Hesap şöyleydi; Mahkeme ‘multak butlan’ veya butlan kararı verecek. Sokak çağrıları yapılacak. CHP tabanı, FETÖ ve birçok terör örgütü kitleyi kışkırtacak. Aynı gün dağıtılan Leman dergisinin Hz. Musa ve Hz. Peygamberimizi karikatürleştiren görüntüleri dindar, muhafazakar/milliyetçi camiayı provoke edecek, insanlar sokağa dökülecek. Uzun süredir toplumsal yapıyı kaşıyan sosyal medyada işaret fişekleri atılacak.
Ve Türkiye büyük bir kaosun içerisine sürüklenecek.
Bir akıldan (Üst Akıl/Küreselci/London Of City) çıktığını düşündüğüm bu akıl, içerideki aparatlarıyla birlikte adeta tereyağından kıl çeker gibi işin içinden çıkacaklardı.
Şapka düştü, kel görüldü, hesap bozuldu..
Türk Devlet Aklı mı devreye girdi, MİT’in hesabı önceden okuması mı dersiniz, yoksa herşey olağan mı gelişti bilinmez ama “Oyun kuranların, oyunları ellerinde patladı”. Dava ertelendi. Tam bu noktada Üstad Sezai Karakoç’un dizeleri aklıma geldi:
“Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır, Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır, Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır, Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır, Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır, O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır, Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır, Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır, Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır, …”
Yolsuzluk dava süreci, suçüstü görüntüleri Leman ve 5. Kol’ün üzerini örttü ama hesap ettikleri şey tam olarak bir kaos ve Türkiye’nin üstesinden gelmekte çok zorlanacağı vahim bir tablonun oluşması olacaktı.
İşaretler!
CHP Lideri Özgür Özel, 1 hafta öncesinden Leman dergisi ile poz vermişti. Ardından “CHP iktidarında din dersinin zorunlu ders” olmaktan çıkarılacağını açıklamıştı.
Elbette her şeye tesadüf diyebilirsiniz.
Hatta son bir haftada Avrupa merkezli (İngiltere, Almanya özellikle) gazete ve haber yayın organlarının 30 Haziran CHP davasıyla ilgili yayınlarının da habercilik içerikli olduğunu da söyleyebilirsiniz.
AB’nin röportörlerinin “Ekrem İmamoğlu davası” ile ilgili açıklamalarının da sözde “demokrasi” ikazı olduğunu da düşünebilirsiniz.
Lemancılar neden yurtdışına kaçtı?
Leman dergisi provokasyonunu planlayıp yurtdışına kaçmışlar. Lemanın Sahibi ve GYY Tuncay Akgün; Yurt dışına kaçmış. Yazı işleri müdürü Aslan Özdemir; Yurt dışına kaçmış.
İlginç değil mi?
Her ne kadar Özgür Özel, “kasıtlı biçimde peygamberimize hakareti” “Ben öyle bir şey görmüyorum. Bunlar öyle şey yapmazlar” dese de.
Çok açık bir provokasyon değiş mi?
O karikatür'ü çizen Doğan Pehlivan isimli şahıs sosyal medya hesabında “İslam Türklere zorla sokulmuş bir kazıktır” diyor. Bin yıllık Türk-İslam medeniyetini hedef alıyor. 30 Haziran tarihli sözde dergide “Peygamberimize hakaret içerikli karikatürle düşmanlığını tekrar ilan ediyor.
Bu olaydan sonra ''TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAK'' diye etiketi açıp binlerce hesap İslam’a, Hz. Peygamber’e hakaret ediyor.
Peygamber Efendimiz ’e, İslam’a, Filistin’e, Cumhurbaşkanına, Gazze’deki direnişçilere, Suriye direnişine, Diyanet İşleri Başkanı’na hakaret ediliyor.
Bütün bunlar tesadüf öyle mi?