Dünyanın dört bir yanında kar var, kış var, soğuk var…
Hatta bazı coğrafyalarda “yaz” kelimesini kullanmak bile zor.
Ancak o bölgelerde yaşayan insanlar, doğdukları coğrafyanın şartlarını baştan kabul etmiş, hayatlarını buna göre şekillendirmiş durumda.
Sonuç; Şartlar ne olursa olsun, mutlu ve huzurlu bir topluluk…
***
Bu konuda maalesef şehir olarak pek masum sayılmayız!
Son günlerde yağan kar, kimilerini sevindirirken kimilerini de amansız bir strese soktu.
Kimileri, sanki bu şehir hiç kar almıyormuş gibi sosyal medyayı çektiği videolarla doldurdu.
Kimileri ise karın ne zaman kalkacağına dair hesaplar yapmaya başladı.
Evet, Erzurum soğuk bir kent.
Bunu inkar etmek mümkün değil.
Ancak meseleye bir de şu pencereden bakalım;
Allah kullarına zulmetmez ve onlara kaldıramayacaklarından fazla yük yüklemez.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Şurası kesindir ki Allah, insanlara zerre kadar zulmetmez. Ne var ki insanlar kendi kendilerine zulmedip duruyorlar.”(Yunus, 10/44)
Bu ilahi mesaj yalnızca Müslümanları mı kapsıyor?
Elbette hayır…
***
Dünyanın farklı bölgelerinde, Erzurum’dan çok daha çetin kış şartlarında yaşayan insanlar, bu durumu bir sorun olarak görmek yerine hayatın bir parçası kabul ediyor. Üstelik mevcut şartlarını ekonomiye kazandırmanın yollarını da buluyorlar.
Biz ise çoğu zaman şikayet etmeyi tercih ediyoruz.
Oysa mesele karın çok yağması ya da havanın soğuk olması değil;
Mesele, mevcut şartlara bakış açımız…
Belki de asıl sorgulamamız gereken şey şu:
Bize zulmedildiğini mi düşünüyoruz,
Yoksa farkında olmadan kendimize mi zulmediyoruz?