Şehri, insanları, sofraları, cami cemaatini, hayatın akışını olumlu yönde değiştirmesi gereken ramazan ayında akşam ezanı zenginin de, fakirin de evinden duyulur fakat birine zevk, haz ve yemekten, içmekten tatmin olmuş nefisler, diğerinin yüreğine acı ve midesine açlık dolu iki ayrı tecrübe bırakır.
Zenginler, makam sahipleri, siyasetçiler için oruç geçici bir mahrumiyet deneyimidir. Gün boyu süren açlık, akşamında ziyafetle sonlanacağını bilmenin verdiği güvenle yaşanır ve Ali Şeriati’nin "Senin orucun, yemek vakitlerini değiştirmekten ibarettir" sözünü doğrularcasına çeşit çeşit yemeklerle, tatlılarla, içeceklerle taçlanan sofraların heyecanı, iftar sofrasındaki zevkin ve hazzın beklentisiyle oruçlar tutulur.
Ramazan ayı ise amacından saparak gösterişli davetler, ilahiler, şarkılar, türküler eşliğinde israf içindeki zengin sofralarda, lüks mekânlarda bir araya gelinen sosyal etkinlik günleri haline gelmiştir. Bu durumda orucun özünde olması gereken tevazu ve açlık, yerini iftar sofrası için görkemli ziyafet hazırlıklarına bıraktığında, ibadet yerini sosyo-kültürel ritüele bırakır.
Fakirler için ise iftar sofrası; hayatında sürekli yaşadığı açlığın ve yoksulluğun devamı olan hüzünlü bir sofrada, çocuklarına mahcup, yüzü yerde ana, baba ve belki sadece çorbayla geçirilen bir zaman dilimi, oruç ise sadece gündüz açlığı değil, yılın geri kalanındaki darlığın da adıdır. Fakir ve zengin sahur için aynı vakitte sofraya otururlar, ama sahur, zenginin evinde çeşit çeşit yiyeceklerle iftarda olduğu gibi nefsinin emrinde hazırlanmış bir sofrada geçirilen haz dolu bir zaman dilimi, fakirin evinde ise belki sadece bir bardak su ve kuru ekmek ile yarını düşünmenin ağır sessizliğidir.
İşte bu sebeplerle ve bu şekliyle, söylendiği gibi, Ramazan asla zenginlerin fakirleri anlama ayı olamaz. Belli saat aralığında aç kalmakla ve iftarda yiyeceğini bildiği çeşit çeşit yemeklerin, çeşit çeşit tatlıların ve içeceklerin hazzıyla zevke dönüşen oruçlar ile zenginlerin fakirleri anlayabilmesi mümkün değildir.
Aslında baktığınızda israf sofralarıyla, israf davetleriyle tok olanları daha tok, aç olanları ise daha aç hale getiren günümüz ramazanları sofrada, sokakta, okulda, hastanede somutlaşan sosyal adaletsizliği daha görünür kılar. İnsanları eşitler gibi görünen açlık ise eşitsizliği, adaletsizliği çok daha belirgin hâle getirir.
Çünkü zengin için orucun getirdiği açlık geçici ve zevkli bir mahrumiyet, fakir için ise hayatın sürekli acı veren ve değişmez gerçeğidir. Çünkü parası olana açlık zevk verir, olmayana ise acı.
Bu noktada İslam’ın paylaşım emri olan zekât, fitre, sadaka gibi toplumsal dengeyi kurma ve sosyal adaleti sağlama çağrısı devreye girer ama bilinmelidir ki zenginle fakir arasındaki uçurum fakirin onurunun korunduğu, gösterişe, reklama, çıkarcılığa, tarafgirliğe dayanmayan, insanların gözüne, gözüne sokulmadan yapılan bilinçli bir infak ahlâkıyla azaltılabilir.
Aksi halde oruç; kibri, merhametsizliği, vicdansızlığı, ahlâksızlığı, insanı dönüştüremeyen, iftar ve sahur sofrasında yapılan israf ile nefsin, kibrin doyurulduğu, midelerin doldurulduğu, kendisine her türlü lüks yiyeceklerin fakirlere ise makarnanın, bulgurun layık görüldüğü zalim bir eyleme dönüşür.
Hocam Allah senden razı olsun ki bıkmadan usanmadan insanlara emri bil maruf doğrultusunda gayret gösteriyorsunuz. Bu yazınız günümüz Türkiye'sini çok iyi anlatıyor
Hocam komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diyen Peygamberin ümmeti olduğunu iddia edenler fakirin ekmeğine göz diktiler. Yiyin efendiler yiyin
Hocam maalesef manevi iklimden çıktık. Rabbim nefsimizi muafaza eylesin. Elinize emeğinize sağlık iyiki bu güzel kaleminiz var.
Hz. Muhammed Mustafa (sav) "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" dediğine göre bunlar kimlerden insan merak ediyor. Emekli, asgari ücretli, öğrenci, işsiz aç iken bu sofraları kuranlar, evlerinde, çeşitli davetlere çeşit çeşit yemek, tatlı yiyenler kimlerden?
Sonuçta tok açın halinden, var yokun halinden anlamaz. Daha fenası açlar toklar, yoklar varlar için birbirini yer.
Ramazan ile ilgili yazılmış olsa bile bu yazı ülkemizde nefsi, gözü, midesi doymayan para, güç ve makam sahiplerinin sebep olduğu manevi çöküşü çok iyi anlatan bir yazı. Elinize ve yüreğinize sağlık Berhan Hocam
Tok açın halinden hiçbir zaman anlamaz. Ramazan veya başka bir zaman dilimi fark etmez. Öyle olmasaydı ramazan günü milletin gözünün içine baka baka TBMM'de o iftar sofrası kurulur muydu?
Elinize sağlık hocam var olasın
Hocam harika bir yazı, harika bir anlatım. Yüreğinize sağlık
Oruç hakikaten sadece aç kalmak değil yıl boyu aç kalanları aramak, bulmak, destek olmak. Ve bu da saraylarda, lüks otellerde, kırk çeşit yemeğin olduğu sofralarda olacak iş değil. Allah razı olsun Berhan Hocam
Hocam bayramınız mübarek olsun. İyi ki varsınız hocam. Yazınız bize bizi anlatıyor. Birileri yokluktan perişan iken birileri tokluktan mayışmış durumda.
Çok doğru diyorsun hocam. Ülkeyi yönetenler bile milletin gözünün önünde bu ülke nüfusunun yüzde doksanının hayatında yiyemeyeceği yemekleri, etleri, tatlıları yerken bizler siyaset uğruna neyi kaybettiğimizi bile fark edemeyecek durumdayız. Hocam bayramınız mübarek olsun, Allah sizden razı olsun
Hocam Allah senden razı olsun, eline, yüreğine sağlık. Hayırlı bayramlar diliyorum. Yazınızı paylaşıyorum.
Yüreğinize sağlık hocam. Allah senden razı olsun.
Kolilerde kendisine gönderilen ucuz bulguru, nohutu, makarnayı çoluk çocuk yiyenler bu durumu sorgulayıp ben niye bu haldeyim demedikten sonra birileri bulgura makarnaya talim eder birileri de o makarna ile fakirler üzerinde hüküm sürer.
Hocam bayramınız mübarek olsun Yazınız büyük bir eksikliği ve aslında merhametsizliği aydınlığa çıkarıyor. Allah razı olsun
Yazınız sadece ramazan için değil her gün, her ay, her yıl için büyük ders ve uyarı niteliğinde gerçi oruç ibadetini yaparken bile nefsine yenik düşenlerin fakir fukaranın halini anlayabilmesi mümkün değildir. Helikopter ile iftar sofrasına inenler, 500 gramlık bonfileyi iftar sofrasında götürenler, her iftar sofrasında yarım kilo pastırma yiyenler mi fakir fukarayı düşünecek
Değerli hocam Ramazanın son gününde okuyabildiğim yazınız tabirimi hoş görün idrak edenlere “sadra şifa” gibi Rabbim razı olsun sizlerden .Hürmetlerimle selam ve dualarla bayramınız mübarek olsun
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, Bilmem ağlasam mı, ağlamasam mı? Hocam helikopter ile fakir fukara iftarına gidenler, Beş, on koruma ile gezen imamlar, Sofrasında kuş sütü eksik olmayan siyasetçiler varken sen yazarsın, biz okuruz. Allah senden razı olsun Hocam, çok doğru dersin.
Hocam gayretiniz, amacınız ve emri bil maruf çabanız için Allah sizden razı olsun. Yazınız harika, yazınız günümüzün çok önemli bir sorununu çok etkileyici bir şekilde gündeme taşıyor ki bu yazı yılın her ayında yaşanan acıyı dile getiriyor. Müslüman kardeşim uyanır inşallah
Berhan Hocam Allah razı olsun müthiş tespitler ve uyarılar.
Kaleminize yüreğinize sağlık Sayın Berhan Hocam.
Sayın hocam,paylaşmayı bile bilsek bu yara azda olsa kapanır.
"Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!" Gördük iftar sofralarını.
Bu ülkede herseye zam geliyor ama fitre 240 tl yazık değil mi bir insan 1 günde 240 ile doyabilir mi. 240 ile 200 gram et geliyor sadece. sütü yoğurdu zeytini peyniri ekmeği nerde. Diyanet olmuş hıyanet. Bu zamanda fitr sadakası en az 1000 tl olmalıdır. Bir yandan TÜİK bir yandan diyanet bu milleti kandırıp durun.TÜİK enflasyonu kadar artmış masa başında oturup enflasyonu hesaplayanlar yine masa başında fıtr sadakasını hesaplamış ama masa başındaki hesap çarşıya uymuyor.
Hocam yazınız merhamet, adalet ve paylaşım çağrısını çok güçlü ve vicdanlara dokunan bir dille hatırlatıyor. Toplumsal eşitsizliği görünür kılan bu samimi bakış gerçek İslâm ruhunu düşünmemize vesile oluyor. Emeğinize, bilginize, yüreğinize Kaleminize sağlık Hocam.
Hocam yazınız, Ramazan’ın özündeki merhamet, adalet ve paylaşım çağrısını çok güçlü ve vicdanlara dokunan bir dille hatırlatıyor. Toplumsal eşitsizliği görünür kılan bu samimi bakış, Ramazan’ın gerçek ruhunu yeniden düşünmemize vesile oluyor. Kaleminize sağlık Hocam.
Herkes ikbal sahibidir sürünmek bize hak.Elalem pilav yerken bizdeki taşlı bulgura bak.Selamlar
Kalemine yüreğine gönlüne sağlık kardeşim Allah senden razı olsun Hayırlı Ramazanlar diliyorum
Tam günümüzün, çağımızın, dünyamızın ihtiyacı olan bir konu. Aklınıza, yüreğinize, bilginize ve sorumluluk duygunuza sağlık. Tebrikler ve teşekkürler Sayın hocam
Yüreğinize sağlık kıymetli hocam.
Berhan Hocam çok güzel bir tespit ve değerlendirme. Her yazınızda bu ülkenin ve bu dinin yaşadığı acı gerçekler var. Allah'a emanet olasın.
Ağzına yüreğine kalemine sağlık hocam.
Maalesef ki öyle hocam kaleminize sağlık.
Öncelikle fakirin halinden haberdar olup böyle güzel düşüncelerle paylaştığın için çok memnuniyet verici olduğunu görüyorum ifadeleriz hepsi dos doğru yerli yerinde şüphesiz.rabim fakirin de riskini versin inşallah.ellerinden öperim ağzına yüreğine sağlık berhan hocam
Ramazan’ın sadece aç kalmak değil; kalbi arındırmak, vicdanı diri tutmak ve paylaşmayı öğrenmek olduğunu ne kadar çarpıcı anlatmış. Bugün belki de en çok unuttuğumuz şey, orucun midemizden çok nefsimize tutulması gerektiği. Sofralarımız zenginleştikçe kalplerimizin fakirleşmemesi gerektiğini hatırlatan çok kıymetli bir yazı olmuş.Ramazan’ı sadece yaşayan değil, gerçekten anlayanlardan olabilmek duasıyla… Emeğinize kaleminize sağlık hocam????
Her zamanki gibi harika yazmışsınız Hocam ellerinize Yüreğinize sağlık Allah sayınızı arttırsın..
Ellerinize sağlık hocam ????
Maşallah Berhan hocam ellinize kaleminize sağlık
Fakiri fukarayı düşünen kaldı mı ki? Eninde her akşam pastırmalı kıyma yiyen adam fitreyi 240 TL veriyor. Manda kaymağı, anzer balı ile sahur yapan kişi emeklilerin aldığı maaşı çok görüyor. Zalim olmak için illa ki kafa kesmek gerekmez. Kafa kesen bir seferde öldürür bu zalimler her gün öldürüyor.
Sayın hocam doğru dersin, iyi dersin ama parti dinine inanan insanların seni anlamalarını İnşallah beklemezsin
Ramazanda gördüğüm yavaş yavaş siyasetin ramazana adeta sızdığı oldu. Üniversitede iftar yolu denilen şey hergün siyasetçilerin cirit attığı bir yer oldu. Üniversiteye siyaseti sokmayın okullara siyaseti sokmayın. Tek istediğimiz bu. Zenginde fakirlikte olabilir ama siyaset olamaz
Elinize sağlık Sayın Berhan Hocam
Elinize sağlık sayın Berhan Hocam
Çok yerinde ve çok doğru bir yazı. Allah şu mübarek Kadir Gecesinde hepimizi ders alanlardan uyananlardan ve tövbesi kabul olanlardan eylesin. Allah razı olsun Berhan Hocam
Hocam bu ramazan her yazınız Müslümanlara güç, kuvvet verdi ve aydınlık oldu. Allah razı olsun.