• Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • GENEL
  • ASAYİŞ
  • SPOR
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • KARİKATÜR
  • RESMİ İLANLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:45
Gülistan Doku soruşturmada kritik sevk: Şüpheliler Erzurum cezaevine nakledildi
Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Savaşkan İLMAK
  3. Okul yönetmekle basketbol takımı yönetmek birbirine ne kadar benzer?
20 Mayıs 2025 - 10:51

Okul yönetmekle basketbol takımı yönetmek birbirine ne kadar benzer?

20 Mayıs 2025 - 10:51
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Savaşkan İLMAK
Savaşkan İLMAK
[email protected]
Okul yönetmekle basketbol takımı yönetmek birbirine ne kadar benzer?

1960 doğumlu Sırp Basketbol koçu Zeljko Obradovic, hiç kuşkusuz Jupp Derwall ile Gordon Milne’in Galatasaray’da, Beşiktaş’ta ve Türk futbolunda başardığını basketbolda başardı; Fenerbahçe basketbol takımının yazgısını da Türk basketbol tarihini de değiştiren koç oldu.

Fyodor Dostoyevsky ve Bob Dylan’ı kendi yaşam felsefesinin baş köşesine oturtan edebiyatsever spor adamı Obradovic, tümüyle farklı spor kültürlerine sahip Asyalı, Avrupalı, Amerikalı, Afrikalı, Avustralyalı oyuncuları aynı ideal etrafında kusursuz biçimde kenetleyebilmesiyle ünlendi.

Dünya basketbol tarihinde bunu başarabilmiş koçların çoğu NBA patentlidir; Obradovic ise bu başarıyı Atlantik kıyısından 8000 kilometre uzakta, İstanbul’da başardı.

Onun akıl almaz biçimde güdülediği, egolarını ustaca törpülediği, yeteneklerini köreltmeden her birini bütün bireylerden daha mükemmel olan ve tıkır tıkır çalışan bir makinanın dişlilerine dönüştürdüğü yıldız oyuncular, sayısız şampiyonluk ve kupa kazanmaktan daha önemli bir başarı elde ettiler:

Kendilerini aştılar…

Hepsinin toplamı belki 25 milyon Euro’ydu; ama onlar 25 milyon Euro’nun kat be kat üzerinde, paha biçilemez bir takıma dönüştüler.

‘Ben hâlâ başarıya açım. Sahada yatıp kalkıyorum. Sabah saat 9’da ofisime gidip akşam 22’de evime dönüyorum. Türk, ABD’li, Sırp olması fark etmez; kim basketbolu daha çok seviyorsa ben onu oynatırım’ diyen adaletli koçun oyuncularıydı onlar.

 

Onlar, birey ve takım halinde kendilerini aşma yolculuğunda ne mi yaptılar?

Bizzat Obradovic’in 100’ün üzerindeki basın toplantısında, parça parça betimlediği şekliyle:

· Tarihi değiştiren takımın oyuncuları önce ‘basketbol geleneğini’ çok doğru okudular.

· O geleneğin hangi taraflarına, niye başkaldıracaklarını ise doğru hesapladılar.

· Önce iyi örnekler oluşturdular, sonra bunları uyumlu parçalara dönüştürüp büyük bir bütün yarattılar. Voltran gibi…

· Zamanında yerine getirilmeyen sorumluluğun, aslında hiç yerine getirilmemiş sorumluluk olduğunu kabul ettiler; gereğini yaptılar.

· Dakik olmaktan asla ödün vermediler.

· Birbirlerine öğrettiler; birbirlerinden öğrenmekten rahatsızlık duymadılar. Bu kendi gelişimlerinin sırrıydı.

· Birbirlerinin açığını kapatmak için yarıştılar; asla bir takım arkadaşlarının geride kalmasına razı olmadılar.

· Bir makroplanımız vardı ve oyuncular, bu plana sadık kaldılar.

· Sonra adım adım kendi geleneklerini oluşturdular.

· Ama hemen ardından kendi geleneklerinin de hangi tarafına, niye başkaldıracaklarını da iyi bildiler

· Ve reaksiyon tekrar başladı.

· Sabırla yeniden yaşadılar…

· Hiçbir şey başarmadıklarını varsaydılar…

· Sabırla yeniden yaşadılar…

· Yeniden…

· Sonra bir kere daha, ‘yeniden ve yeniden’…

 

Doyumsuzlukla değil, hep var olmakla ve her gün gelişmekle ilgili bir tarif…

Bu harikulade tarif edişten sonra Obradovic’in neden Fyodor Dostoyevsky ve Bob Dylan’ı yaşam felsefesini baş köşesine oturtuğunu anlamak daha da kolaylaşıyor.

Keza; Fenerbahçe basketbol takımının 2010’dan sonraki ulusal lig şampiyonluklarının yarısını kazandıktan sonra yükselişini ‘yeniden ve yeniden’ sürdürerek 2016-2017 sezonunda ‘Euroleague Şampiyonu’ olmasını hazırlayan felsefeyi anlamak da bu tarifi okuyunca kolaylaşıyor…

Ben bir Beşiktaşlı, ama önce bir sporsever olarak anlıyorum ve yürekten takdir ediyorum bu gerçek hikâyeyi.

★★

Obradovic’in tarifi, eminim ki farklı sektörlerde çalışan ve gelişimin sürdürülebilirliği üzerine kafa yoran profesyonelleri tahrik etmiştir.

Doktorları hastaneler hakkında…

Mühendisleri fabrikalar, yollar, yapılar hakkında…

Öğretmenleri okullar hakkında düşündürmüştür bu tarif.

Genel anlamda eğitimin geleceğine, özel anlamda ise yönetim takımında yer aldığı okulun geleceğine ve gelişimine odaklanmış bir profesyonel olarak ben de öğretmen meslektaşlarım gibi Obradovic’in tarifinde gizli olan takım ruhunu ve bu ruhun insanları değiştirme gücünü düşünüyorum:

 

Okul yönetmekle bir basketbol takımını yönetmek, birbirine ne kadar benzer?

Kuşku duymaksızın yanıtlıyorum.

Bu ikisi birbirine çok benzer!

 

Peki  Obradovic’in bir basketbol takımının normal düzeyden kıta şampiyonluğuna uzayan değişim sürecini özetleyen tarifi, bir okuldaki öğretmen topluluğunu harekete geçirme süreçlerine nasıl uyarlanır?

Daha kısası: Nasıl öğretmen takımları oluşturursak okullar amaçlarına daha fazla ulaşır?

 

Bunu yanıtlamayı -daha doğrusu Obradovic’in basketbol takımı tarifinin okul uyarlamasını- bir deneyelim:

 

Okulun gelişimine odaklanmış aidiyet duygusu gelişkin bir öğretmen topluluğu, bir ‘öğrenme ve öğretme takımı’ yani;

· Eğitim geleneğini geçmişten bugüne çok doğru okur; doğruları ayıklar,

· O geleneğin hangi taraflarına, niye itiraz edeceğini, neyi-niye değiştireceğini doğru hesaplar,

· Bu topluluk, önce iyi örnekler oluşturur, sonra bu örnekleri uyumlu parçalara dönüştürüp bir bütün yaratır,

· Zamanında yerine getirilmeyen sorumluluğun, aslında hiç yerine getirilmemiş sorumluluk olduğunu kabul eder; gereğini yapar,

· Dakik olmaktan ödün vermez,

 ·Bu topluluğun mensupları -ya da bu takımın oyuncuları- birbirlerinden öğrenmekten rahatsızlık duymazlar,

· Birbirlerinin açığını kapatmak için yarışırlar; asla bir takım arkadaşlarının geride kalmasına razı olmazlar,

· Bir makroplanları vardır ve onlar, bu plana sadık kalırlar,

· Sonra adım adım kendi geleneklerini oluştururlar,

· Ama hemen ardından kendi geleneklerinin de hangi tarafına, niye inkılâpçı bir yaklaşımla itiraz dokunacaklarını da iyi bilirler,

· Ve reaksiyonu tekrar başlatırlar,

· Bütün süreci sabırla yeniden yaşarlar…

· Hiçbir şey başarmadıklarını varsayarlar…

· Tevazu ve sabır içinde bütün süreci yeniden yaşarlar…

· Yeniden…

· Sonra bir kere daha, ‘yeniden ve yeniden’…

★★

Türkiye’nin en başarılı okul spor kulüplerinden birinin değerli koçu, sevgili dostum İlker Eryiğit, bu düşünce-eylem dizisine kusursuz bir ekleme yapıyor:

‘Kriz yönetimi…’ diyor ve devam ediyor ‘İyi takımlar da iyi okullar da gerçek yüzleşmeyi kriz anında, kriz yönetimi becerisiyle yaşarlar. Kriz -ya da daha soft anlamıyla sorun- anında kararları korkmadan alırlar ve inanarak uygularlar.’

Eğitimin değişmez gündemine, rekabete ve değişime gönderme yapan harika bir ekleme bu…

 

Ama bütün bunlar, sadece rekabetle, başka okulları veya meslektaşları geçmekle, bir yarışla ya da doyumsuzlukla ilgili değil.

İnanmakla ilgili daha çok.

Adanmış olmakla ilgili...

Her gün bir parça daha gelişmekle ilgili...

Okulların ve onları var eden çocukların, gençlerin, ülkenin, dünyanın, insanlığın daha iyiye doğru adım adım evrilmesiyle ilgilidir bütün bunlar.

 

*: Savaşkan İlmak’ın ‘Sen Yine de İyi Şeyler Düşün’ adlı kitabının ‘Öğretmenlere-Denemeler’ bölümünden yazarın izniyle alıntılanmıştır (Sen Yine de İyi Şeyler Düşün; Tün Yayınları, 2021-Ankara, 251 sayfa; alıntılanan metin: 152-155.sayfalarda; ISBN: 978-605-69238-7-6)

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özlüyoruz - 12 Mayıs 2026
  • Barometre, bina, zekâ... - 05 Mayıs 2026
  • Belki de öyledir! - 28 Nisan 2026
  • Sıdıka Avar'ın hikayesi - 21 Nisan 2026
  • Büyük travma! - 17 Nisan 2026
  • Nezaket göstereniniz çok olsun! - 14 Nisan 2026
  • Bir gün, bir futbol yıldızı bunu yaparsa… - 07 Nisan 2026
  • Bizim Oltu'muz… - 31 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (3) - 26 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (2) - 25 Mart 2026
  • Amerika'ya tepkinin kimyası (1) - 24 Mart 2026
  • Büyük İskender'den hayata bir mühim dipnot - 17 Mart 2026
  • Havaalanındaki VIP şeyi yahut 'kâğıttan tayyare' - 10 Mart 2026
  • Karamsarlar iyimserlere karşı - 03 Mart 2026
  • Mademki yalnızlığımızı paylaşamıyoruz… - 24 Şubat 2026
  • Günde bir saat sessizlik… - 17 Şubat 2026
  • Öğretmen olmak... - 10 Şubat 2026
  • Yine de bu senin hikâyen - 03 Şubat 2026
  • Sosyal Medya: 'Show must go on!' - 27 Ocak 2026
  • Geçmiş, bizim müzmin yalnızlığımızla ilgili - 20 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7
RESMİ İLANLAR
RESMİ İLANDIR
EĞİTİM MATERYALLERİ SATIN ALINACAK
RESMİ İLANDIR
METAL DURAK ALINACAK
Köşe Yazarları
Kenan Biliz
Kenan Biliz
"Türkiye'nin Elindeki Kartlar"
Erdal Güzel
Erdal Güzel
MAZİYE YOLCULUK 23 TEMMUZ ERZURUM DOĞU FUARI -1-
Fatih Koçak
Fatih Koçak
Ticaret Sektöründe Yetki Belgesi Prosedürleri Standartlaşıyor
Savaşkan İLMAK
Savaşkan İLMAK
Özlüyoruz
Prof. Dr. Kerem Karabulut
Prof. Dr. Kerem Karabulut
ORHUN PROGRAMI- BAKÜ-KÖHNE ALVADİ
Adem Güneş
Adem Güneş
BENİ ANLA
Melih Bingöl
Melih Bingöl
Kurban edilen İslam coğrafyası!
Beyza Akay
Beyza Akay
Ultra İşlenmiş Gıdalar ve Beyin Sislenmesi
Nihat Altay
Nihat Altay
Doğurganlıktaki Düşüşü Anlayamamak
Dr. Mehmet Yavuz
Dr. Mehmet Yavuz
Bir Şehir Neden Yorgun Düşer?
Canan Şimşek
Canan Şimşek
Bir Perde, Bir Ses, Bir Vefa: Dadaş Sineması'ndan İbrahim Erkal'a
Talat UZUNYAYLALI
Talat UZUNYAYLALI
Korku ve ümidi yitirmek
Konuk Kalem
Konuk Kalem
Kadir Sabuncuoğlu / TERZİOĞLU'NA VEDA
İrfan Gürkan Çelebi
İrfan Gürkan Çelebi
Kuralları Konulmuş Hayatımız
Vedat Refayeli
Vedat Refayeli
Cıfıt Çarşısı
Prof. Dr. Suat Ungan
Prof. Dr. Suat Ungan
Sporun Amacı ne idi? Ne oldu?
Sevda GÜNEŞ
Sevda GÜNEŞ
Erzurum neden hep "bekleyen şehir?"
Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu
Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu
Erzurum'da Tokat Şeyhliği Vakfı ve Pir Ali Baba İlişkisi Üzerine
Prof. Dr. Ahmet Berhan Yılmaz
Prof. Dr. Ahmet Berhan Yılmaz
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Av. Selçuk Yıldız
Av. Selçuk Yıldız
SAVAŞ NARALARI ARASINDA SÁNCHEZ'İN BARIŞ SESİ
Feridun Fazıl Özsoy
Feridun Fazıl Özsoy
Kışın cefası
Taner Özdemir
Taner Özdemir
AHMET FAZIL PAŞA
Çok Okunan Haberler
2 dakika oynadı Süper Lig gördü
2 dakika oynadı Süper Lig gördü
Dadaşlar Sivas'ta kritik 90 dakikaya çıkıyor
Dadaşlar Sivas'ta kritik 90 dakikaya çıkıyor
Özbalta'dan Ömer Arda sürprizi
Özbalta'dan Ömer Arda sürprizi
Ana Sayfa
GENEL
ASAYİŞ
SPOR
EKONOMİ
KÜLTÜR-SANAT
SAĞLIK
BİLİM VE TEKNOLOJİ
KARİKATÜR
RESMİ İLANLAR
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • ASAYİŞ
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • KARİKATÜR
  • Köşe Yazıları
  • KÜLTÜR-SANAT
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin
App Store
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Web Tasarım