Psikolojik harp tekniği, 5. Kol faaliyeti uzun süredir uygulanmaktadır. Basit ve etkili bir psikolojik operasyon ciddi kazanımlar sağlayabilmektedir. En etkili olanları, insan doğasının evrensel ve zamana direnen eğilimlerini—korku, inanç, yanılsama, dezenformasyon ve aidiyet arzusunu—silah hâline getirerek düşmanı zayıflatmayı, aldatmayı ya da istikrarsızlaştırmayı başarmıştır.
Yakın bir zaman öncesine gidelim.
Suriye’de ABD’nin isim babalığını yaptığı ve 60 – 70 bin civarında silahlı terör grubu SDG/YPG/PYD/PKK ile bir garnizon terör devleti hedefleniyor. Türkiye, bu gelişmeleri yakın tehdit olarak algılıyor ve terör devletini 3 ayrı noktada kırarak etkisizleştiriyor.
İlk operasyonlardan biri Zeytin Dalı/Afrin Operasyonunu. (Anlamlı bir gün olan) 18 Mart gününe denk gelen başarılı operasyon için Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberinde sanatçılar ile bir nevi askeri kutlamak için program yapıyor.
Hatırladınız değil mi?
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, programa katılan sanatçılar için “Yandaş” “Sarayın Sanatçıları” dedi.
MİT Akademisi raporu ne anlatıyor?
MİT Akademisi, 12 gün süren İran-İsrail savaşını inceleyen ve olası İsrail-Türkiye karşılaşması ihtimali üzerine kafa yoran ciddi bir rapor hazırladı. Raporda, İsrail’in İran’da kullandığı “kritik isimlere sahte suikast veya saldırı” taktiklerinden içeride ajan devşirebileceği unsurlara dikkat çekildi. FETÖ ve sınır bölgelerinde PKK unsurları hatırlatıldı.
Raporda, “Türkiye için çözümü “Tersiz Türkiye” modelinde görüyor: İçeriden sızmaya yol açabilecek tüm boşlukların kapatılması ve ulusal birlik duygusunun güçlendirilmesi gerekiyor.”
Raporda öne çıkan tavsiyeler: -Birlik ve kardeşlik duygusunu pekiştirmek, -Ekonomik-sosyal reformları sürdürmek, -Dijital manipülasyonlara karşı stratejik farkındalık geliştirmek.
İsrail medyasında son 1 aydır yüksek yoğunluklu Türkiye’nin hedef olduğunu anlatan haber, yorum ve makaleler yer alıyor. İran sonrası bölgedeki en büyük tehdidin Türkiye olduğu anlatılıyor. Bir şeyler inşa edilmeye çalışıldığını anlayabiliriz.
Diploma mevzuu!
Gazeteci Zafer Şahin, ayrıntıları yazmış. Biz özetleyelim. Sahte diploma ve e-imza olayında çeteye ilk operasyon 7 Ocak 2025’te, ikincisi 23 Mayıs 2025’te yapılmış. Devlet bir çeteyi tespit etmiş, kimsenin gözünün yaşına bakmadan üzerine gitmiş. Şu ana kadar Toplam (57) sahte diploma, - Toplam (108) sahte sürücü belgesi, - Toplam (4) sahte lise mezuniyeti tespit edilmiş.
Bu belgeleri kullanarak kamuda iş başlangıcı yapan herhangi bir şüpheli tespit edilmemiş. Kriptoların uydurduğu hikayeler devleti itibarsızlaştırma stratejisinin bir parçası. İşi Dışişleri Bakanına kadar taşımaları da bu stratejinin bir parçası. CHP ise konuya diploması iptal edilen Ekrem İmamoğlu üzerinden iktidara yüklenmek, halka ise “bak onlarda da var” demek.
Bu çeteye yönelik operasyonların geçmişi…
Resmi Belgede Sahtecilik, Siber Güvenlik Kanununa Muhalefet, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanuna Muhalefet, Nitelikli Dolandırıcılık ve Bilişim Sistemine Girme” suçlarına istinaden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma dosyaları kapsamında Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan projeli çalışmalar neticesinde;
TÜRKTRUST ve E-İMZATR isimli elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşların Adana, Mersin, Hatay, Ankara ve İstanbul bayi/ofisleri üzerinden sahte sürücü belgesi ve T.C. kimlik kartları kullanılmak suretiyle Ege, İnönü, Mersin, Yıldız Teknik ve Atatürk Üniversitesi’nde çalışan kamu görevlilerinin elektronik imzalarının üretildiği ve bu e-imzalar ile kurumların sistemlerine yetkisiz erişim suretiyle üçüncü şahıslar adına menfaat temin edildiği tespit edildi.
Toplam dosya şüpheli sayısı 220, tutuklanan dosya şüphelisi 37, adli kontrol dosya şüphelisi 183. Anlayacağınız devletin yürüttüğü bir operasyon ile bilgiler çarpıtılarak ve operasyonlardan aylar sonra bu bilgiler ile Türkiye’ye karşı psikolojik operasyon çekiliyor.