Koca bir yılı daha geride bıraktık. Kimi zaman üzüldük, kimi zaman sevindik. Önemli kayıplar yaşadık, kazanımlar elde ettik.
Güneş hepimizin üzerine aynı doğdu ama o güneşin altında kimi yandı, kimi ise yeni güne neşe içinde “merhaba” dedi. Hani derler ya, “ her gün, her yıl yeni bir umuttur” diye. Biz umutlarımızı yine bir sonraki yıla, bahara, ‘belki’lere erteledik...
***
Erzurum’a bakınca geçen yıllar birbirinin tekrarı gibi. Geride bıraktığımız yılı değerlendirirken, “şehirde onlarca fabrika açıldı, binlerce gence istihdam olanağı sağlandı” gibi cümleler kurabilmeyi çok isterdim. Ama olmadı.
Evet, Erzurum 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde bazı gelişmeler yaşandı. Sınırlı da olsa iş gücüne katılım sağlandı. Ancak, atılan ağır aksak adımlar kentin ihtiyaç duyduğu büyük dönüşümün çok gerisinde...
Şehirde yarım kalan, tamamlanmayı bekleyen yatırımlar yok mu? Var elbet. Ama 2025’te sonuçlanan, hizmete alınan, derdimize derman olacak, ekonomiye heyecan verecek büyük bir proje de yok!
**
Ulaşımda on yılı aşkın süredir tamamlanması gereken ve bizi Karadenize bağlayacak tüneller yine bitirilemedi!
Yeni fabrikalar çarklarını çevirmedi!
Erzurum’un, Ekonomik İş Birliği Teşkilatı (EİT) tarafından 2025 Turizm Başkenti seçilmesinin ardından çeşitli organizasyonlar düzenlendi. Ancak bu etkinliklerin çoğu zaman cılız kaldığı, beklenen sinerjiyi yaratamadığı da ortada...
Aynı kapsamda Palandöken’de düzenlenen Palandöken Ekonomi Forumu, adı büyük bir organizasyondu. Siyaset ve iş dünyasından önemli isimler Erzurum’da buluştu.
Bu buluşmanın kente somut olarak ne kazandırdığını bilen varsa açıklasın...
Gözle görülen en net fayda, iş dünyasının Palandöken’de çektirdiği fotoğrafların sosyal medyada paylaşılmasıyla kayak merkezinin reklamının yapılması oldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her yıl düzenlediği “Kültür Yolu” festivallerinde halk konsere ve eğlenceye doydu.
Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Pazarı” adı altında açtığı marketler birbiri ardına devreye girdi. Erzurum, 2025’te marketleşmede adeta zirve yaptı.
***
Özetle; Erzurum açısından 2025 yılı, önceki yıllardan çok da farklı geçmedi. Umutlarımızı yine 2026’ya erteledik. Bugün bir yılı bitirip yeni bir yıla giriyoruz. Yine de ümidimizi diri tutalım. Bir yılda olmayan, bakarsınız bir günde olur.
Bir anda güneş doğar…
“Olmaz” denilenler olur.
Kar altında kalmış bir kardelen başını göğe uzatır.
Dün şehir için derdi olmayan halk, bir anda kenti kendine dert edinir.
Artık umudun değil, gerçeğin peşine düşer.
Yeni yılın sağlık ve huzur getirmesi dileği ile...
Ne diyelim Elinize emeğinize sağlık umutlar dediğiniz gibi 2026'ya kaldı bu güzel bir yazı olmuş seçrikklerimiz İnşallah bu yazıları okurda birz utanırlar Biz alışığız Ağzımızın suyu akarsa başka şeyleri seyretmeye .