapılıyor…
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünün nezaretinde kazıya katılan bilim adamları arasında Ermeni Araştırmalar Merkezini Müdürü Erol Kürkçüoğlu da var…
Kazı öncesinde mikrofonlara konuşan Kürkçüoğlu, ‘Türk Milleti’nin tarihi ile her zaman yüzleşmeye hazır, asil bir millet olduğunu…..’söyledi.
42 haneli, 260 kişinin oturduğu köydeki kazı, sabah saatlerinde kazıyı yapan 30’a yakın uzman kişi, Üniversite gözlemcileri ,Belediye ve Basın mensuplarının iştiraki ile başladı
Türk bayrakları ile donatılan 60 metrekarelik alanda başlatılan kazıyı köylüler de ilgi ile izledi.
Atatürk Üniversitesi’nin o günkü Rektörü Prof. Dr.Hikmet Koçak, ‘ …maalesef bazı ülke parlementoları 'Türk soykırımı'nı tersine çevirerek tarihi iftira ve sahtekarlıklarla 'Ermeni soykırımı' haline getirmişlerdir……Erzurum'un Alaca, Yeşilyayla, Tımar, Kars'ın Subatan, Iğdır'ın Oba, Hakmehmet, Van'ın Zeve'de toplu mezar kazısı yapılmıştır. Tepeköy'de yapılan bir bilimsel kazıdır ve bilime ışık tutacaktır’dedi…
Uzmanların açtığı toplu mezardan çokça insan kemiğinin yanı sıra üzerine ay-yıldız işlenmiş ağızlık ve tütün tabakaları çıkarıldı, katledilen insanlar için Kur’an tilaveti yapıldı ve dualar edildi.
***
Evet, Ermeni çetelerin Tepeköy’de yaptıkları katliamı ve toplu mezarın açılışının tanığı olduk,1918 yılında katledilen masum insanların torunları ile röportaj yapıp acılarına ortak olduk…
ABD Başkanı önceki yıl, o yıllarda yaşananlar için soykırım dememiş ama Meds Yeghern, yani ‘Büyük Felaket’ tanımını kullanmıştı…
Gerçek şu ki, göçenler ve kalanlar çok acılar yaşadı…
Ama 1918’in Mart ayında Erzurum’a giren Kâzım Karabekir Paşa, anılarında gördüğü manzara için ‘Erzurum adeta kasap dükkanı gibiydi…’ diyor.
Şimdi Tepeköy’den bakıp, acaba kimin için Meds Yeghern diyorum…