Saadet Parti Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Barzanilerin birçok dilde, gazete, dijital yayın yapan Rudaw’a konuştu. Rudaw, Arıkan’ı böyle tanımladı; “Türkiye’nin köklü siyasi geleneklerinden Milli Görüş çizgisinin bugünkü temsilcisi Saadet Partisi (SP), son dönemde "yeni nesil siyaset" söylemiyle gündemde yerini pekiştiriyor. Genel Başkan Mahmut Arıkan, Rûdaw'ın "Gel Anlat" programına konuk oldu. Arıkan, Türkiye'nin en yakıcı meselelerine ilişkin Rawîn Sterk’in kendisine yönelttiği sorulara yanıt verdi.”
Bahçeli detayı!
Söyleşi oldukça uzun, “Gel Anlat” programı yöneticisi Rawin Sterk, yönlendirme sorular ile yer yer Mahmut Arıkan’ı kendi mecrasına çekmeye çalışmış. İki ucu pis olan değnek misali sorulara ustaca cevaplar vermiş ve programcının hevesini boşa çıkarmış.
Mahmut Arıkan: Yaklaşan tehlikenin karşısında sağlıklı bir şekilde durabilmek için içerideki sorunları çözmek gerekiyor. Sayın Bahçeli de bu tehlikeyi gördü ve bir yerden başlanması gerektiğini düşünerek bir inisiyatif aldı. Bu inisiyatif mantıklı ama eksik. Diğer kurumların da kâmil manada dahil olmadığı bir inisiyatif oldu.
Tehlike yaklaşıyor. Biraz önce bahsettiğim, Fırat ile Nil arasındaki topraklar İsrail toprağı olana kadar mücadele edeceğini söyleyen bir zihniyet var. Onun bölgedeki taşeronu Amerika, akıl hocası İngiltere. Bu tehlikeler karşısında Türkiye'nin iç barışı ve içerideki huzuru sağlaması gerekiyor. Sayın Bahçeli bu perspektiften bakarak bir inisiyatif aldı. Biz de bu inisiyatife kayıtsız şartsız desteğimizi ortaya koyduk, bundan sonra da koymaya devam edeceğiz. Ama bu tehlike karşısında ne kadar başarılıyız, bu sorunu çözmekle alakalı ne kadar mesafe alabildik; bunun üzerinde uzun uzun konuşulması gerekir.
Tuzak sorular!
Sterk, SP Genel Başkanı Arıkan’ı sözde “Rojova” çevresine çekmek için çok uğraşmış. Bir anlamda SP Genel Başkanı Arıkan’ın bazı cümlelerinin temelinin olduğunu söyleyelim. Örneğin isteyenin Kürtçe öğrenmesinin önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Fakat bu bağlamda açılan eğitim alanlarına ilginin yok seviyesinde olması, engel bulunduğu anlamını taşımıyor.
Milli Görüşün, bir dönemler seslendirdiği ve Türk Milliyetçiliğinin karşısında Kürt Milliyetçiliğinin çıktığı söylemine katılmadığımı belirtmek isterim. Çünkü Türk Milliyetçiliği, etnik temelli değildir. Kürt Milliyetçiliği denilen olgunun daha çok terör örgütü çabasıyla dış destekle oluşturulmuş Marksist yapı olduğunu artık görmek gerekiyor.
Soruya bak hizaya gel!
Rûdaw: Yeniden Suriye ve Rojava meselesiyle ilgili bir şey sormak istiyorum. Türkiye'nin, muhalefetiyle iktidarıyla bütün ağırlığını; Kürtlerin orada kendilerini idare edebilecek ve güvenliklerini sağlayabilecek bir opsiyonun dışında bir formüle verdiğini görüyoruz. Siz iktidarda olsaydınız örneğin; Irak'ta olduğu gibi, Kürdistan Bölgesi'nde olduğu gibi —belki en istikrarlı değil ama Türkiye ile güvenli ve istikrarlı ilişkilerin sürdüğü— bir model neden Suriye için kabul görmedi?” sorunu yöneltiyor.
Mahmut Arıkan, sorumlu bir siyasetçinin yapması gerekeni yaparak şu cevabı veriyor;
“Suriye içindeki İsrail tehdidini göz ardı etmemek gerekiyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünden vazgeçmek, ülke içinde bir bölünmüşlük oluşturmak İsrail için çok elverişli bir alan doğurur. İsrail'in bunu dört gözle beklediğini düşünüyorum. Suriye'deki özerk alanları savunanların —ifadem yanlış anlaşılmasın— bu tehlikeyi gözden kaçırdıklarını düşünüyorum. Kastettiğim bilinçli bir tercih değil; ama gözden kaçırılmış bir risk. İsrail, Suriye'nin tek ülke olarak kalmasını değil; parçalanmış, kendi içinde güç mücadelesi veren bir yapıya dönüşmesini istiyor.”
Mahmut Arıkan, ayrıca “Ahmed el-Şara'yı muhatap almak zorundayız. İsrail'e verdiği tavizleri ben de görüyorum. Amerika'nın o koltukta oturmasında büyük pay sahibi olduğunu da görüyorum. Ama bütün bunlara rağmen en az zayiatla çıkmanın yolu, Suriye'nin toprak bütünlüğünü muhafaza etmektir.”
Rudaw’ın Suriye üzerinde yaptığı kaşımalarının altında acaba ne yatıyor diye düşünmek gerekiyor!