
Şehrin muhtelif bölgelerinde özellikle konut inşaatlarında yeniden hareketlenme gözlenirken, bana her imal edilen ev başka bir şey anlatır. Çocukları. Nihayetinde hazır hale gelecek olan bu konutlarda oturanlar arasında çocuklar da olacak. Özellikle de ana arterlerde yapılan çok katlı konutlar, Allah güvendirsin, anne babaları ev sahibi oldular diye sevindirecektir kuşkusuz ama çocuklar adeta betona hapsolacaklar. Apartmanlarının kapısından çıktıklarında minnnacık kaldırımda, yoğun araç trafiğinin içinde olacaklar. Kuşkusuz bu durum da yaşamdan zevk alamama, motivasyon düşüklüğü, boşlukta olma ve duygusal yorgunluk haliyle tanımlanan bir durum, ruh eksikliğini beraberinde getirecektir.
***
Küçüklüğümüzü, oyun alanı konusunda ki konforumuzu düşündükçe şimdiki konutlarda oturan çocuklara acıyorum. Ne bileyim, yükselen her apartman bana çocukları hatırlatıyor ve 2 torun sahibi olarak beni büsbütün kahrediyor. Koşup oynayacağı en küçük alan dahi bulunmayan konutlar, çocuklar için bir hapishaneden farksız olacak. Örneğimi lütfen yadırgamayın, hele de bölgede belediyelerin oyun parkı yoksa, o zaman hapishaneler o çocuklar için tek kişilik Sinop Cezaevinin zifiri karanlık hücrelerinden farksız olacak. O yüzden de fotoğrafını da sunduğum bu konutlar, bana o şanssız çocukları hep hatırlatıyor, onlar adına çok üzülüyorum, bu benim son kararımdır.
Vedat Refayeli