Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, gelinen noktada Irak’ın Kuzeyi ve Suriye’de İsrail’in organizasyonu ile SDG, ERNK, KDP, KYP örgütlerinin bir çatı altında organize olması gerçekleşti diyor. Bu süreci zorluyor, ama organizasyonu kim, nasıl sağladı. İsrail mi? CENTCOM’mu, yoksa ikili bir işbirliği mi var.
“Bunun içinde Türkiye, son görüşmelerde Abdullah Öcalan’ın etkili olup olmadığını test etmeye çalışıyor. Artı, bunu yapan İsrail. ABD’nin kafası karışık. Burada CENTCOM’un siyasetleri düz bir çizgi. Trump’un kafası karıştı. Suudi Arabistan ile Türkiye’yi sisteme sokamıyor. Sokamayınca ne yapacak henüz daha kararını vermedi. Verirse, yeter artık İsrail diyebilirse. Çekilin, dağılın dediği zaman, ne ERNK, ne SDG kalır” değerlendirmesini yapan Prof. Öğün, Öcalan’ın Suriye PKK’sı üzerindeki ağırlığının ve ABD’nin tavrının bu süreçte belirleneceği kanaatinde.
Netanyahu çılgınlığı!
Süleyman Seyfi Öğün, yaptığı değerlendirmede:
“İsrail’in aculluğunu, bu çılgınlığını doğuran Netanyahu’nun sıkışmışlığı, üç vakte kadar savaşa ihtiyacı var. Lübnan’a mı, İran’a mı Suriye’ye mi?
Lübnan’la sınırlı kalmaz, Suriye’ye vurur, orada ne olur bakacağız. Bakın sürecin hızını tayin edecek burayı takip etmek lazım. Ben üç değişkene bakarım, DEM milletvekili bişey demiş, Bese Hozat ordan bişey demiş, kim bu, Barzani kim? Bunlar ABD’nin ipini tuttuğu, İsrail’in ipini tuttuğu adamlar, ipini tutamadığı bir kişi var, oda Öcalan.
Ve hep söylediği şey şu, ben takip ediyorum, diyor ki (Öcalan) bu DEM’liler beni anlamadılar, anlatıyorum anlamıyorlar. DEM’lilerin kapasiteleri böyle, diasporaya bağlı, hazır kodlarla düşünen, Avrupa’ya oynayan adamlar. Barzani bunları biraz frenliyordu. Barzani de bu çizgiye gelince sapıttılar.”
Prof. Öğün’e göre, ekonomik olarak büyük sorun yaşayan ABD’nin dünyanın her yanında çatışmaları kaldıramayacağını, her şeye rağmen Trump ve Beyaz Saray’ın vereceği kararın önemli olduğunu söylüyor.
Türkiye’nin bu tablo ışığında alternatifli düşünmesi gerektiği üzerinde duran Öğün, “ABD bu kapasitesi ile bu ağır borcu, üretim kaybıyla taşıyamaz bu süreci. Türkiye hesaplarını yaparken, 2 ay sora ABD’den bunu alırım, 3 ay sonra bunu alırım. Böyle bir lüksümüz yok. Hesaplarımızı ona göre yapalım.” (Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün/Akıl Odası)
Tehlikenin farkında mıyız?
Türkiye’nin önemli beyinlerinden, Uluslararası Hukuk ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Hasan Köni, KCK üst düzey yöneticisi terörist Bese Hozat kod, Hülya Oran’ın açıklamasındaki hinliği ve tehlikeyi işaret ederek, bunun başka bir aklın üretimi olduğunu söylüyor. Köni’nin dikkat çektiği mesele ise akıllara yer edinilecek türden.
Prof. Hasan Köni; “Söylemlerde çözüm için uğraşılan tarafın, yani YPG/PKK falan konuşmalarında tutarsızlık var. Beşe Hozat işte bilmem ne, diyor ki biz af istemiyoruz. Biz suç işlemedik ki, çok tehlikeli bir cümle ki uluslararası hukukun, belli bir etnik grubun ezilip kendi devletini kurmak için yaptığı savaşın terörist olmadığını, Türk ceza hukukunun bu konuda geçerli olmadığını söylüyor.
Bir etnik grup. Affedemezsen cezada veremezsin gibi. Dolaylı bir şekilde bunu söylüyor. Bu tür söylemlerin desteğini nereden alabilirler, nasıl olup da söyleyebilirler. 350 bin kişilik bir ordu (Türk Ordusu), her türlü silahını yapabilen bir ordu var. Bunun karşısında bişeyler söylüyor. Yani bu cesareti bulmaları, bu tür analizler ki bunlar ikinci üçüncü adamlar. Bundan sonraki ilerlemeler nasıl olacak, bende merak ediyorum.”