CHP’nin başından bir kaset kumpasıyla tasfiye edilen Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal, CHP’nin yönetilme şeklinin Ekrem İmamoğlu’nu savunma, yolsuzlukları aklama biçimine dönüştüğünü ileri sürerek ağır eleştiriler yöneltti.
Aslı Baykal; “CHP seçmeni yalanlarla kandırıldığını ve değerli oyunun heba olduğunu hala anlamadı mı? Önlerine tek kişi koyup alelacele önseçim yaptırdılar. (Ekrem İmamoğlu) Aynı kişiyi 2 kez Cumhurbaşkanı adayı seçtirdiler. Şimdi o kişinin nereye adayı olduğunu, bir yere aday olup olmadığını seçtirenler ve kendisi dahil kimse bilemiyor.
Devasa yolsuzluklar çıktı, tek açıklama, tek istifa, tek özür yok seçmen sahaya sürüldü, her yeri yakıp yıktırdılar, polisle karşı karşıya getirdiler. Yetmedi her akşam o miting senin bu miting benim gezdiriyorlar hala. Arka arkaya 4 tane kurultay yapıp aynı kadroyu, aynı yöneticileri 4 kere seçtirdiler. Bu değişmez ölümsüz kadro 600'ün üzerinde köklü CHP'liyi partiden attı.
Son haftalarda Önce mezarlıkta rakı, sonra kokain jet fuhuş içeren olaylar çıktı üstü kapatıldı hepsinin. Gerçi buna da şükür yolsuzluğuma karışma bana lazım o para mitingleri yaptıkları gibi özel hayatıma jetime karışma mitingleri başlatıp seçmenlerin oraya katılıp ortalığı yakıp yıkmasını da mecbur tutabilirlerdi. Haftanın kalan bir gününü de bu konulu mitinge ayırabilirlerdi.
Bir de hala çözülemeyen Paris'te yüz binlerce dolarlık yer kiralayıp kadın milli voleybol takımını izlemeye gittikleri seyahat var. Peşinden Özgür Özel'in 1 hafta yok olup sonra kırık ayak röntgeni ile ortaya çıktığı seyahat.
Aynı süreçte AKP ve MHP seçmeni çok tepkilerle başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaştırılmasını seyretti, diğerlerini saymıyorum bile.
Bakalım daha ne soytarılıklar yaşayacak hala CHP'de kalan seçmenler?”
CHP, hedef mi değiştiriyor?
Aslı Baykal’ın ağır eleştirilerinde vurgunun bazı şeylerin üstünün örtülmek istenmesi biçiminde yansıyor. CHP Lideri Özgür Özel’in, Suriye’de yaşanan süreç ile ilgili de Türkiye’nin dış politikasından uzak, izlenilen politikalara uymayan yol izlediği görülüyor. Hafta sonu İstanbul’da düzenlenen “Toplumsal Barış Konferansı” bunun ilginç örneğini oluşturdu.
Toplantı salonunda Türk bayrağı olmaması üzerine sosyal medyada da ciddi eleştiriler yöneltildi. Konferansa Özgür Özel, Sezgin Tanrıkulu, Ahmet Şık, Gülten Kışanak, Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, Rudaw direktörü Ziryan Rojhilati gibi isimler katıldı.
Özgür Özel, sosyal medya hesabından “İstanbul’da Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’ndayız.” Toplantıda Atatürk’e saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı (kasetten) okundu. Türk bayrağının yer almadığı salonda sunum ekranından sanal bayrak yansıtılması yapıldı. Buda ilginç bir ayrıntı olarak yaşanmış oldu.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’na atıflar yaptı ve İmamoğlu’nun mesajını paylaştı. Ardından İmamoğlu’nun mesajı yapay zekayla salonda seslendirildi. Görüntülerde Özgür Özel’in yüz ifadesi ilginçti. Yorgunluktan mı? Yoksa başka bir sebep mi vardı bilinmez ama Özgür Özel’in yüzü düşüktü. Kürsüde konuşmasında da benzer bir durum vardı. Asık yüzüyle “DEM” ile yapılan “Kent Uzlaşısı”nın suç olarak görülmesine eleştirilerini sıraladı.
Kent Uzlaşısının demokratların yaptığı bir seçim işbirliği olarak tarif etti. Özgür Özel’in konuşmasının ardından toplumsal barış konferansı basına kapatılarak devam etti!
teşekkürler saygılar.