Dün Gazze’de İsrail’in uyguladığı soykırımı lanetlerken bugün ona açıkça destek veren Amerika’nın Venezuela Devlet Başkanı’nı yaka paça gözaltına alıp sokaklarda gezdirmesini izliyoruz. Dünya, sessizliğiyle bu tabloya ortak oluyor.
Görünen o ki Amerika’nın Afganistan’ı işgaliyle başlayan süreç, “Arap Baharı” adı altında ülkeleri istikrarsızlaştıran ve işgali meşrulaştıran bir düzene dönüştü. En acı tarafı ise bu gidişata “dur” diyebilecek güçlü ve etkili bir uluslararası mekanizmanın olmaması.
Bugün güçlü olanın zayıfı ezdiği, haritaların değiştiği, devlet başkanlarının adeta kovboy kanunlarıyla derdest edildiği yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Dün Gazze’de susan dünya, bugün de aynı dili konuşuyor.
Kendi liderlerinden memnun olmayan toplumlar, sözde özgürlük ve demokrasi söylemleriyle yönlendiriliyor. Ardından o ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarına operasyon yapılıyor.
Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye bakın…
Amerika sonrası gelen özgürlük ve demokrasinin neye dönüştüğünü herkes görüyor. Saddam Hüseyin’in yakalanmasını davul zurna ile kutlayan Iraklılar, bugün ne halde?
Atalarımız boşuna dememiş: “Hırsız evden olunca kapı kilit tutmaz.” Bir ülkede kimin yönetici olacağına sadece o ülkenin halkı karar vermelidir.
Aynı senaryo ülkemizde FETÖ eliyle denenmek istendi. 2016’da bu millet sokaklara çıktı ve hesapları boşa çıkardı. Bugün Maduro’nun başına gelenlerin yarın başka liderlerin başına gelmeyeceğinin garantisi yok.
Amerika ekonomik olarak ayakta kalmak için tüm dünyaya meydan okurken, gelişmiş ülkelerinden yükselen cılız tepkiler son derece kaygı verici.
Günlerdir ekran başında yaşananları izleyen vatandaşların tepkileri de dikkat çekici. Rizeli bir esnafın sözleri hafızalara kazındı:“Bu nasıl devlet? Ardeşen’e üç değil, elli helikopterle gelseler kaymakamın ayakkabısını bile alamazlar.”
Haksız mı, bence değil...
Yunanistanlı siyasetçi Failos Kranidiotis’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD tarafından yakalandığını gösteren yapay zeka ürünü bir görseli paylaşması da ayrı bir provokasyondu. Bu paylaşıma, Erdoğan ve AK Parti muhalifi olarak bilinen gazeteci Uğur Dündar’ın sert tepkisi dikkat çekiciydi. Dündar, eleştirinin başka, devletin zirvesine hakaretin başka olduğunu vurgulayarak Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan saygısızlığa karşı net bir duruş sergiledi.
İşte Türkiye tam olarak budur. Farklı görüşlere rağmen devlet söz konusu olduğunda kenetlenebilen bir millettir. Bu halk, liderini de vatanını da kimseye canını vermeden teslim etmez.
Bugün İran’da ekonomik gerekçelerle halk ayaklanması var. Suriye’de SDG çıkmazı sürüyor. Coğrafyamız ateş çemberi. Ancak şunu herkes bilmeli, Çanakkale’yi geçilmez yapan dedelerin torunları bu topraklara tek bir namahrem el değdirtmez.
Bu hamaset değil, tarihsel bir gerçektir. En yakın örneği 2016’dır. Belki Amerika’nın göz diktiği devasa para kaynaklarımız yok ama İsrail üzerinden “kutsal toprak” hayali kuranların hedefinde bizim coğrafyamızın olduğunu da çok iyi biliyoruz.
Bizim için vatan kutsaldır. Tek bir karış toprağı kimseye vermeyiz. Türkiye üzerinde hesap yapılırken yalnızca güçlü Türk ordusunu değil, gerektiğinde 86 milyonluk bir direniş iradesini de hesaba katmak zorundalar.
İçimize sızan hainleri gördük, belki hala vardır. Ama bu millet, onları da göndereceği yeri bilen bir bilinçtedir.
Onlar alamaz da , ülkeni yönetenlere talimat verirler onlar götürür ayakkabıyı
mesele vatan olunca gerisi boştur önce vatan vatanında rahat olmayanların durumları ortada filistin..ırak..surıye ..yemen vs vs bu dünya düzeninde haritaya baktığımız zaman TÜRK birliğinin her alanda birleşme zamanı geldiğini görüyoruz inşallah bu kızıl elma ülküsü kaçınılmaz oldu bu günleri bekliyoruz.
Eyvallah Sevda Hanım şahane bir yazı olmuş.
SEVDA HANIM KALEMİNİZ HİÇ KIRILMASIN...HER ŞEYİ ÜSTÜ KAPALI ÖZETLEMİSSİNİZ.TEŞEKKÜR EDERİM....
böyle konuşarak insanları tahrik ediyorlar. Şu anda ABD putini bile alır , belki Çİn devlet başkanını alamaz ,
"Kaymakamın ayakkabısını bile alamazlar" sözü, tam hatırlamıyorum da kahvehane işleten Rizeli mi/Artvin li mi birine aitti... sosyal medyada yaygındı...
Sayın Yazarım; Gelecek nesillerimize vatan, bayrak, millet sevgisini en güzel bir şekilde öğrettiğimiz sürece, gerektiğinde bu vatan için şehadete ermenin ne kadar kutsal bir şey olduğunu öğrettiğimiz sürece, Mehmet Akif ERSOY ' un İstiklal Marşımızda ifede ettiği o ruh var olduğu sürece, Rize de ki o esnaf kardeşlerimiz var olduğu sürece ve Savunma sanayinde her anlamda düşmanlarımızı kat be kat geçtiğimiz sürece onların yaptıklarının daha iyisini yaptığımız sürece hiç bir güç bu vatana bu millete diz çöktüremez. Allah' ım gençliğimizin her anlamda iyi yetişmesini ve düşmanının kimler olduğunu bilerek yaşamasını ona göre hareket etmesini nasip eylesin. İçimizdeki ve dışımızdaki vatan hainlerine ve düşmanlarımıza fırsat vermesin. Onların oyunlarını, hile ve tuzaklarını boşa çıkarsın. AMİN. ( Türkiyemiz İSLAM' ın son kalesi. Türkiye gittimi her şey bitti. Allah' ın Vatanımızı her türlü kötülüklere karşı hıfs eylesin. AMİN.) Saygılarımla.