Birçoğumuz restoran, kafe ve benzeri işletmelere gittiğimizde hesap istediğimiz anda, menüde gördüğümüz tutardan daha yüksek bir bedelle karşılaşabiliyoruz. Yediğimiz ve içtiğimiz ürünlerin yanında servis ücreti, kuver ücreti ya da masa ücreti gibi kalemler hesapta yer alabiliyor. Bu bedelleri ödemek istemediğimizde ise çoğu zaman, menüde bu ücretlerin yazılı olduğu ve sipariş vermekle bu koşulların kabul edildiği yönünde bir cevapla karşılaşıyoruz. Oysa yemek siparişi verirken çoğu tüketici, menüde yer alan bu tür ibareleri fark etmeyebiliyor.
Tüketicilerin korunması amacıyla çıkarılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişileri tüketici olarak tanımlamaktadır. Kanun, bu tanım dışında herhangi bir sınırlayıcı koşul öngörmediğinden, günlük hayatımızda neredeyse herkes aynı zamanda bir tüketici konumundadır. Bu nedenle kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuat, toplumun çok geniş bir kesimini doğrudan ilgilendirmektedir.
Tüketicilerin korunmasını amaçlayan düzenlemelerden biri de Fiyat Etiketi Yönetmeliğidir. Yönetmeliğin amacı; perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin fiyat etiketlerini, tarife ve fiyat listelerinin şekil ve içeriğini, bunların kullanım usul ve esaslarını ve indirimli satışlarda uyulması gereken kuralları düzenlemektir. Yönetmelik, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden yaklaşık yedi ay sonra yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı kez değişikliğe uğrayan yönetmelikteki son değişiklik ise 30.01.2026 tarihinde yapılmıştır.
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan bu son değişiklikle, özellikle restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmelerde uzun süredir tartışma konusu olan servis, kuver ve masa ücreti uygulamalarına net bir sınırlama getirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre, tarife ve fiyat listesinde açıkça yer almayan hiçbir ücret tüketiciden talep edilemeyecektir. Başka bir ifadeyle, tüketiciye önceden açıkça bildirilmeyen veya belirsiz bırakılan bedellerin tahsil edilmesi hukuka aykırı hâle gelmiştir.
Yönetmelikte yapılan düzenlemenin devamında, lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, tüketiciden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödeme talep edilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenlemede İş Kanununa yapılan atıfla, tüketiciden ilave ücret alınması yasaklanırken, işçilerin ücret, bahşiş ve benzeri haklarının korunacağı da vurgulanmıştır. Buna göre, restoran ve kafelerde tüketicilerden zorunlu olarak servis, kuver veya masa ücreti talep edilemeyecek; ancak müşteriler hizmet sunan personele “gönüllü” olarak bahşiş vermek isterse, bu bahşişler İş Kanunu kapsamında hizmet veren kişilere ait olacak ve işletme sahipleri tarafından kullanılamayacaktır.
Yapılan bu düzenleme sayesinde, menü ve fiyat listelerinde yalnızca ürün ve hizmet bedellerine yer verilmesi zorunlu hâle gelmiştir. Bu durum, tüketicilerin işletmeler arasında daha sağlıklı ve şeffaf bir fiyat karşılaştırması yapabilmesine imkân tanıyacak ve tercih süreçlerinde yanıltılmaların önüne geçecektir. Aynı zamanda bu düzenleme, fiyatlarını açık ve dürüst şekilde belirleyen işletmeleri koruyarak, gizli veya ilave ücret uygulayan işletmelerle aralarındaki haksız rekabeti de ortadan kaldıracaktır.
Bu yönüyle Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde yapılan değişiklik, hem tüketicinin korunması hem de ticari hayatta güven ve şeffaflığın sağlanması bakımından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.