Samuel Beckett, kaç gündür aklımı esir almış durumda.
Şimdiye kadar duymadığım o sözüyle karşılaştığımdan beri aklım başımda değil.
“Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.”
Yoksa siz de sözü okur okumaz, “Beni tarif ediyor diyenlerden misiniz?
Olabilir, bunda utanılacak bir şey yok!
Aslında bu sözden alınacak bir ders, bundan sonrası için çıkarılacak bir yol haritası da yok.
Beckett, bir durum tespiti yapıyor, o kadar.
Olup biteni, yaşadığımız ve yaşayacağımız her şeyi bütün çıplaklığıyla koyuyor önümüze.
Sizin yaşamınız da, başardığınızı sandığınız ya da yenildiğiniz denemelerden ibaret değil mi?
Sizi ilgilendiren ilk denemeyi annenizle birlikte yaptınız, doğmasaydınız bundan sonraki denemeleriniz olmaya caktı.
Sonra şansınızı bebeklikte denediniz, ailenin en çok sevilen bebeği olmak için.
Çocukluğunuz, mahalle ve okuldaki arkadaşlarınızla aranızda yaşadığınız varolma denemeleriyle geçti.
Lisede ilk aşk denemenizi hatırlıyor musunuz?
Hayatınızda olmasa öleceğinize inandığınız ilk aşkınız nerede şimdi?
O yanınızda yok ama siz hayattasınız.
Sonra bir kısmınız üniversiteyi denediniz, onu da denerken başaramazsanız çok kötü olacağını düşündünüz.
Denediniz yenildiniz, hayat devam ediyor.
Başaranların dağlardan büyük hedefleri vardı, yaşam ilerledikçe hedef dağı tepeye hatta bir küçük tümseğe dönüştü, denediniz yenildiniz ama hayat devam ediyor.
Yenildiniz, yeni yenilmelerin önünü açmak için.
Hayat devam ettikçe benzer denemeleriniz olacak.
Hayatla aramızda denemek ve yenilmek üzerine bir pazarlığın olduğunu söylemiyor mu Beckett?
Geçmişi hatırlamak insanı garip bir hüznün içine atar.
Doğrusu hep düşünürüm, o hüzün, geçmişteki güzel gün-
lerin özlemi midir yoksa bugünkü yenilgiyle sonuçlanan denemelerimizin bir sonucu mudur aslında?
Hangisiyse fark etmez, hayat denemek ve yenilmek üzerine
kurulmuş fasit bir daireden ibaret olduktan sonra.
Yaşadığımız müddetçe daha iyi yenilmek için çabalar dururuz.
Ve finalde yaşam adına en büyük yenilgimizin adı, ölüm olur aslında.
Dünyanın en büyük mutsuzu da, hiç yanıltmamış bizi.
Hep denemiş.
Hep yenilmiş.
Vazgeçmemiş.
Yine denemiş.
Yine yenilmiş.
En muhteşem yenilgisini alarak bu dünyadan göçmüş.
güzel bir yazı.