Değerli dostlar,
Yarın, vatan sevgisinin ete kemiğe büründüğü kadim şehrimiz Erzurum’un kurtuluşunun 108. yıldönümü…
Bu vesileyle, kurtuluşun öncesinde ve sonrasında bu kahraman şehirde yaşananları ve ecdadımızın eşsiz fedakârlıklarını sizlere kısaca aktarmak isterim.
Erzurum, 1828’den 1918’e kadar geçen 90 yıl içerisinde tam üç kez Rus işgaline uğradı. Bu işgallerde yüz binlerce vatan evladı şehit veya esir düştü, gazi oldu, çok sevdiği memleketini muhacir olarak terk etmek zorunda kaldı.
Öyle ki, ilk işgalin yaşandığı 1828-1829 Savaşı’ndan önce şehrin nüfusu 80.000 civarında iken, son işgalin yaşandığı I. Dünya Savaşı’nda bu sayı, yürek burkan bir şekilde 10.000’e kadar düşmüştü.
Erzurum, 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’nın her türlü ıstırabını dört yıl boyunca en ağır şekilde sinesinde hisseden şehirlerin başında geliyordu. Savaşın hemen başlarında Ruslarla ilk karşılaşma, Kasım 1914’te, Hasankale’nin doğusundaki Köprüköy’de meydana geldi. Ardından başlayan ve tarihe kanla yazılan Sarıkamış Harekâtı’nın ağırlık merkezini de Erzurum oluşturdu. Önceki savaşlarda olduğu gibi ordumuz, Erzurum’da toplanarak ileri harekâta geçti ve Erzurumlular bu harekât esnasında binlerce şehit verdi.
Diğer taraftan savaşın ilk beş ayında Erzurum’da asker ve ahaliden 10.000 kişi, amansız tifüs salgını nedeniyle vefat etmişti. Vefat edenlerin çoğu, sonradan Havuzbaşı olarak isimlendirilen şehrin batısındaki mezarlığa defnedildi.
Savaşın başlamasıyla Erzurumlu gençler bir an bile tereddüt etmeden cephelere koşarken geride kalanlar da boş durmadı; vatan müdafaası için çeşitli askerî hizmetlere alındılar. 70 yaş altı tüm erkekler geri hizmet için askere çağrıldı.
Bu savaşta, tıpkı 93 Harbi’nde destan yazan Nene Hatunlar gibi kadın ve çocuklarımız da kahraman askerimizin yanında yer aldı.
1914-1915 kışının dondurucu soğuğunda Erzurum’da hazırlanan 150.000 kilo erzak, Hasankale’nin doğusundaki orduya yetiştirilmek üzere o küçücük vatan evlatları tarafından sırtlarında taşındı.
Erzurum Sultanisi ve Darülmuallimin talebeleri ise hastanelerde geceli gündüzlü çalışmış ve salgın hastalıklar nedeniyle onlarcası gencecik yaşta hayatını feda etmişti.
Diğer taraftan cefakâr Erzurumlu kadınlar, 1914 yılı sonlarında 300 yataklı “Hilal-i Ahmer Kadınlar Hastanesi”ni tesis etmişlerdi. Sarıkamış Harekâtı sırasında yaralanan asker ve subayımız bu hastanede, Anadolu kadınının şefkatli elleriyle tedavi edilmişti.
Sarıkamış Harekâtı’nın ardından karşı saldırıya geçen Ruslar, Ocak 1916’da Köprüköy ve Hasankale’yi ele geçirdikten sonra Erzurum Kalesi’ni işgal etmek için kapsamlı bir plan yaptılar. Kargapazarı Dağları’nda ve Deveboynu tabyalarında askeriyle omuz omuza çarpışan kahraman halkın ve şanlı Mehmetçiğin tüm insanüstü gayretlerine rağmen şehir, 16 Şubat 1916’da işgal edildi.
Şehir, yaklaşık iki yıl Rus işgalinin o acı dolu günlerini yaşadı. Bu sırada Rusya’da çıkan Bolşevik Devrimi üzerine Ruslar, 17 Aralık 1917’de Osmanlı Devleti ile Erzincan Mütarekesi’ni imzalayarak Doğu Anadolu’yu boşalttı. Fakat asıl büyük felaket, Ruslar çekildikten sonra başladı; şehirde kalan ve onların silahlarıyla donanan Ermeni çetelerinin sivil halka yönelik katliamları tam bir imha derecesine ulaştı. Nihayet Kâzım Karabekir Paşa kumandasındaki Türk Ordusu, 12 Mart 1918’de şehri bu korkunç Ermeni mezaliminden kurtardı.
12 Mart’tan sonra şehir, ne yazık ki tam bir harabeyi andırıyordu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o sarsıcı ifadesiyle,
“Ölüm, Erzurum’da zaferini ilan etmişti!”
Yukarıda da belirtildiği üzere, bir zamanlar bölgenin merkezi ve en büyük şehri olan Erzurum’un nüfusu 10.000’e kadar düşmüştü.
Bununla birlikte sinesinde her daim bağımsızlık ateşi yanan Erzurum, asırlardan beri yaptığı şeyi bir kez daha başardı; kendi küllerinden adeta yeniden doğdu.
Bununla da kalmayıp İstiklal Harbi’nin sarsılmaz kalesi, Millî Mücadele hareketinin lider şehri oldu.
Bu vesileyle, vatan toprağı için canını veren şehitlerimize bir kez daha saygılarımı arz ediyorum.
Not:
Erzurum’un kurtuluşu münasebetiyle, 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 15.00’te Erzurum Teknik Üniversitesi’nde vereceğimiz konferansa vakti müsait olan dostları bekliyoruz.