Ülkemizin farklı illerinde sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi ardı ardına gerçekleşen okula saldırı olayları, titiz eğitimcileri ve eğitim kurumlarını harekete geçirdi. Tehdit altında olsun olmasın türlü eğitim kurumları bu bağlamda yönergeler, talimatlar, kılavuzlar oluşturdu. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun oluşturduğu ‘Okul Saldırılarına Karşı Halk Rehberi’ de bunlardan biri.
Kılavuzda ‘Okulların İvedi Biçimde Yapması Gerekenler’ ana hatlarıyla şöyle sıralanıyor:
Okulların en ivedi biçimde üzerine eğilmesi gereken güvenlik önlemleri:
- Güvenlik görevlilerine acil tazeleme eğitimi verilmeli ve onlara yeni risk durumu ile buna dönük spesifik önlemler kavratılmalıdır.
- Kamera sistemi gözden geçirilmeli, tüm kamaraların okulu 360 derece izler halde olması sağlanmalıdır.
- Duvarlar veya çitler, dışarıdan girişi engelleyecek ölçüde olmalıdır.
- Olası bir şiddet olayı gerçekleştiğinde güvenlik prosedürlerinin “olay anı ve sonrası” kısmının aktive edilmesi ve paydaşları bilgilendirme öncelik kazanmalıdır. Bilgilendirme konusunda okullar bağımsız değildir; üst resmi makamlar bu konuda kontrolü elde tutarlar; ancak okul kargaşayı önlemek adına kendi velisini ve öğretmenini doğru bilgilerle düzenli biçimde bilgilendirme ve yönlendirme işlevini ihmal etmemelidir.
- Her dönem en az bir kez, öğrencilerde travma yaratmayacak biçimde afet, okul boşaltma ve daha spesifik olarak da lockdown (kontrollü kısa süreli karantina veya okulu güvenli biçimde dışa kapatma) tatbikatı yapmalıdır.
- Ziyaretçi girişleri kontrol altına alınmalı; yazın mont, pardösü giyimi gibi olası suç aleti saklamaya dönük şüpheli durumlarda ziyaretçi mutlaka okula alınmadan, dışarda kontrol edilmelidir.
- Mümkünse -ki bu çok acı, trajik bir gereklilik- okul girişlerine kartlı giriş turnikesi ve x-ray denetim ekipmanı kurulmalıdır.
- Okulun malzeme girişi vb. fazladan kapıları varsa daima kilitli tutulmalı ve sadece yetkili personel tarafından açılıp kapatılmalıdır.
- Okulda genele veya bizzat öğrencinin kendisine yönelik ‘Şüpheli, tehlike doğurabilecek, rahatsız edici bir şey görüldüğünce hemen en yakındaki öğretmene/yöneticiye ilet!” kültürü geliştirilmeli. Bunun ispiyonculuk değil, güvenliğe katkı olacağı kavratılmalı.
★★
Tabii toplumda çok derin travma doğuran bu olayın tek boyutu Sayın Prof. Dr. Kadıoğlu’nun vurguladığı ‘Okulun Sorumlulukları’ değil. Bu basamak ve tabii okulun ‘öğretim’ işlevinin yanı sıra, mutlaka ‘eğitim’ sorumluluğu da taşıdığı muhakkak.
Böyleyken, eğitimin ikinci paydaşı durumundaki velilerin üzerine titizlikle eğilmesi gereken iki önemli boyut daha var:
Okullarda şiddet olaylarını gerçekleştiren çocukların yaygın özellikleri:
- Uzun süreli içine kapanıklık
- Şiddet içerikli bilgisayar oyunlarını tercih etme
- Akranlarına göre çok dar arkadaş çevresi veya bütünüyle arkadaşsızlık (internet istisna)
- Ortada gerçek bir neden yokken muhitten, sınıftan, okuldan; öğrencilerden, öğretmenlerden, okul çalışanlarından vs. kendine düşmanlar yaratma ve onlar hakkında öfkeli konuşmalar, yazılar, paylaşımlar dışa vurma
- Hayvanlara, bitkilere, eşyaya zarar verme; hedef seçmez hınç ve öfke eğilimi
Fakat hiçbir çocuk, bu davranışlardan birini bir kere sergiledi diye ‘şiddete yatkın çocuk/genç’ olarak etiketlenemez; okulda veya ailede yaşanan bir gün, o günün de olağan dışı hikayesi çocuğun bu ‘ipucu davranışlardan’ birini veya birkaçını geçici süreyle sergilemesine neden olabilir. Burada ayırt edici etkenler: Süreklilik ve derinlik… Çocuğunuzda bunların birini veya birkaçını sürekli biçimde gözlemliyorsanız hemen okul PDR’siyle iletişime geçiniz; keza bu davranışlar gözden kaçmaz ve sürekliliği halinde okul PDR’si sizinle iletişime geçecektir.
Çocuğunuzu sık aralıklarla kontrol ediniz:
- Çantasında ne var; okula neler götürüyor? Bunu sıkça kontrol ediniz.
- Evinizde mesleğiniz veya özel durumunuz gereği ateşli, kesici, delici silah varsa onu, çocuğunuzun erişemeyeceği yerde koruyunuz.
- Yanında hangi oyun materyallerini taşıdığını, ve onun risk düzeyini öğreniniz.
- Hayatında ‘Benim düşmanım; onunla asla bir araya gelemem!’ diye katı biçimde etiketlediği biri var mı, öğreniniz.
- Bilgisayarda oynadığı oyunların şiddet içerikli olup olmadığı bilin (hoş şiddet içermeyen çok az sayıda oyun var!) ve eğilimi o yöndeyse öncelikle okul PDR birimiyle ve gereğinde ileri destek alacağınız bir profesyonelle iletişime geçiniz.
★★
Bilim, kültür, sevgi, umut, gelişim, barış ve esenlik kapısı okullarımızı hedef alan ve hepimizi derinden sarsan saldırıların yinelenmemesini ve bu yazıda değinemediğim, sözü uzmanına bıraktığım ‘Devlete ve yani öncelikle Milli Eğitime ve güvenlik güçlerine düşenler’ basamağının da titizce, en ivedi biçimde tamamlanmasını diliyoruz.