Arabulucuların kıymeti henüz anlaşılmadı!
Fazla uzun olmadı, 2012 yılında çıkartılan bir yasa ile gerçekleşen Arabulucu uygulamasından Erzurum da yararlanıyor ama yeterince mi, hayır. Alternatif uyuşmazlık çözümü olarak yasa ile oluşan bu arabulucuların kıymeti, nedense bir türlü de bilinmiyor, bilinemiyor. Uygulamaya çok önceleri start veren Avrupa ülkelerine karşın buralarda çok da pek işlevsel görünmeyen, sınavla gelen avukatlardan oluşan arabulucuların öneminin ancak zamanla anlaşılacağı düşünülüyor, beklenti bu yönde.. Geçtiğimiz hafta TRT Erzurum Radyosu’nda Adli Tatil sebebiyle canlı yayın proğramına çıkan Arabulucular Derneği Genel Sekreteri Avukat Eyşan Esra Yılmaz, ‘’ Arabuluculuk hak ihlali veya hakkın ihlal edilme tehlikesiyle ortaya çıkan anlaşmazlıkların tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözümünde alternatif bir yol olarak öne çıkar. Hak, hukuk düzenince tanınan bir menfaattir. Esasında arabulucular sayesinde çok daha kısa sürede hukuki sorunlar çözülebiliyor. Ama nedense bir türlü yasa ile serbest meslek olarak ihdas edilen arabulucular yeterince değerlendirilemiyor, anlaşılamıyor ve dernek olarak biz bu konuda kapsamlı çalışma peşindeyiz’’ ifadelerini kullandı.
--Sevimli kuklaları ile sosyal hayatımızı renklendiriyordu, Erzurum’a veda ediyor..
Git güle güle Betül!
Türkiye’de sayıları da oldukça azdır. Dudakları kıpırdamadan, sesi kendi ağzından çıkmıyormuş gibi konuşabilme becerisi olan, bu becerisiyle, sahnede tek başına olduğu halde karşılıklı iki kişi konuşuyormuş gibi gösteri yapan kimseye deniyor Vantrilok. Galiba işte D.Betül Birdal Ölmez, Erzurum’un tek vantrilok sanatçısı. Anadolu kültürünü Erzurum ağzıyla kendisinin yapıp oynattığı sevimli kuklalar ile gelecek nesillere aktaran, aynı zamanda Okul Öncesi Çocuk Gelişim öğretmeni olan Ölmez, eşi Nurullah Ölmez’in ataması sebebiyle Antalya’ya giderken, bu bir yerde Erzurum’un vantriloksuz kalmış olması, oluşturduğu sevimli kukla tiplemeleri Gülbeyaz nine ve Turan Dede ile Akasya ve Çınar’ın da anasız, babasız kalması anlamına geliyor. Hiç olmadı. Sadece çocuklar değil, biz yetişkinler de hem eğleniyor hem de, öğreniyorduk. Oysa daha karpuz da kesecektik..
***
Bir süre öncesinde oluşturduğu tiplemeler ile sanat dünyamıza giren, farkındalık oluşturan etkinlikler ile ilk’lere imza atan, prestij neşeli projeler ile karşımıza çıkan D.Betül Birdal Ölmez’in kentten ayrılacak olmasına ben kendi adıma üzüldüm. Üzüldüğümü de babası Cenap Köksal Birdal ile yemeğe geldikleri DSİ’de kendisine söyledim. ‘’Var mı senin peşinde gelen?’’ diye sordum, ‘’Maalesef yok. Benden daha yok’’ derken, ne yalan söyleyeyim, içim cız etti. Bir karikatür sanatçısı olarak da ayrıca üzüldüm. Yalnızlaşıyoruz giderekten. O ünlü özlü sözdeki gibi. Yalnızlık diye bir şey buldum, yaşa yaşa bitmiyor! Artık Gülbeyaz nine, Turan dede ve Akasya ile Çınar ve dahası Masal dünyamız gibi biz de yalnız başımıza kaldık, damağımızda tat bıraktın, ama ne diyeyim Betül, herşey gönlünce olsun, git güle güle..
--
Telefon hattı almak için sıraya girer, ağzına bakarlardı
Bir zamanlar viraldı!
Daha cep telefonları hayatımıza girmemişken, internet henüz yokken Erzurum’da telefon denildiğinde ilk akla gelen isimdi Rıfkı Güraksın. PTT Baş Müdürlüğü’nde telefon santrallerinden sorumlu Merkez Müdürlüğü yaparken Erzurum’da telefonu olan abone sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Her biri alayla, valayla gelen şebeke hattı sayısı da sınırlıydı ve herkes, tanısın, tanımasın ev veya işyerlerine bir telefon aboneliği için Rıfkı Güraksın’a koşuyordu. Kolay değildi telefon hattına sahip olmak, zira şimdi ki ayfonlar gibi sıraya giriliyordu. Makam odasına gelen herkesin ev veya işyerine illa ki telefon çektirebilmek için dil döktüğü Güraksın, bir Erzurum beyefendisiydi, olacak şeye evet, olmayacak şeye de hayır derdi. Nazikti, nezaketliydi. Sadece normal vatandaş değil, Valiler, kaymakamların da telefon hattı için hatır telefonları açtığı adamdı o. 1994 yılında telefon işi özelleştirildiğinde, TELEKOM adına bir şirket kurulunca buraya Bölge Müdür olan ve sonrasında 40 yıldan fazla görev yaptığı kurumdan en son koordinatör olarak emekli olan Güraksın, bir döneme damga vuran isimdi. Geçtiğimiz günlerde görüştüğüm Rıfkı Güraksın’ı son derece sağlıklı ve moralli de buldum. Onun da herkes gibi bir zamanlar ev ve işyerlerinde olsun diye onca insanın dil döktüğü telefon vardı. O günleri konuştuk biraz, epey de sohbet ettik, güldük, eğlendik, sonrasında ayrıldık. Güraksın gibi bir Erzurum beyefendisi ile o günlerden tanışma mutluluk ve onurunu yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Allah var etsin, bizde güzel iz bıraktı, neşesi daim olsun, öyle güzel yöneticilere de hasret kaldık, araya sıkıştırayım istedim..
--
İyi fikir!
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Palandöken dağındaki kafe 25’de özellikle emekliler için fiyatta uygulanan yüzde indirim haberi, özellikle İYİ Partililere de iyi gelmişe benziyor. Yakutiye ve Palandöken’in İYİ Partili ilçe belediye meclis üyeleri, sohbet ve istişare toplantılarını zaman zaman Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesindeki bu Kafe 25’de yapıyorlar. Fiyatların da uygun olması sebebiyle meclis üyeleri, hem sohbet etmek, istişarelerde bulunmak, hem de şehir merkezindeki kafe ve restaurantların yemek fiyatlarına oranla daha ucuz olduğu için kafe 25’i tercih ediyorlar. Son dönemlerde gerekli düzenlemeler ile daha da işlevsel bir hale gelen, yenilenen Palandöken dağındaki kafe 25, özellikle gündüzleri emeklilerin akınına uğruyor, benden sonra bir değişime uğramadıysa gidin derim.
--
Genç avukatlar oto bakım onarım işine soyundular
Bir davaları da bu oldu!
Erzurumlu müteşebbis 2 genç avukat arkadaş, farkındalık ortaya koydu, ‘bu sektörde ihtiyaç var’ diyerek oto sektörüne de giriş yaptılar. Av.M.Kürşat Aral ile Av.M.Demirhan Demir, Sanayi bölgesindeki İkinci Keresteciler Sitesi Sokağında kurdukları limited şirketi vasıtasıyla oto bakım ve onarım servis işine soyundular. Önemli bir miktarda harcama yaparak kurdukları tesis, fiziki şartları ile daha ilk günden ilgi odağı olmayı başardı, müşteri akınına uğradı. Erzurum barlarının da sergilendiği, açılışı törenle yapılan servis, her türlü model ve markadaki aracın bakım ve onarım işini gerçekleştirecek, uygun fiyatı ile özellikle müşteri memnuniyetine özel önem verecek. Kaporta ve boya hizmetinin de sunulacağı, çok sayıda uzman elemanın da istihdam edileceği oto bakım ve onarım servisi, genç avukatların adliye koridorlarının dışında baktığı başka bir dava olacak.
--
Gelme daha üstüme!
Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm çalışmalarının ne denli önemli olduğunu özellikle yıkılmaya yüz tutmuş, metruk haldeki binalardan da anlaşılıyor. Bir çok eski binaların yıkılarak kentsel dönüşüm kapsamında yerlerine daha güvenilir binalar tesis etmek için elini taşın altına sokan belediyelerden Palandöken Belediyesi, sadece Yenişehir olarak bilinen bölgeye değil, çarpık yapılaşmanın doruklara ulaşmış olduğu Yunus Emre Mahallesi’ne de bakmalı, eğilmeli diye düşünüyorum. Mesela, Karayolları bölgesinde bulunan, etrafı eğitim kurumu ve konutlardan oluşan bir yerde böyle bir bina, bir an önce yıkılmayı hakediyor. Çevre sakinlerinin hergün korku ile yanından geçtikleri bu terkedilmiş bina, adeta insanın üzerine üzerine geliyor. Gelme desen bile geliyor. İmar konusunda da titizliği ile tanıdığımı Muhammet Sunar başkanın öncelikle bu binayı bir görmesini şahsen ben çok isterim, gereğini yapacağından eminim, bu benim son kararımdır.
--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER: İyi bir savaş, kötü bir barış hiç olmamıştır! (Benjamin Franklin)
DUVARIN DİLİ: Yolumuz dikenli olabilir ama biz de çiçek toplamaya çıkmadık!