“Kentin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi (ve) ‘Ey kavmim!’ dedi, ‘Bu elçilere uyun!’”
Yâsîn sûresi / 20
“Ey mürid, işlemediğin amellere üzülmemen ve işlediğin günahlara pişman olmaman, kalbinin ölmüş olduğunu gösterir.”
İbn Atâullah el-İskenderî
Senin kentinin cesuru da sen ol!
Adili sen ol!
Doğru sözlüsü sen ol!
Öyle ol da gerekiyorsa kalabalıklar arasında en yalnızı sen ol!
Herkesin yok saydığı hakikati yüreğinde taşıyan bahtiyar ol!
Bu uğurda gerekince garipsenilen, aşağılanan, yukarıdan bakılan kahraman ol!
Şehrin öte ucundan gelen âdem olmak için, kalbi yerinden fırlayan aziz ol!
Hakikat yükünü taşıyan elçileri şeksiz ilk tanıyan ol!
Ve korkmadan...
“Ne derler” diye dertlenmeden...
Ürpermeden...
Eğip bükmeden...
“Bu elçilere uyun” diyebilecek kadar vefalı ol!
Öyle olmak için de hayatı beş kuruşluk çıkara...
İtibara...
Makama...
Şehvete...
Satmadan yaşamayı becerebilen adam ol!
Evvela insan ol ki, ardından dudakların hakikati dillendirirken titremesin!