• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • GENEL
  • ASAYİŞ
  • SPOR
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • KARİKATÜR
  • RESMİ İLANLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:45
Gülistan Doku soruşturmada kritik sevk: Şüpheliler Erzurum cezaevine nakledildi
Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Savaşkan İLMAK
  3. Albert'in kızı…
06 Mayıs 2025 - 10:43

Albert'in kızı…

06 Mayıs 2025 - 10:43
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Savaşkan İLMAK
Savaşkan İLMAK
[email protected]
Albert'in kızı…

Başlıkta ‘Einstein’ın vasiyeti’ deseydim bu, herhalde standart entelektüel seviyenin üzerindeki kimselerin hemen dikkatini çekerdi. Sonra başkalarının dikkatini çekmeyebilirdi…

Ama ben ‘Albert’in kızı’ diyerek -aslında yüzde yüz aynı şeyden söz edeceğim halde- muhtemelen çok daha fazla insanın dikkatini çektim.

Nedenini tam olarak açıklayamasam da şundan eminim: Umum gazete okurları ya da internet gezginleri için ‘Albert’in kızı’ başlığı ‘Einstein’ın vasiyeti’ başlığından çok daha ilgi çekici…

Daha magazinel, daha medyavâri (hoş, sanki biz medyanın dışındaymışız gibi)...

Ama alınmayın, sizi tenzih ediyorum!

‘Keşke epistemolojik kültürümüz ve yaşam algımız çoğu zaman cinsellik veya cinsiyet yörüngelerinde oluşmasaydı!’ diyorum ve Albert’in kızından, geçtiğimiz haftalarda vizyone giren benim muhteşem bulduğum Oppenheimer filmiyle yeniden gündeme gelen Einstein’a ve özellikle de o büyük bilim insanının çok veciz vasiyetine geçiyorum:

★★

1980’lerin sonunda ünlü dâhinin kızı Lieserl, babasının yazdığı 1400 mektubu İsrail’deki bir Yahudi üniversitesine bağışladı. Bir şartı vardı ama:

Ölümünün üzerinden 20 yıl geçene kadar bağışladığı mektuplar hiçbir yerde yayınlanmayacaktı.

Okuyacağınız bu mektup, Albert Einstein’ın kızı Lieserl Einstein’a yazdığı  o yüzlerce mektuptan biridir:


"Lieserl, sevgili kızım,

 

İzafiyet Kuramı’nı açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılmaya ve önyargıyla çarpışmaya mahkûm. Biliyorum…

 

Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.

 

Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var…

Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor, evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.

 

Bu evrensel güç sevgidir…

Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.


Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.

Ve sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissetmelerini sağlar.

 

Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.

Sevgi için yaşarız ve ölürüz.

Sevgi Tanrı’nın sözüdür ve Tanrı da sevginin en yüksek merhalesidir.

İşte bu olağanüstü güç her şeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir; çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.

 

Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım. Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: Sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur!

 

İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.

 

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır…


Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz. Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jeneratör var. Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, her şeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.

 

Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor:

 

Seni seviyorum…

Ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ediyorum.


Baban

Albert Einstein…”

Meraklısına bir de dipnot:

Albert Einstein’ın soyunu, mesela bugün genlerinin kimlerle devam ettiğini merak ediyorsanız işte size bir referans:

https://www.timetoast.com/timelines/the-children-of-albert-einstein

★★

Einstein’ın tanık olduğu çağdakinden kesinlikle çok daha kötü koşullarda yaşıyoruz!

Belki ilan edilmiş bir dünya savaşı yaşanmıyor bugün; ama korktuğumuz o dünya savaşından daha sinsi ve daha kanıtlanamaz katliamlar, ‘demokrasi götürüyoruz’ diye işgal edilen yerlerde insanlara reva görülen kitlesel kıyımlar, kadim kültürlerin imhası, insanın insana inanılmaz baskısı, hoşgörüsüzlük, ötekileştirme, bütün bu organize haldeki kötü eylemler için akıl almaz rasyonalizasyonlar, dezenformasyonlar ve baştan ayağa ağır yozlaşma etrafımızda kol geziyor…

Gezegenimiz, tarihte hiç yaşanmamış çapta büyük bir yıkım yaşıyor…

Üstüne bir de henüz biten ve sırada olduğu söylenen küresel salgınlar…

Kısa süre önce ‘100 yıl sonra Dünya tanınmayacak kadar değişmiş olacak’ diyorduk; ama şimdi on yıl sonrasını kestiremiyoruz.

Belki de 5 yıl sonra bile Dünya tanınmayacak kadar değişmiş olacak!

Dünyanın D’sini bilerek büyük yazdım; çünkü gezegendeki değişimi de düşünmenizi istedim. Sadece dünyalıların hayatını değil...

Hâl böyleyken siz de kendi çocuğunuza Einstein’ın kızına yazdığı mektuptakine benzer şeyler söylemek istersiniz belki.

Fakat bilin ki çocuğunuza ‘Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayata gizli bir anlamı arayıp bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi bunun tek ve biricik yoludur’ demeniz yeterli olmaz!

Bu dediğinizi mutlaka davranışa dökmeniz gerek.

Çocuklar, söylediklerinize değil, yaptıklarınıza bakar çünkü.

 

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Ömer
1 yıl önce

Yahudi denince tüylerim diken diken oluyor. Yalan algı ihanet vahşilik hep onlarda, boşuna lanetlenmemiş bu kavim. Sevgi saygı İslamda var. İtrail bugün kan üzerine kurulmuş devlet. Devlet de denmez katil sürüleri diyebiliriz.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Ahmet Berhan YILMAZ
1 yıl önce

Sevgiye, insana ve insan ilişkilerine en çok önem veren din olan İslâm dinine mensup bizlerin sevgiyi, saygıyı unutmuş ve düşmanlıktan, kavgadan beslenen bir toplum haline gelmiş olmamız çok can yakıcı bir gerçek... Yıllardır araştırıyorum, gözlemliyorum, insanlarla görüşüyorum ülkemizde nefret ve düşmanlık hisleri sevgiden çok çok daha güçlü...

Cevapla
Beğen (2)
Beğenme (0)
Savaşkan İlmak
1 yıl önce

Bu söylediklerinize içim harbi yana yana "Maalesef" diyorum değerli Ahmet Berhan hocam. Maalesef, ne yazık ki öyle... Belki biz de boşa kürek çekiyoruz.

Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özlüyoruz - 12 Mayıs 2026
  • Barometre, bina, zekâ... - 05 Mayıs 2026
  • Belki de öyledir! - 28 Nisan 2026
  • Sıdıka Avar'ın hikayesi - 21 Nisan 2026
  • Büyük travma! - 17 Nisan 2026
  • Nezaket göstereniniz çok olsun! - 14 Nisan 2026
  • Bir gün, bir futbol yıldızı bunu yaparsa… - 07 Nisan 2026
  • Bizim Oltu'muz… - 31 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (3) - 26 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (2) - 25 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (1) - 24 Mart 2026
  • Büyük İskender'den hayata bir mühim dipnot - 17 Mart 2026
  • Havaalanındaki VIP şeyi yahut 'kâğıttan tayyare' - 10 Mart 2026
  • Karamsarlar iyimserlere karşı - 03 Mart 2026
  • Mademki yalnızlığımızı paylaşamıyoruz… - 24 Şubat 2026
  • Günde bir saat sessizlik… - 17 Şubat 2026
  • Öğretmen olmak... - 10 Şubat 2026
  • Yine de bu senin hikâyen - 03 Şubat 2026
  • Sosyal Medya: 'Show must go on!' - 27 Ocak 2026
  • Geçmiş, bizim müzmin yalnızlığımızla ilgili - 20 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7
RESMİ İLANLAR
RESMİ İLANDIR
EĞİTİM MATERYALLERİ SATIN ALINACAK
RESMİ İLANDIR
METAL DURAK ALINACAK
Köşe Yazarları
Kenan Biliz
Kenan Biliz
"Türkiye'nin Elindeki Kartlar"
Erdal Güzel
Erdal Güzel
MAZİYE YOLCULUK 23 TEMMUZ ERZURUM DOĞU FUARI -1-
Fatih Koçak
Fatih Koçak
Ticaret Sektöründe Yetki Belgesi Prosedürleri Standartlaşıyor
Savaşkan İLMAK
Savaşkan İLMAK
Özlüyoruz
Prof. Dr. Kerem Karabulut
Prof. Dr. Kerem Karabulut
ORHUN PROGRAMI- BAKÜ-KÖHNE ALVADİ
Adem Güneş
Adem Güneş
BENİ ANLA
Melih Bingöl
Melih Bingöl
Kurban edilen İslam coğrafyası!
Beyza Akay
Beyza Akay
Ultra İşlenmiş Gıdalar ve Beyin Sislenmesi
Nihat Altay
Nihat Altay
Doğurganlıktaki Düşüşü Anlayamamak
Dr. Mehmet Yavuz
Dr. Mehmet Yavuz
Bir Şehir Neden Yorgun Düşer?
Canan Şimşek
Canan Şimşek
Bir Perde, Bir Ses, Bir Vefa: Dadaş Sineması'ndan İbrahim Erkal'a
Talat UZUNYAYLALI
Talat UZUNYAYLALI
Korku ve ümidi yitirmek
Konuk Kalem
Konuk Kalem
Kadir Sabuncuoğlu / TERZİOĞLU'NA VEDA
İrfan Gürkan Çelebi
İrfan Gürkan Çelebi
Kuralları Konulmuş Hayatımız
Vedat Refayeli
Vedat Refayeli
Cıfıt Çarşısı
Prof. Dr. Suat Ungan
Prof. Dr. Suat Ungan
Sporun Amacı ne idi? Ne oldu?
Sevda GÜNEŞ
Sevda GÜNEŞ
Erzurum neden hep "bekleyen şehir?"
Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu
Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu
Erzurum'da Tokat Şeyhliği Vakfı ve Pir Ali Baba İlişkisi Üzerine
Prof. Dr. Ahmet Berhan Yılmaz
Prof. Dr. Ahmet Berhan Yılmaz
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Av. Selçuk Yıldız
Av. Selçuk Yıldız
SAVAŞ NARALARI ARASINDA SÁNCHEZ'İN BARIŞ SESİ
Feridun Fazıl Özsoy
Feridun Fazıl Özsoy
Kışın cefası
Taner Özdemir
Taner Özdemir
AHMET FAZIL PAŞA
Çok Okunan Haberler
2 dakika oynadı Süper Lig gördü
2 dakika oynadı Süper Lig gördü
Dadaşlar Sivas'ta kritik 90 dakikaya çıkıyor
Dadaşlar Sivas'ta kritik 90 dakikaya çıkıyor
Özbalta'dan Ömer Arda sürprizi
Özbalta'dan Ömer Arda sürprizi
Ana Sayfa
GENEL
ASAYİŞ
SPOR
EKONOMİ
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
BİLİM VE TEKNOLOJİ
KARİKATÜR
RESMİ İLANLAR
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • ASAYİŞ
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • KARİKATÜR
  • Köşe Yazıları
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin
App Store
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Web Tasarım