Erzurum…
Bir şehrin adı bazen bir milletin kaderini anlatır. Karla kaplı dağlarının ardında sabır, soğuğunda inanç, taşında vakar vardır. İşte o taşlardan biri, adını sessizce tarihe yazmış bir yiğidin hatırasını taşır: Yarbay Osman Besim Akar.
1872’de Erzurum’da, Bekir Bey’in ocağında dünyaya geldi. Çocukluğu dadaş toprağının mertliğiyle, ezan sesleriyle, vatan sevgisiyle yoğruldu. Henüz on dokuz yaşında Harp Okuluna girdi, 1894’te teğmen olarak mezun olduğunda artık sadece bir asker değil, yüreğinde Erzurum’un kararlılığını taşıyan bir neferdi.
Görev yerleri değişti, rütbeler büyüdü ama o hep aynı kaldı: Sessiz, inançlı, görevine bağlı bir subay. 20’nci Süvari Alayı’ndan, Aşiret Süvari Alaylarına kadar uzanan uzun bir askerlik yolculuğu boyunca, atının yelesinde vatanın rüzgârını hissetti. Emir beklemeden koştu, geri dönmeyi düşünmeden savaştı.
Birinci Dünya Savaşı’nın o acı yıllarında, Diyadin Gediği’nde Ruslara karşı verilen çetin mücadelede esir düştü. Fakat esaret, onun yalnız bedenini aldı; ruhunu, inancını ve Erzurumlu onurunu asla tutsak edemedi. Altı uzun yıl boyunca, karlar altında özlemle bekledi memleketini. Ve 1920’de, bir sabah, Anadolu’nun işgal altında kıvranan topraklarına geri döndü.
Dönüşü bir son değil, yeni bir başlangıçtı. Bu kez de İstiklal Savaşı’nın siperlerinde, yüreğiyle yeniden cepheye koştu. Hasankale’de, Badilli Aşiret Alayı’nda, atının nallarıyla Anadolu’nun taşlarını döverken, bir yandan da milletin onurunu savundu.
Cumhuriyetin güneşi doğduğunda, o artık yıllarını vatanına adamış bir Yarbay’dı. 5 Haziran 1898’de Beşinci Dereceden Mecidî Nişanı, ardından TBMM tarafından verilen Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası onun göğsüne takıldı ama asıl nişanı halkının gönlüne kazındı.
1928’de emekliye ayrıldığında, belki elinde bir tüfek yoktu ama içinde bir ordu dolusu hatıra vardı.
Ve 3 Kasım 1938’de, sessizce yürüdü sonsuzluğa. Ardında ne mal bıraktı, ne makam; yalnızca vatan sevgisiyle dolu bir ömür…
Bugün Erzurum’un rüzgârı, onun adını hâlâ fısıldar. Çünkü bazı kahramanlar ses yükseltmez, iz bırakır.
Yarbay Osman Besim Akar, o izlerin en onurlularından biridir.