Yakın zamanda KHK’lılar için genel af çağrıları ortalığı sarmıştı. Bülent Arınç “Umut Hakkı uygulanmalı, genel af zaruri.”dir açıklaması yapmıştı. Hüseyin Çelik’de benzer çıkışlar yapmıştı. Af için suçlunun pişmanlığı üzerine bir beyan göremedim. Doğrusu pişmanlık duyan bir FETÖ mensubunu duyamadık. KHK’lılar dahil. Az miktarda itirafçıları gördük, başkasına rastlayan varsa beri gelsin.
FETÖ mensuplarının affı, KHK’yı da içine alacak ‘genel af’, FETÖ’nün yeniden Kamuya, yani Devletin içine dönmesini istemek nasıl bir bakış açısıdır? Hani günümüzde sıklıkla insanların diline doladığı, pelesenk ettiği bir söz var, “Ehliyet ve Liyakat’. Koro halinde; birçok kurumdan, kahveden, sosyal medyadan aynı sözler terennüm edilir.
İşin garip tarafı ‘Liyakat ve Ehliyet’ üzerine hikayelerin çoğunluğunu açık veya kripto FETÖ’cüler terennüm ederler. Öyle ki, KHK ile kamudan ihraç edilmiş olanların eskiden tanıdıkları veya çeşitli yerlerde iktiranın ne liyakat nede ehliyet aradığı söylentilerini yaymaktadırlar.
Gerçek böyle mi?
Tabii ki kimsenin aklına yakın zaman öncesine kadar hangi yöntemlerle memur, öğretmen, polis, asker olduklarına dair bir soru yöneltmez. Soru çalma erbabının kendileri olduğunu, kendilerinden olmayanlara nasıl hayat hakkı tanımadıkları sorusu gelmez akıllara.
Birde; kime göre ve neye göre “liyakat”!
Devlete memur olmuş, maaşını devletten alırken, FETÖ’ye yüzde 20’sini verip, emri de ondan alanlar için liyakat ve ehliyet bir propaganda aracından öte anlam taşımamaktadır.
Hala “Devlet’e sızmak için çalışıyorlar..
Tafsilatlı bilgileri Hürriyet Gazetesi’nden Nedim Şener yazdı. FETÖ, devlet kurumlarına sızmak için hala yoğun bir faaliyet içerisinde. 24 Ekim 2025 tarihinde paylaşılan bilgilere göre, Dışişleri Bakanlığı’nda aktif görevde olan 21 kişi dahil toplam 58 FETÖ şüphelisi deşifre edilmiş.
Türkiye’nin Tel Aviv Maslahatgüzarı Gürçay Şeker, Genel Müdür Yardımcısı Burak Karartı ve Almanya’nın Münster Başkonsolosu Arif Hakan Yeter..
“MİT, Dışişleri Bakanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025’in temmuz ayında başlayıp ekim ayına kadar sürdürdüğü ortak çalışmalar sonucunda Fetullahçı Terör Örgütü’nün Dışişleri Bakanlığı’ndaki yapısı ve Bakanlıktaki kadroları ele geçirme planları yaptığını belirledi.
Örgütün, hem bakanlık sınavlarına kendi mensuplarını özel olarak hazırladığı hem de aktif olarak çalışan kripto FETÖ mensuplarının fişleme, himmet toplama, bilgi sızdırma gibi faaliyetlerde bulunduğu tespit edildi.” (Nedim Şener, Hürriyet Gazetesi)
Nedim Şener’in verdiği bilgilere göre, ‘Toplamda 4’ü diğer bakanlıklarda 21’i Dışişleri Bakanlığı’nda görevli olan 58 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken toplam 31 şüpheli itirafçı oldu. İtirafçıların ifadelerinde 700 kişinin ismi geçerken, 553’ünün açık kimlik bilgilerine ulaşıldı.’
Bunun ne anlama geldiğini söylemeye gerek yok.
Operasyonlar 9 Mayıs 2025’te başlıyor. FETÖ’nün Dışişleri Bakanlığı yapılanmasında 132 kişi tespit ediliyor. 8 Temmuz, 29 Eylül tarihlerinde operasyonlar gerçekleştirildi.
Ekim ayında yapılan operasyonda ise Dışişleri Bakanlığında aktif 21 FETÖ’cü deşifre edilip yakalandı. İsmi açıklananlara bakınca FETÖ’nün kim adına, kime hizmet etmekte olduğu da ayan beyan olmaktadır.
Telaviv Maslahatgüzarı Gürçay Şeker, Almanya’nın Münster Başkonsolosu Arif Hakan Yeter ve Dışişleri Genel Müdür Yardımcısı Burak Karartı.
İsrail Maslahatgüzarı Gürçay Şeker, Atatürkçü maske takmış, 15 Temmuz sonrası takiyye için rakı bardağı paylaşıyor.
Bakmayın öyle liyakat laflarını dolaştıranlara!