Doğu’da yaşamak, bunu ancak yaşayan bilir. Aylarca süren soğuk, kar ve buz, hayatı sadece zorlaştırmakla kalmaz yanlış planlanmış şehirlerde ölümcül bir tehlikeye dönüşür.
Bölge illerinin en büyük ortak sorunu nedir, diye sorsanız, eminim çoğu kişi “zorlu kış koşulları” diye cevap verir. Ama işin aslı yanlış kentleşme, ihmaller ve sorumsuzluk, iklimin bir felaket olarak üzerimize çökmesine neden oluyor.
Erzurum’da yıllardır süregelen kentleşme, son yıllarda hızla büyüyen binalarla birlikte yeni bir sorun doğurdu. Çatılarda biriken kar ve buz. Sadece birkaç ayda, çatılardan düşen kar ve buz nedeniyle 18 kişi yaralandı. Aralarında ciddi sağlık sorunları yaşayanlar da var. Yani, artık mesele bir kaza değil şehirde yaşayanların can güvenliği sorunu haline geldi.
Yürürken, kafanıza buz düşecek mi, aracınıza kar çarpacak mı, bunu kestirmek neredeyse imkansız.
Peki ne yapacağız?
“Bu şehirde böyle işte” diyerek kaderimize razı mı olacağız?
Elbette hayır. Benzer sorunları yaşayan Moskova’yı hatırlıyorum. Tüm eski ve yeni binaların çatı uçlarında ısıtma sistemleri ve buz önleyici önlemler vardı. Kar birikimi, buzlanma, insan hayatını tehdit etmiyordu. Demek ki bu sorun çözülemeyecek kadar büyük değil.
Erzurum Büyükşehir ve ilçe belediyeleri bu konuda bir adım atarak yeni binalarda çatı ve ısıtma sistemleri için bir standart getirdiler. Bu standartları yerine getirmeyen binalara ruhsat verilmiyor.
Eski binalar için de “Çatınızı değiştirin, ısıtma sisteminizi kurun” uyarıları yapıldı. Ama neredeyse hiç kimse bu çağrıya uymadı. Ve insanlar her gün, buz ve karın hedefi haline geliyor.
Peki, yaralanan vatandaşlar hesabı kime soracak?
Belediyeye mi, bina yönetimine mi?
Yargıtay’ın emsal kararı çok net, Çatı üzerinde biriken buz sarkıtları ve kar birikintilerinden bina yönetimleri sorumlu. Belediyelerin bu konuda herhangi bir zorunluluğu yok. Peki, kendi binasını temizlemeyen, sarkıtları kırmayan ve halkın sağlığıyla oynayan bina yönetimlerinin hesabını kim tutacak? Yasada bunun cezası yok. Sadece, zarar gören kişi dava açarsa mahkeme ceza verebiliyor. Yani, bu işin sistemi yok, yaptırımı yok, cezaları yok...
Havaların ılımanlaştığı bu günlerde şehirde gezmek cesaret ister... Koca bir kent, basit bir kar ve buz sorununu çözmekte aciz. Kimsenin elinde reçete yok. Uzay çağında yaşıyoruz ama Erzurum’da hala çatıdan düşen buz yüzünden ölenler, sakat kalanlar var!
Bu durumu anlattığınızda çoğu kişi şaka sanıyor. Ama maalesef gerçek, Erzurum’un yıllardır kanayan yarası bu. Ve görünüşe göre, Urfa’da yazın damdan düşenler ile Erzurum’da kışın buzdan ölenler devam edecek…
Sayın Güneş, Diğer yazılarınızda da olduğu gibi, bu yazınızda da kış şartları ağır geçen her şehirde yaşanan ciddi ve hayati bir konuya temas ediyorsunuz. Bu sorun yerel yönetimlerin etkili uygulama ve tedbirleri ile çözülebilir. Umarım mesajınız ilgili birimlere ulaşmıştır. Halkın sorunlarını en güzel şekilde dile getirdiğiniz için size teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.
avukattan doktordan başkan olursa kafanın üzerinde buzla gezersiz işte
Mumcudaki binaların çatısındaki kar kaldırımı bırakın yolun öteki tarafına düşüyorsa demek ki çatı hatalı. Hersene aynı şey oluyor araçlar zarar görüyor hersene kaç kişi ölüyor niçin mumcudaki binayı uyarmıyorsunuz belediye ceza kesmeli. Bakın adres veriyorum mumcudaki teraslı binalardaki çatılar acilen kısaltılmalıdır.