Kaynak belirtmeden yazsam belki bir Theory of Knowledge (Bilgi Kuramı) kitabından alıntıladığımı düşünebileceğiniz harika bir cümle not etmişim bir köşeye. Halbuki bu cümle teorik bir kaynakta değil, harikulade bir edebiyat yapıtında, Zülfü Livaneli’nin 2011 ilk basım tarihli Serenad adlı romanında geçiyor:
‘Bilgi ne garip bir şeydi. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor, senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu...’
...
Ah! Durup anlamaya çalışalım şimdi:
Aslında çok düşündürücü, değil mi?
Bilinç, farkındalık civarında bir arada olan şeyleri düşünseniz:
Bilgi...
Şişe...
Hapis...
Cin...
Ve dolaylı olarak sezdirilen sihir...
Serenad muhteşem bir düzyazı örneği ama bunlar çok güzel bir tenasüb (uygunluk) sanatı örneği içerisinde bir araya getirilmişler, sanki metin şiirmiş gibi...
★★
‘Öğrenmek’ peki, gerçekte nasıl bir şey?
Bilgi böyle girift bir şeyken ve beyin de tam bir muamma iken öğrenme gibi karmaşık bir eylem üç günlük bebeğin hayatında bile nasıl oluyor?
Sadece bu sorunun yanıtı herhalde kütüphaneleri doldurur.
Doldurmuş da nitekim.
★★
Nereye bakmak lazım ‘öğrenebilmek’ için?
Antoine de Saint-Exupery’nin başyapıtı Küçük Prens’te şöyle bir cümle geçer:
‘Ama gözler kör. Yüreğiyle bakmalı insan...’
Yüreğimizle bakınca görebilecek miyiz, görünce öğrenebilecek miyiz?
Ya öğrenirsek?!? Gerçeğin korkunç ağırlığına tahammül edebilecek miyiz?
Bilginin, hapsin ve sihrin aslında neyi simgelediğini çözebilecek miyiz?
Ve şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duran, gidip kapağını açacağımız günü bekleyen o cinin aslında ne olduğunu...
Nasıl çözeceğiz?
Diyelim ki çözdük; vâkıf olacağımız o bilgi beynimize işlemişken eski mazbut hayatımızı sürdürebilecek miyiz?
Sorular, sorular, sorular...
★★
Öğrenilecek -öğrenilmesi elzem- şeylerden ve vuku bulması halinde o öğrenimin omzumuza yükleyeceği korkunç yükten söz etmişken hatırlatmak isterim.
Hoş, bu saate kadar kim bilir kaç yerde, kaç farklı yorumla duydunuz, seyrettiniz: Bugün 15 Temmuz...
Demokrasi ve Milli Birlik Günü...
Demokrasiyi anlamak, savunmak, daha fazla veya dünkünden daha ileride bir demokrasi istemek için herhalde bundan iyi bir gün olamaz.
Öyleyse kutlu olsun.
Türk Milleti var olsun!