“Kasıntılık yapıp insanlara karşı böbürlenme ve yeryüzünde çalım satarak dolaşma! Zira unutma ki Allah kendini beğenmiş kibirliyi sevmez. (Hayat) yürüyüşünde dengeli ol ve sesini yükseltme!
Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin sesidir.”
Lokman sûresi / 18-19
Sen olsan sever misin?
Onca zaafına, eksiğine, muhtaçlığına rağmen...
Etrafında çalım satarak yürüyenler gördüğünde kalbin kırılmaz mı?
Allah, sen huzurlu olasın, diye koyuyor kuralları.
İyiliğin bedeli böbürlenme olmasın istiyor.
Kendine güç atfedip kasıntılık yaparsan, önce senin ruhun örselenir, diye hatırlatıyor.
Bu kurallar öncelikle senin mutluluğun için!
Nefsinin çıkmaz sokaklarında afra tafrayla yürürsen düşeceğin görülüyor.
Gönlünün kanamasına senden önce Sahibin razı değil.
Sana iyiliği emrediyor.
Öncelikle kendin için!
Ve sesini değil, sözünü yükseltmeni bekliyor..
Zira sen, Rahmân’ın en kıymetlisisin.
Kuru gürültüye boğulmanı seyretmesi beklenemez.
Şehvetini, gözü dönmüş hâllerini...
Üç kuruş uğruna kendini bataklığın ortasına fırlatışını...
Galip gelemeyeceğin güç oyunlarında insanlığını adım adım yitirişini izlemesi gayri kabil.
Şehvetin borazanı olup sesini insanlaştıracağına eşekleştirmene mümkünü yok razı gelmez.
Zira insan değil, ancak eşek acıktığı ve kızıştığı zamanlarda bağırmaya başlar.
İnsan değil, eşek; şehveti ve midesi arasında bocalayıp durur.
Unutma, sana senden Rahîm olanın bütün hatırlatmaları iyiliğin sesini yükseltmek içindir.
İnsanlığın evrensel iyilik kurallarını yalnızca Allah koyar!
Zira kudretiyle bütün âlemlerin Mâlik’i O’dur.
Yaratıcısı ve yaşatıcısı Vâhid olan Rahmân’dır.
Güzel bir yazı