Bazı yazılar beyaz kağıt üzerinde gözyaşı damlalarının izlerini bırakır.
Bu da onlardan biri!
İçinde isyan olmayan ama hüznü, kağıdı hamura çeviren cinsten.
30 yıldan fazladır aynı yolu yürüdüğümüz bir dostu ebediyete uğurladık.
Allah rahmet ve mağfiretiyle muamele eylesin.
Ben şehirden ayrılana kadar yani ilk 10 yıl geceli gündüzlü bir beraberlikti bu.
Hedefleri olan, heyecanları ve korkuları bitmeyen bir yolculuk.
Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyetini yönetmeye talip olduk …
Kolay olmadı elbette, rakiplerimiz yıllarını mesleğe vermiş ve o çatı altında yıllardır yöneticilik yapan isimler.
Küçük farklarla kazandık ama o sandık açılıncaya kadar geceli gündüzlü çaba sarfettik.
Feridun Fazıl Özsoy, Erzurum Radyosunda prodüktör, ben özel bir radyoyu yönetiyorum ve elbette yönetimi oluşturacağımız diğer arkadaşlarla birlikte geceli gündüzlü markaja aldık cemiyetin üyelerini.
Sözler verdik, yapmak istediklerimizi anlattık, güven kazandık.
Sonra yıllarca Feridun Başkan işinin hakkını vererek cemiyeti yönetmeye devam etti, ben İstanbul’a geçtim ama aklım ve kalbim hep onlarla oldu.
Sık diyeceğimiz aralıklarla, çeşitli vesileler icat ederek buluştuk, telefonla daha da çok konuştuk.
Feridun bey işini hakkıyla yapan, iş disiplinine çok önem veren bir insandı…
Ama insanlığı hep işinin önünde giderdi.
Sağlam dostlukların adamıydı, eleştiriye açıktı ama başkalarını kırmamak için son noktaya kadar kararlarını geciktireye çalışırdı.
Ben fevri davranır istifa dilekçemi masasının üstüne koyardım bazen, hadi o zaman yolları ayıralım diyemez kalkar önce boynuma sarılır sonra dilekçeyi gösterirdi; “kağıtları ziyan ediyorsun.”
Keşke bu satırları daha önce yazsaydım demiyorum çünkü 30 yıllık yol arkadaşlığımız boyunca bunları her gerektiğinde eylemlerimizin içerisine yerleştirdik.
Hiç birbirimizden ayrılmadık, kim hatalıysa diğeri ikna edip yola devam etmeyi başarırdı.
Uzun sözün kısası ben hayatımın 30 paha biçilemez yılını Feridun Başkanla birlikte toprağın altına bırakıyorum.
Onu çok sevdim…
Adamlığını…
Dürüstlüğünü…
Fedakarlığını…
Yüzüme bakıp tebessüm etmesi sevdim.
Kapısını hiç vurmadan girdiğim ve her şart altında keyifle kabul edildiğim nadir insanlardandı.
Allah rahmet eylesin güzel dost.
Ailene Allah sabır versin.
Bana, dostlarına sensiz bir dünyada yaşama gücü versin.
Güzel bir yazı emeğinize sağlık
Emeğinize sağlık güzel paylaşım için
İyi insanlar iyilikieriyle hep yaşarlar.Ölürse canlar ölür ,tinler ölesi değil Kaleminize sağlık.
Normal doğaldır