Bir ülke düşünün ki, 6 yıl üst üste Genelev patroniçesi vergi rekortmeni oluyor. Dünyada bir örneği var mı bilmiyorum. Türkiye’nin ekonomisinin nereden nereye geldiğini göstermek açısından bunların bilinmesi gerekiyor. Birde koca koca holding sahiplerinin ödedikleri komik vergi rakamlarının üzerinde durmak, vergiyi usulünce kaçırma noktasında uzmanlaşmanın nasıl olabileceğini yormak gerekiyor.
Evet, eski ve yeni Türkiye’yi birbirinden ayıran çok şey var. Bunları en çarpıcı olanı ise vergi rekortmenlerinin artık üreten taraftan çıkmasıdır. Doğruyu söyleyince bir türlü sıkıntısı olan kesimlerde kızgınlık beliriyor. 2000 öncesi ve sonrası Türkiye’yi ayırt etmek gerektiğini sıklıkla vurgulamak gerekiyor.
Eski Türkiye’de Genelev Patroniçesi vergi rekortmeni oluyordu. Artık milli ve yerli üretim alanından rekortmenler çıkıyor. Bu işler demogoji ve algıyla olmuyor. Evet, algıyla milleti yönlendirmeyi başaranların bu ülkede genelev patroniçesinin nasıl vergi rekortmeni olduğunu da izah etmesi gerekiyor.
Matild Manukyan bir Genelev Patroniçesi idi. Bilinen servet bilgilerine göre; 500 dairesi, 50 dükkânı, 4 hanı, 4 yazlığı, 220 ticari taksi plakası, 37 genelevi, 40 binası, 2 fabrikası, Kalamış'ta yatı, Fransa bankasında 150 milyon euro, bir Rolls-Royce, dört BMW ve dört tane de Mercedes otomobil ile oteli varmış.
Genelev Patroniçesi rekortmen!
Matild Manukyan, koca koca işadamlarının olduğu, TÜSİAD diye azı dişi büyüklerin bir arada olduğu, verdikleri ilanlarla iktidar değiştirenlerin vergi öde(ye)mediği dönemde vergi rekortmeni olmuş. Manukyan 1986, 1987, 1990, 1991, 1992, 1993 yıllarında 6 kez vergi rekortmeni olarak çeşitli ödüller almış.
Üretimden gelen güç
Türkiye’yi 2000 öncesi ve sonrası ayırmak yalnızca laf ile olmuyor. Yerli ve milli üretimin tohumlarının atıldığı, tohumların yeşermeye başladığı ve ürün alınmaya başladığı dönem olarak da 2000 sonrasını tanımlayabiliriz.
O atılan tohumlardan biride milli ve yerli üretimiyle, milli aklıyla Bayraktarlar oldu. Baykar grubu, Selçuk ve Haluk kardeşler son 3 yılda üst üste vergi rekortmeni oluyorlar. TUSİAD neredeyse yok mertebesinde ve 4. Sıradaki Rahmi Koç’un 2024 yılında ödediği verginin yaklaşık 4 katını tek başına Selçuk Bayraktar ödüyor. Bayraktar kardeşler, Rahmi Koç’un tam 6.5 katı vergi ödemişler.
Yılların büyük holdingi, grubu, ailesi Koçların neden bu kadar az vergi ödediğini sorgulamak gerekiyor. Başka bir sorgulanacak nokta ise Koç grubunun neredeyse yerli ve milli üretim alanında hiç olmaması. Montaj üzerine yürüyen gruplar, özelleştirme veya benzer biçimde alınan büyük (Tüpraş) şirketler para basarken, Koç grubu her yıl devletten en yüksek oranda “Teşvik” alırken, gücünü milli üretimden yana neden kullanmıyor diye sormak gerekmiyor mu?
2023 yılında Koç grubu 20 milyar lira teşvik almış iyi mi?
Rekortmen Bayraktarlar!
- Yılı vergi rekortmenleri listesi açıklandı. Yine ilk iki sırada Bayraktar kardeşler var. Selçuk Bayraktar: 2.767.587.718 TL 2) Haluk Bayraktar: 2.528.619.921 TL 3) İsmi açıklanmadı. 4) Rahmi Koç: 757.755.302 TL
Bu arada vergi rekortmenleri sıralamasında ilk yüze giren 79 mükellef isminin açıklanmasını istemedi.
Teşvikleri milli ve manevi güçleri. Türkiye’de hayır alanında en cömert aileler arasında başı çeken Bayraktarlar, devletten en az teşviki almışlar. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır, "15 binden fazla yatırıma sunduğumuz destekler var. Merak ettim, bunları Baykar'a sunduk mu diye. Şimdiye kadar yararlanmamışlar. Bizim proje bazlı devlet desteği kapsamında sunduğumuz sigorta primi desteklerinden de şimdiye dek henüz yararlanmamış. Yatırım yeri tahsisi sunmuşuz ama Baykar yatırım yerlerini kendi öz kaynaklarıyla satın almayı tercih etmiş."
Düzeltme: önceki günkü yazımda 2000 yılı İran GSMH’si sehven 366 milyon olarak yazılmıştır. Doğrusu 366 milyar dolardır. Türkiye 273 milyar dolar, ve 2024 yılı İran 434 milyar dolardır. Düzeltir, okurdan özür dilerim.