Pusula Gazetesi İstihbarat Şefi sevgili Manolya Bulut’un, “Kongre Binası depreme dayanıksız çıktı” haberi, kentin gündemine adeta bomba gibi düştü. Haberle birlikte şehirde tansiyon yükseldi. Karara itiraz eden herkes sosyal medya hesaplarından aynı cümleyi kurdu:
“Atatürk’ün emanetini yıktırmayız.”
Peki gerçekten bir yıkım kararı var mı? Ya da bu noktaya nasıl gelindi?
Süreç, Kongre Binası içinde gözle görülür çatlakların oluşmasıyla başlıyor. Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı, binanın durum tespiti için ihaleye çıkıyor. İhaleyi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) kazanıyor. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile ETÜ arasında 1 Ağustos 2025 tarihinde ön rapor hazırlanması için sözleşme imzalanıyor.
Yaklaşık altı ay süren çalışma sonunda ETÜ Mühendislik Fakültesi raporunu tamamlıyor. Rapora göre taşıyıcı kolonlar ayakta zor duruyor, zemin sıkıntılı ve küçük bir sarsıntıda dahi yıkılma ihtimali bulunuyor. Bu tespitler bakanlığa iletilince binanın acil kapatılması gündeme geliyor.
Altını özellikle çizmek gerekiyor; ETÜ’nün hazırladığı rapor, binanın kaderini belirleyecek nihai bir rapor değil. Bu bir ön rapor, kati rapor için yeniden ve daha kapsamlı bir teknik çalışma yapılması gerekecek.
Ön rapor doğrultusunda, kimsenin burnu kanamasın diye geçici kapatma kararı alınıyor. İşin en ilginç yanı, Kongre Binası 2011–2014 yılları arasında Milli Saraylar tarafından kapsamlı bir restorasyondan geçirilmişti. Şüphesiz o yıllarda da binanın durumu ile ilgili raporlar hazırlanmıştı. “O dönem böyle bir risk yoktu” demek mümkün değil.
Nitekim ETÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Dilek Okuyucu, restorasyon öncesi ve sonrasına ait yaklaşık 4 bin fotoğrafı incelediğini söylüyor ve şu dikkat çekici tespiti yapıyor: “Fotoğraflarda çatlaklar net bir şekilde görülüyor. Bunlar burulma etkisiyle, yani depremde oluşmuş izler.”
Peki tüm bu gelişmeler ışığında bu bina ne olacak?
Masada birkaç senaryo var.
Birinci senaryoya göre; zemin de sorunlu olduğu için yıkılıp yeniden yapılması gündeme gelebilir. İkinci senaryo ise güçlendirme.
Hatta ön raporu hazırlayan ekip, riskin boyutunu göstermek adına Kongre Binasında bulunan eşyaların derhal bina dışına çıkarılmasını bile tavsiye etmiş.
Haberin duyulmasının ardından Erzurumluların gösterdiği refleks son derece doğal. Çünkü Kongre Binası, bu ülkenin bağımsızlık yolunun açıldığı, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı tarihi bir simge. Manevi ağırlığı, betonunun ağırlığıyla ölçülemez...
Hatta bazı kesimlere göre, Kongre Binasıyla birlikte Atatürk Evi’nin de deprem riski gerekçe gösterilerek Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’daki izlerinin silinmesi hedefleniyor. Bu nedenle konuya yalnızca Erzurumlular değil, siyaset kurumu da dikkat kesilmiş durumda.
Cumhuriyet Halk Partisi, meseleyi hem Meclis gündemine taşımayı hem de milletvekillerinden oluşan bir heyeti yerinde inceleme için Erzurum’a göndermeyi planlıyor. CHP’ye göre Kongre Binasının kapatılması, sona doğru giden bir sürecin ilk adımı. “İşi zamana yayacaklar, sonunda yıkacaklar” görüşü savunuluyor.
Kongre Binası yıkılır mı, güçlendirilir mi, bugün için kesin bir şey söylemek zor. Ama şu açık; bu mesele çok su kaldıracak ve önümüzdeki günlerde siyasetin de ana gündem maddelerinden biri olacak.
Bekleyip göreceğiz…