Suriye'de PKK-YPG'ye operasyon düzenleyen bir Arap aşiret mensubunun yakaladığı YPJ savaşçısının saçlarını kestiği ve gösterdiği iddiası üzerine DEM milletvekilleri saç örme görüntüleri paylaştılar. Nur Sürer gibi birçok sanatçı (!), “Jin Jiyan, azadi” sloganı ile eyleme destek verdiler.
Bir akım üreten DEM milletvekili Pervin Buldan, Suriye ordusunun Suriye PKK’sına yönelik saldırılarını protesto etmek için tüm Kürt kadınlarını saçlarını örmeye çağırdı. İroni ise Pervin Buldan’ın Avrupa’da lüks içerisinde yaşayan kızına ait görüntülerde idi. Buldan’ın kızının eğlence görüntülerine dair kendi paylaştığı anlar Pervin hanıma cevap olarak paylaşıldı.
PKK’nın çocuk katliamlarına sesleri çıkmadı!
Çocuk yaşta kızları kaçırıp, ellerine zorla silah tutuşturanlara sesleri hiç çıkmadı. Şehit edilen öğretmenleri görmediler. 9 yıl olmuş… Aybüke öğretmenin saçları örülemiyor, sesi sınıflarda yankılanmıyor. Annesinin saçlarını öremediği bu kız evladı, artık bir milletin kalbinde en güzel haliyle yaşıyor.
Bakın şu aşağıdaki kadınları, o savundukları insanlar katletti. Öyle silahlı çatışmada falan değil ha. Hepsi de sivildi, hepsi de masumdu. Ayşenur öğretmeni roketatarla katlettiler. Serap Eser'i otobüste canlı canlı yakarak katlettiler. Aybüke öğretmeni yolda her şeyden habersiz yürürken kaleşnikofla katlettiler. Neşe Alten’i öyle katlettiler. Nurcan Karakaya'yı 11 aylık bebeğiyle, araçlarının altına döşedikleri mayınla katlettiler. Sizin savunduğunuz şey ne insan hakkı ne kadın hakkı!
Neşe öğretmenin hikâyesi!
Saçlarını örenler umursamazlar ama anlatılım. Tek hayali öğretmen olmak olan Tekirdağlı Neşe Alten 22 yaşındaydı, Eğitim fakültesinden mezun olmuş ve aynı yıl Diyarbakır'ın, Bismil ilçesi, Çavuşlu Köyü İlkokuluna ataması yapılmıştı.
Ailesi onu göndermek istemiyordu, ama Neşe öğretmen ısrar etti ve "Bayrağımın dalgalandığı her yere giderim” dedi. Okul harabe, sıralar kırık dökük, duvarlar yıllardır boyanmamıştı.
Neşe öğretmen Köy muhtarını ve köyün ileri gelenlerini topladı, yardım istedi, baktı ki yanaşmıyorlar, masrafları ben maaşımdan karşılayacağım, siz sadece bana duvarcı, boyacı, camcı, marangoz ustalar bulun dedi. Gece gündüz çalıştı ve okulu açtı.
Tarih 26 Ekim 1993'ü gösteriyordu, Öğretmenliğinin 25. günüydü, daha 22 yaşındaydı, akşam eve gelmiş, yorgundu. Babasına sofrayı hazırladı, Sofrada sadece yoğurt, ekmek ve sivri biber vardı. Aniden kapı çaldı. Babası, kim o dedi ve dışarıdan açın, köydeniz sesi geldi. Neşe Öğretmene bir şey soracağız dediler.
Kapı açılır ve karşılarında silahlı teröristler. Babası, “Beni öldürün kızımın bir suçu yok o daha çok genç” der. Arkadaki teröristlerden biri silahını çeker Neşe öğretmenin yanında babasını oracıkta öldürür.
Teröristler Neşe Alten öğretmeni saçlarından sürükleyerek köyün içinden çıkışına kadar sürükleye sürükleye götürürler. Neşe öğretmenin feryadına yardım çığlığına hiç kimse gelmez ve ŞEHİT ederler.
Saçlarınızı örmezsiniz biliyorum; çünkü o isimler PKK’nın katlettiği sivil masumlar.
Betül Cici’ye de sesiniz çıkmadı!
Örgüte katılmış Aytekin Yılmaz @yilmaz_aytekin, anlatıyor; “Betül Cici (Sorgul) 1991 de İstanbul Üniversitesi siyasi Bilgiler Fakültesi son sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp, örgüte katılarak dağa çıkar. Betül Cici ile Bayrampaşa hapishanesinde kısa bir dönem birlikte kaldık. Örgüte muhalefet ettiğim için beni eleştiriyordu. “Önderliği anlamıyorsun!” diyordu. Ben de ona, “Valla anladığım için bu haldeyim.” dedimse de, o beni değil, Öcalan’ı anlamayı tercih etti.
Betül birkaç ay hapis kaldıktan sonra tahliye oldu, tekrar dağa çıktı. Sonra duydum ki 1997 de Örgütü ve Abdullah Öcalan’ı eleştirdiği için, kamp yöneticileri Betül’ün delirdiğini düşünerek tutuklamışlar. Eleştirilerinde ısrarcı olunca Betül’ü bir gece vakti kamptan alıp dağın tenha bir yerine götürmüşler ve infaz etmişler. Betül Cici yi öyle bir yere gömmüşler ki, ailesi 27 yıldır izini sürmesine rağmen gömüldüğü çukuru bulamıyorlar. Bu hikaye #yoldaşınıöldürmek kitabımın en acılı trajik hikayelerinden biridir. Yeni toplu mezarlara hazır olalım… “
Her fırsatta PKK’nın ardına takılanlar kendilerinden hikâyeye de ses çıkarmadılar!
Terörsüz Türkiye olmalı , Ülke için güzel bir hizmet olur.
farklı bir yazı.