
Erzurum’da esnafın kendi arasında “80’ler Sokağı” olarak adlandırdığı Memişağa Sokak’ta, teknolojinin hızla değiştiği bir dönemde geçmişin sesini yaşatan Necip Aksakal mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Yaklaşık yarım asırdır aynı dükkanda çalışan Necip Aksakal, radyo, pikap, plakçalar ve gramofonları yeniden hayata döndürerek hem hatıraları yaşatıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği ayakta tutmaya çalışıyor.

"Doğu Anadolu'da bu işi yapan eski ustalardan sadece ben kaldım"
Elektronik tamirciliğinin sabır ve tecrübe gerektirdiğini belirten Necip Aksakal, yılların birikiminin mesleğin en önemli parçası olduğunu ifade etti.
"1962 yılında ustamın yanına çırak olarak girdim. 1972 yılına kadar kalfa olarak çalıştım. Askerden döndükten sonra 1974 yılında kendi iş yerimi açtım. Bugün 51 yıldır aynı dükkanda çalışıyorum. Toplamda 60 yılı aşkın süredir bu mesleğin içindeyim. Doğu Anadolu Bölgesi'nde radyo, pikap, gramofon tamiri yapan eski ustalardan yalnızca ben kaldım." dedi.

"Bir meslek üç ayda öğrenilmez"
En büyük sıkıntılarının çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Aksakal, gençlerin kısa sürede meslek öğrenme beklentisinin gerçekçi olmadığını dile getirdi.
"Birçok kişi çocuğunu yaz tatilinde iki üç aylığına getiriyor. Oysa bu iş öyle birkaç ayda öğrenilecek bir meslek değil. Tornavidayı doğru tutabilmekten arızaya teşhis koymaya kadar her şey yıllar istiyor. Bir insanın bu işi öğrenebilmesi için en az üç ila beş yıl emek vermesi gerekir. Bugün sadece benim değil, birçok esnafın en büyük sorunu çırak bulamamak"dedi.

"Meslek insanın kolundaki altın bileziktir"
Üniversite eğitiminin herkes için tek seçenek olmadığını vurgulayan Aksakal, meslek sahibi olmanın önemine dikkat çekti.
"Babam çiftçiydi. Bu meslek bana ailemden kalmadı. Ortaokuldan sonra ustamın yanına verildim ve bu işi öğrendim. Rahmetli ustam bana öyle bir altın bilezik taktı ki bugün nerede olursam olayım bu meslek sayesinde ekmeğimi kazanabiliyorum. Herkesin mutlaka üniversite okuması gerekmiyor. Her insanın bir sanatı olmalı. Bu ülkenin iyi ustalara ve ara elemanlara ihtiyacı var" dedi.

Eski cihazlara ilgi yeniden arttı
Son yıllarda nostaljik elektronik cihazlara ilginin yeniden canlandığını belirten Aksakal, birçok kişinin aile büyüklerinden kalan gramofon ve pikapları tamir ettirmek için kendisine başvurduğunu söyledi.
"İnsanlar babalarından, dedelerinden kalan cihazları getiriyor. İnternetten satın aldıkları eski radyoları, pikapları tamir ettiriyorlar. İnsanların yıllardır sakladıkları hatıraları yeniden çalışır hale getirmek beni mutlu ediyor. Onların mutluluğu bana da mutluluk veriyor." dedi.
"Bu mesleğin sonu yok"
Elektroniğin sürekli gelişen bir alan olduğunu belirten deneyimli usta, onlarca yıllık tecrübesine rağmen hala kendisini öğrenme sürecinin içinde gördüğünü söyledi.
"Elektronik gerçekten bir ilimdir. 60 yılı aşkın süredir bu işi yapıyorum ama bana 'Bu mesleği ne kadar biliyorsun?' diye sorsalar ancak yüzde 5'ini bildiğimi söylerim. Çünkü öğrenmenin sonu yok. Her gün yeni bir şey öğreniyorsunuz. Robotlar birçok işi yapabilir ama bir tamircinin yılların tecrübesiyle koyduğu teşhisi ve el emeğini tamamen yerine getirebileceklerini düşünmüyorum." dedi
Teknoloji çağında kaybolmaya yüz tutan mesleklerden birini yaşatmaya devam eden Necip Aksakal, hem geçmişten bugüne uzanan elektronik mirasını koruyor hem de gençlere meslek sahibi olmanın önemini anlatmayı sürdürüyor.
Esra Arpa